birgün

16° AÇIK

Dünyanın en güzel gülen adamı Tarık Akan'ın unutulmaz 8 filmi

BİRGÜN PAZAR 18.09.2016 11:04
Dünyanın en güzel gülen adamı Tarık Akan'ın unutulmaz 8 filmi
Abone Ol google-news

ENGİN ÖZER / @enginzer

Cuma gününden beri için için ağladı ülkenin güzel insanları. Ülkenin en güzel adamı ayrıldı aramızdan. Üzüntünün tarifi yok. Filmlerinden bakarsak belki 1973 tarihli “Canım Kardeşim”in sonu bu kadar yıkmıştı bizleri. Murat (Tarık Akan) ve Halit (Halit Akçatepe) iki kafadar, bir de bacaksız kardeşleri var ilkolkula giden. Hayat akıp giderken ufaklık kanser oluyordu. Bizim kafadarlar da kalan 3 ayını iyi yaşasın diye son dileklerini yerine getirmeye çabalıyorlardı bacaksızın. İstekler lüks lokantada yemek yemek ayarında. Bir yolunu bulup hallediyorlardı. Ama ufaklığın son dileği Disneyland standardında: Bir televizyon!

Sene 1973, bırakın bizimkileri komple ülkede metelik yok. Kafadarlar işsiz, aylak aylak geziyorlar. İş bulma kurumunun önünde Almanya’ya gurbetçi olmak için sağlık raporu bekleyenleri “idrar tahlili” diye kandırıp “sağlıklı çiş” satıyorlar. En geçer akçe işleri bu. Hatta çiş sattıkları saftiriklerden birini de Kemal Sunal canlandırıyor. Onun gibi arada girip çıkan karakterlerden dolayı hep bir umut var içimizde. Sonu iyi mi olacak acaba filmin diye. Öyle ya, kanserli kardeşin öğretmeni mesela: Adile Naşit. Mahallenin köşe dönmeci bitirimi: Metin Akpınar. Kesin filmin sonunda dev şenlik var!

Nihayetinde ne yapıp edip buldular televizyonu da. Ah ne güzel, yine kucaklaşacaklar, espriler, şakalar yapacaklar birbirlerine. Ve ufaklık uyanamadı o gece uykusundan. Çok ağladı Murat ve Halit. O filmi izleyen herkes çok ağladı ülkede. Tıpkı Cuma günü ağladığı gibi. Ağlamayıp da zil takıp oynayanlar mı? Onların hafızasına çiş kaçmış. Unutmuşlar geçmişlerini, bilememişler ezilenler için gerçekte kimlerin mücadele ettiğini, birlikte güldükleri, ağladıkları onca unutulmaz sahneyi.

Uzun zaman oldu. Filmlerin sonundaki dev şenlik gelmiyor bir türlü. Şenliği göremeden gidiyor çocukluğumuzun kahramanları. İnsan en çok da buna üzülüyor. Bize onca mutlu sonu yaşatanlar, ülkeye dair hayal kırıklıklarıyla göçüp gidiyorlar. Olsun. Tarık Akan’ın hatırlanacağı yer baki: Boyun eğmeyen, gururlu, onurlu, dürüst insan. Ülkenin en güzel gülen, en güzel adamı. En yakışıklı ve delikanlı uzunu.

1. Ferit ismine iade-i itibar: Hababam Sınıfı

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186912-1.

Güzel gülen insandan zarar gelmez derdi nineler dedeler. Gülüşü dudaklardan çıkacak da etrafa yayılacak gibi, gözlerinin içi güler gibi... Şeytan tüyü bol. Kızsan kızılmaz. Ömür boyu küs kalıcam desen iki dakika içinde kikirdemeye başlarsın. Eğlencesi, şamatası gırla. Yapıştır lakabı karaktere: Damat Ferit.

İnkilap tarihi derslerinden akla kazılı tiplerdendi Damat Ferit. Lakabın Hababama kafadan girmesinin sebebi de bu zaten. Kel Mahmut gibi, Güdük gibi, İnek gibi, ismi suretinden belli karakterlerden. Gerçek Damat Ferit, vur patlasın çal oynasıncı, kifayetsiz, dingil bir eleman. Tarık Akan sevmezmiş haklı olarak bu lakabın üzerine yapışmasını. Halkımız Tarık Akan’ın “arrtist gibi çocuk” sureti ve karakterin o “vur patlasın” halleriyle yeniden sevdi Ferit ismini. Damat kısmını ise “gözüm kapalı varırım ona” hayalleri kuran kızlar ve yeniyetme çapkın oğlanlar tamamladı.

2. Gariban aşklarının en güzeli: Mavi Boncuk

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186913-1.

Necmi: Bilsen herkes ne kadar seviyor seni.

Emel Sayın: Herkes mi?

Necmi: Herkes.

Emel Sayın: Ben de seviyorum. Ee, hepinizi...

Tarık Akan ve Emel Sayın aynı karede. Andre Agassi - Steffi Graf birlikteliği gibi bir şey. İdeal çift bir göz odada. Necmi şansının olmadığını bildiği için duruma ayamamış. Emel Sayın ise can verdi verecek Necmi için. Konuyu hepimiz biliyoruz. Hani şu gazinoya “fikis menü” parası denkleştirip gider bizim kafadarlar da paraları çıkışmaz, dayak yerler. İntikam için gazinonun assolisti Emel Sayın’ı kaçırır eve hapsederler. Ayrı dünyalar bir olur. Finalde Emel Sayın’ın ayakları yerden kesilir, Necmi’nin kollarında iki tur döner. Yüzlerde asılı kalan mutlu son gülümsemesiyle iç geçiririz.

3. Geç Gelen Altın Portakal: Sürü

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186914-1.

Tarık Akan sadece parlak Arzu Film yıllarının jönü olmadı. Mav Boncuk’ta Emel Sayın’ın sahne peruğu ne kadar sarıysa, Sürü’de Melike Demirağ’ın saçı başı o kadar siyahtı. Tarık Akan babyface değil, bozkır yanığı ve bıyıklıydı. İstanbul sokaklarının çapkın Ferit’i, kürt aşiretinin Şivan’ı olmuştu.

Usta oyuncuyu dönemdaşlarından farklı bir yana koyan filmlerdendi Sürü. Nefes alıp verdiği ülkenin gerçekleri için ışıltılı kariyerini riske atmayı göze almıştı Tarık Akan. Çekimlere 1978’de başlanmıştı. Dönemin ünlü dergisi Ses’in açtığı “Sinema artisti” yarışmasını kazanalı 8 yıl olmuştu. Yılmaz Güney’in hapiste yazdığı senaryoyu, Zeki Ökten filme alacaktı. Kadroda Tuncel Kurtiz de vardı.

Ülkenin konuşulması bile hoş karşılanmayan aşiret, ağalık, kadın, doğu batı uçurumu, kürt sorunu gibi konuları sinemaya çıkıyordu. Bugün olduğu gibi o dönem için de dertsiz başa misliyle dert açacak bir durumdu bu. Türkiye’nin en sevilen yüzüyken Türkiye’nin en pis çukuru olan “politik meselelere” bulaşıyordu. “Toplum” demek bile hain damgası yemek demekken, Tarık Akan toplumsal sinemaya yönelmişti. Sürü, 12 Ekim 2011’de düzenlenen “Geç Gelen Altın Portakallar” gecesinde 1980 “En İyi Film Ödülü”nü aldı.

4. On yedi yıl sonra izlenebilen film: Yol

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186915-1.

Tarık Akan rüzgar nereden eserse o yana dönen Türk politikasında her dönem doğru bildiğini savundu. Darbe döneminin sıkı yönetim mahkemesince yargılandı. Gezi’de Yeşilçam zamanlarından en iyi bildiği yerde, parktaydı. Silivri’de jandarma barikatını salladı, Soma’da sokaktaydı.

Twitter solcusu az solcu, sağcısı az milliyetçi buldu. Dincisi dinciden sanatçı çıkmadığı için neyin azından bulacağını bilemedi onda. Neyse ki onlar da son yıllarda hain kategorisine alabildiler.

Yılmaz Güney hapiste. Şerif Gören dışarıda ama o da ancak ülkeden İsviçre’ye kaçarken negatifleri de yanında götürüp orada kurgulayıp, dublajını yaptırabiliyor Yol’un. Film 1982 yılında Cannes Film Festivali’ne yetiştirildi ve o sene “En İyi Film” dalında verilen Altın Palmiye ödülünü Costa Gavras’ın “Missing” (Kayıp) filmiyle paylaştı. 1989 yılında, Samsun’da bir evde video kasetle Yol filmini izleyen beş üniversite öğrencisi gözaltına alındı.

5. Türk sinemasının romantik komedisi: Ah Nerede

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186916-1.

Taşıdım hamal gibi ben kalbimi bunca sene tam ona muhtaç olunca çekmiş gitmiş nerede neredeeeeeee ah nerede vah nerede...

İnsan acısına oynar mı hiç? Bu şarkıda oynuyorduk işte. Füsun Önal’ın sesinin altından akan zıpır melodiler aynı zamanda sinemamızın en şahane Tarık Akan – Gülşen Bubikoğlu eşleşmelerinden birine ev sahipliği yapıyordu.

Bugün hâlâ en sevilen capslerden olan unutulmaz otobüsten sarkma sahnesi, Adile Naşit’in filmde Akan’ın annesi değil zoraki sevgilisi tiplemesi, azılı çapkın Tarık Akan’ın Bubikoğlu peşinde sokaklarda sabahlayıp heder oluşu, baba Hulusi Kentmen’in efsane dayak sahnesi... Say say bitmez. Ferit ile Zehra’nın o kavuşamayan aşık hallerini bugün bile televizyonda yeniden rastlasak ayıla bayıla izleriz.

6. Soma yollarını en baştan bildiği: Maden

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186917-1.

Sanat ve politikanın içiçe geçtiği yaşamında ezilenlerin yanında oldu, modern ve refah bir Türkiye hayalini kurdu. Bakırköy çocuğuydu. İstasyon yakınındaki Gençler Sokak’tı mekanı. Yıllar sonra Taş Mektep’i de Bakırköy’de kuracaktı. Eğitime olan ilgisi ve dayanışma ruhuyla Aziz Nesin’in kurduğu Nesin Vakfı’nın da bir dönem yönetim kurulu başkanlığını yürüttü.

Goethe’nin son sözü olduğunu söylerler: Işık, daha fazla ışık. Akan da hep aydınlığın peşinde oldu. Maden – İş’in başı çektiği 1976’da ilk kıvımcıları başlayan büyük grevlerin döneminde, 1978 yılında Maden filmiyle beyazperdedeydi.

Bu filmde başrolü Cüney Arkın ile paylaştı. İlyas (Cüneyt Arkın) fimde devrimci bir madenciyken, Nurettin’i de (Tarık Akan) yanına alarak maden şirketine karşı bir mücadele başlatıyordu. Patron süreç içinde işçilerin gazını almak için şehre lunapark falan yapmak niyetindeydi. Aslında filmden 30 yıl sonra Soma faciasının ardından tekmelenen madenci yakınını düşününce 70’ler fena gözükmüyor.

Tarık Akan’ın bu alandaki mücadelesi de sürekliydi. Usta oyuncu 1990 Büyük Madenci Grevi’nde de Zonguldak Maden işçilerinin mücadelesine destek olmuştu.

7. Sürüyle çocuk, az para, bol şamata, bol dram: Bizim Aile

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186918-1.

Dönemin aile filmleri arasından efsanevi Yaşar Usta tiradıyla sıyrılan Bizim Aile’de Akan yeniden Ferit rolünde, fabrikatörün kızı Alev’e (Itır Esen) aşık. Annesi rolünde Adile Naşit, Yaşar Usta (Münir Özkul) ile evlenecek ve aile bir anda aynı çatı altında 9 kişi haline gelecek. Sonradan Alev’in zalim patron babası sayesinde çoluk çombalak sokakta kalacaklar. Hababam sınıfındaki gibi yine bir Melih Kibar mucizesi, izleyiciye film boyunca eşlik ediyor. Aynı melodi yavaşlayınca yüreğimiz yanıyor, hızlanınca kalkıp oynayasımız geliyor.

8. İnsanın canını sivri biber çektiren film: Adem ile Havva

dunyanin-en-guzel-gulen-adami-tarik-akan-in-unutulmaz-8-filmi-186919-1.

Tarık Akan ve Sibel Turnagöl başrollerde. Münir Kozan (Tarık Akan) iki korumasıyla birlikte (Erdal Özyağcılar – Rana Cabbar) bir tatil köyüne gelir. İçeride Türkçe hariç her dil konuşulmaktadır. Para babası Münir burada Can ismindeki üniversite öğrencisi ile tanışır. Beach barda ve plajda bol bol rakı yanına sivri biber ister. Hatta Sibel Turnagöl’e bir viski yanında meyve gönderme sahnesi vardır ki... Dil bilmediği için elleriyle elma şekli falan yapar. Tarık Akan’ın 80 sonrası filmlerinde canlandırdığı farklı tiplemeyle dikkat çeken filmlerdendir. Youtube’tan izlenmesi tavsiye edilir.

Aslında yerimiz kalsa Pehlivan (1984), Berdel (1990) gibi muhteşem filmleri de listeye dahil etmek isterdik, ancak Tarık Akan’ın uzun kariyerini bu sayfalara sığdırmak imkansız. Türkiye önemli bir sanatçısını kaybetti, geride ülkenin hafızasına kazınmış onlarca güldüren, ağlatan, aşık eden, umut veren sahne ve mücadeleden taviz vermeyen onurlu bir örnek yaşam bıraktı.

Artık anne ve zoraki sevgili Adile Naşit, Hababam’dan Kemal Sunal, Tatlı Dillim ve Yalancı Yarim’den Zeki Alasya ile yeniden beraber. Hoşçakal güzel gülen adam, hoşçakal Ferit.

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun