Ekonomik zorluklar toplumu çürütüyor

09.11.2019 09:17 GÜNCEL
Dört kardeşin siyanür içerek yaşamlarına son vermeleri ve Aksaray’da otistik çocukların yuhalanması, yaşanan toplumsal çürümeyi gözler önüne serdi. Psikiyatrist Dindar, “Toplumsal çözülmede etkili unsurlardan biri ekonomik zorluklardır” dedi

SELİN ASKER

İstanbul Fatih’te dört kardeşin intihar ettiği olay gündemdeki yerini korurken Aksaray’da otistik çocukların okulda bir grup öğrenci velisi tarafından yuhalanması da yaşanan toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkardı. Ekonomik zorlukların yanı sıra toplumsal dayanışmanın azalması, başarıya odaklı bir toplumsal dizayn, tahammülsüzlük, karamsarlık ve öfke içeren bir tabloyu da gösterdi. BirGün’e konuşan psikiyatrist Cemal Dindar, hayatta kalmaya olgusuna ilişkin durumların tek bir örneğe, kişiye ya da nedene bağlanamayacağı görüşünde.

İntiharın tek bir nedene bağlanamayacağını aktaran Dindar, “Ağır bir depresyon ya da psikotik bir rahatsızlık yoksa başka etkenlerin önemi de artar. Toplumsal bağlar çözülmüşse, gelecek kaygıları artmışsa iç dünyamızdaki koruyucu destekler çökmüş oluyor. Toplumsal çözülmede en etkili unsurlardan biri, elbette ekonomik zorluklar. Yoksulluk, bardağı taşıran son damla olabiliyor” vurgusu yaptı.

Ayrıca siyanürle intiharın metaforik bir durum olduğuna dikkat çeken Dindar, “Siyanürle intihar da semptomatik bir şey. Toplumsal belleğimizde siyanürün buluştuğu şey altın. Kaz Dağları örneğinde hatırlarsınız, siyanürle altın aramaya toplumsal karşı çıkış oldu. Tek boyutlu değerlendirilmemeli. Yıllar önce bir benzeri de Maraş’ta yaşanmıştı, toplum ruhsallığındaki sorunların semptomları bunlar. Bu toplumda rastlamadığımız, anlam vermekte güçlük çektiğimiz deneyimler yaşanıyor” diye konuştu.

‘NE YAPMALI?’

“Ne yapmalı?” sorusunu yanıtlayan Dindar: “Bu örneklerin yaşanmaması için ne yapmak gerektiğini uzmanlara sormak gibi bir yer değiştirme de var, yöneticilere sormalıyız: ‘Ne yapıyorsunuz, yapacaksınız?’ Boğazına kadar öfkeye batmış bir toplumuz. Öfke sadece yöneleceği kişi ya da gruplar arar. Bazen otistik çocuklar olur, etnik-dini gruplar olur, alt kültür ya da mülteci grubu olur. Öfkenin temel, niteliği patlayacağı nesne aramasıdır. Dışarıda birini veya birilerini bulamayınca da kendine yönelir.”

KRİZ İNTİHAR İÇİN RİSK FAKTÖRÜ

Psikiyatrist İlker Küçükparlak da intihar fikriyle yaşayan insanların varlığına dikkat çekerek, “İntiharın tek gerekçesi olarak yoksulluğu göstermek diğer yoksullar için intihar riski oluşturabilir” görüşünü paylaştı. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Küçükparlak, şunları söyledi: “Ekonomik krizler intihar için önemli risk faktörleridir. Bu konuda siyasi sorumluluk var. Fakat ekonomik krizde erkek olmak kadın olmaya göre intihar için daha fazla risk etkeni. Dolayısıyla intiharın tek gerekçesi ekonomik krizdir, demek mümkün değil. İnsan davranışları genel olarak tek etkenle açıklanamayacak kadar karmaşık sanırım.”
İntiharın en sık ölüm nedenlerinden biri olduğunu söyleyen Küçükparlak, bunu özendiren tutumdan da kaçınmak gerektiğini hatırlatarak şunları paylaştı: “Dünyada 40 saniyede bir kişi intihar sonucu ölüyor. 25-29 yaş arası insanlarda trafik kazalarından sonra en sık ölüm nedeni intihar. Dolayısıyla çok önemli ve hassas biçimde yaklaşılması gereken bir sorun. İntiharla ilgili başka bir hassasiyet ise intihar edenlerden çok daha fazla sayıda insanın intihar düşünceleri ile hayatlarına devam ediyor oluşları. İntihar nadiren uzun uzadıya planlanarak gerçekleşiyor. Genelde bir kırılma anında bir dakika içinde uygulanıveriyor. İntihar düşüncelerine sahip çok sayıda kişinin bir ‘eşikte’ bulunduklarından bahsedebiliriz. Bu eşik toplumsal bir mesaj ile tetiklenebiliyor ne yazık ki.”