birgün

16° AZ BULUTLU

BİRGÜN KİTAP 10.09.2021 07:37

Emeğin 68’li şövalyeleri

Zafer Aydın zor zamanlarda da bildikleri yoldan yürümeye devam eden, toplumsal mücadelenin farklı katmanlarında ve zerrelerinde yer alan insanların öykülerini yazdı. Onları 1800’lerde ABD’deki yoldaşlarından ilhamla ‘emeğin 68 şövalyeleri’ olarak adlandırabiliriz.

Emeğin 68’li şövalyeleri

Aziz ÇELİK

1968, 1960’ların ikinci yarısında dünyada ve Türkiye’de yaşanan yaygın ve etkili toplumsal muhalefet dalgasını, daha adil ve başka bir dünya mücadelesini ifade ediyor. Bir kuşak ve bir dönem olarak sembolleşen 1968, Türkiye’de daha çok öğrenci gençlik ve öğrenci gençliğin eylemleriyle, simalarıyla ve etkileriyle biliniyor ve tartışılıyor. Daha çok öğrenci gençlik hareketi olarak belleklere kazınan Türkiye ‘68’inde işçilerin de önemli bir payı var. Türkiye’nin 68’inde de işçiler var. Ancak gerek siyasal gerekse toplumsal tarih yazınında bunun hakkıyla yer aldığını söylemek zor. Oysa uzun sıcak 1960’larda sadece gençler yok. İşçiler, köylüler, öğretmenler de ayağa kalkanlar arasında önemli bir yer tutuyor.

1960’ların ikinci yarısında büyük bir uyanış, aydınlanma ve siyasallaşma süreci yaşamış, hak arama ve bozuk düzeni değiştirme mücadelesine katılmış azımsanmayacak bir işçi kitlesi var. O yüzden bir ’68 işçi kuşağından söz etmek mümkün. 1960’ların başlarında görkemli Saraçhane Mitingi ile başlayan yükselişin ivmesi, 60’lar boyunca arttı ve özellikle 1960’ların ikinci yarısında büyük fabrika işgallerine imza atan işçi hareketi 1960’lardaki bu yükselişini 15-16 Haziran 1970 direnişiyle tamamladı. ‘68’in işçi kuşağı 1970’lerdeki işçi sınıfının yükseliş dalgasının da yükünü sırtladılar. Bu açıdan bir kadrosal süreklilikten söz etmek mümkün. Tarih yazımında bunların ihmal edilmesi büyük eksiklik olur.

Zafer Aydın 1960’ların kilometre taşı niteliği taşıyan grev ve direnişlerinin önemli bir bölümünü titiz çalışmalarla daha önce kitaplaştırmıştı: Kanunsuz Bir Grevin Öyküsü Kavel 1963 (Sosyal Tarih Yayınları, 2010), Geleceğe Yazılmış Mektup 1968 Derby İşgali, (Sosyal Tarih Yayınları, 2012), Grevden İşgale Singer Eylemleri (1964-1967-1969) (Sosyal Tarih Yayınları, 2015) ve nihayet İşçilerin Haziran 15-16 Haziran 1970 (Ayrıntı Yayınları, 2020).

Türkiye emek tarihi yazınında sınırlı örnekleri olan eylem monografileri içinde Zafer Aydın’ın 1960’lı yıllara dair kitapları önemli bir yer tutuyor. Zafer bu kitaplarında dönemin yaşayan tanıklarıyla sözlü tarih çalışmalarına önemli bir yer vererek sadece belgelere değil tanıklıklarla da bu çalışmaları zenginleştirdi. Böylece dönemin direnişlerinin adsız kahramanları bu kitaplarla ölümsüzleşmiş oldu.

Zafer Aydın’ın 15-16 Haziran 1970 direnişini inceleyen bir önceki kapsamlı kitabı (992 sayfa) ‘İşçilerin Haziranı’ tam 119 kişinin tanıklığına dayanıyordu. Kitap gerek belgeler gerekse tanıklıklara dayalı olarak 15-16 Haziran direnişinin bugüne kadar yazılmış en kapsamlı monografisi oldu. Şimdi ‘İşçilerin Haziranı’ kitabına bir kardeş geldi! Zafer Aydın 15-16 Haziran kitabı için görüşme yaptığı işçilerden bir kısmının yaşam öyküsü üzerinden Türkiye’nin 68’inin ihmal edilmiş özneleri olan işçileri anlatıyor.

Bu kitap, anti-emperyalist gösterilerden fabrika işgallerine, grevlere, direnişlere, Kavel’den 15-16 Haziran’a, DGM direnişine, kitlesel 1 Mayıs kutlamalarına kadar onca eyleme ve mücadeleye imza atmış, parçası olmuş ve bedel ödemiş ’68’in işçilerini görünür, bilinir hale getiriyor. Kitap 1960 ve 1970’ler sınıf mücadelesinde aktif olarak yer alan 23 aktivist ve militan işçinin öyküsünü anlatıyor. Bu öyküler esas olarak işçilerin kendi anlatımlarına dayanıyor ancak Aydın, bu anlatımları belgelerle de destekliyor.

Belki de kitaba konu olan işçilerin yaşam öykülerinin en önemli yanı sadece bir döneme özgü öyküler olmayışları. Bir bölümünü 1980’li ve 90’lı yıllarda şahsen tanıdığım ‘68’in işçilerinin en önemli yanı birer uzun yürüyüşçü olmaları ve 1980’lerde, 1990’larda ve 2000’li yıllarda da savaşsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesine omuz vermeleridir.

Türkiye emek tarihinde sendikacılarla ve işçilerle yapılan görüşme kayıtları oldukça sınırlıdır. Bunların en bilineni Yıldırım Koç’un sendikacılarla yaptığı görüşmelerdir. Daha önce Türk-İş tarafından yayımlanan bu çalışmanın genişletilmiş basımı güzel bir tesadüf olarak bugünlerde Sosyal Tarih Yayınları tarafından Sendikacıların Anlatımıyla Türkiye İşçi Sınıfı Hareketi adıyla basıldı. Sendikal mücadele ile ilgili bir diğer önemli tanıklık kitabı ise Can Şafak’ın Sosyal Tarih Yayınları (2019) tarafından basılan Maden-İş Tarihine Tanıklıklar -1 ve 2 adlı sözlü tarih çalışmasıdır. Bu vesileyle işçi-sendikacı biyografilerinin daha da artmasını dileyelim.

Zafer Aydın, Ayrıntı Yayınları’ndan ‘68’in İşçileri’inde işçilerin yaşam öyküsünün satır aralarında derin dip dalgalarını ve birden çok katmanı görüyoruz. Kitapta sadece 68 ruhunu görmüyoruz, ’68’in işçilerinin yürüyüşlerine nasıl devam ettiklerini, sonraki on yıllarda neler yaptıklarını, kritik momentlerde nasıl tutum aldıklarını da aktarıyor. Kitabın en kıymetli taraflarından biri sınıf hareketinin tanınan-bilinen simalarının ötesinde isimsiz kahramanlarının, sıra neferlerinin, taş üstüne taş koyanların hakkını teslim etmiş olması. Okur için bir ipucu da verelim: Kadim yol arkadaşım Zafer uzun yazmasıyla meşhurdur! Ama Zafer’in bu yeni kitabı okur için bin sayfalık İşçilerin Haziran’ı kadar göz korkutucu değil. Kitap sadece 271 sayfa ve ayrı ayrı okunabilecek yaşamöykülerinden oluşuyor.

Kitapta anlatılan öyküler bir toplumsal kabarış ve yükseliş döneminde herkesin kolaylıkla yaşayabileceği deneyimlerle sınırlı değil sadece, kitaptaki yaşam öyküleri zor zamanlarda da bildikleri yoldan yürümeye devam etmiş, toplumsal mücadelenin farklı katmanlarında ve zerrelerinde yer almış insanların hayat hikâyeleri. Onları 1800’lerin ikinci yarısında ABD’deki yoldaşlarından ilhamla ‘emeğin 68 şövalyeleri’ olarak adlandırmak abartı olmayacaktır. Direngen, kararlı, bildiğini yapmaktan ve gözünü budaktan sakınmayan ve emeğin hakları için dövüşen şövalyeler! Bir uzun yürüyüşün süvarileri olarak, kişisel özellikleriyle ve yaşam tercihleriyle birer emek şövalyesi ruhu taşıdıklarına şüphe yok.

Zafer Aydın işçi sınıfı tarihini yapanların, aşağıdaki adsız kahramanların öyküsünü yazdı; emeğine, titizliğine sağlık. Emek hareketinin isimsiz kahramanının anısına ve mücadelesine saygıyla...

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol