birgün

27° AÇIK

BİRGÜN EGE 02.08.2020 13:51

Engelini tanımayarak Ağrı Dağı’na tırmandı

Sol bacağından engelli olan 59 yaşındaki Hasan Peker, engelleri tanımayarak Ağrı Dağı’nda 5 bin 137 metreye tırmandı.

Engelini tanımayarak Ağrı Dağı’na tırmandı



BERKAY SAĞOL

Uşak’ta yaşayan ve geçirdiği kaza sonrası sol bacağında engel oluşan 59 yaşındaki Hasan Peker, 7 yıldır engelleri aşıyor. İlk olarak Hasan Dağı’na, sonrasında da Dede Göl, Kızlar Sivrisi, Aladağ ve Erciyes Dağ’larına tırmanan Peker, son olarak Ağrı Dağı’nda 5 bin 137 metreye tırmandı.

11 yıldır engelli olduğunu ve engelli olduktan sonra önünde iki seçenek olduğunu dile getiren Peker, “Birçok insanın seçtiği gibi, ‘artık ben engelliyim, işe yaramam, ayakaltında olmamam lazım’ diyerek kendime ve çevreme dert olan mutsuz, umutsuz bir yaşam seçmek ya da yaşama dört elle sarılıp kaldığı yerden olabildiği kadar devam etmek. Ben ikinci seçeneği zorladım. Önce çalışma yaşamına yeniden katıldım. Kazadan önceki işime döndüm. Ama daha düşük ücretle ve daha az sosyal hakla aynı iş. Bu benim engelimle ilk toplumsal yüzleşmem oldu. Hafta sonu çalışmak durumundaydım. Köyde büyümüş birisi olarak doğayı ve dağları seviyordum. Sosyal medyadan arkadaşlarımı izlerken; onların doğa yürüyüşlerine özenle bakıyor, kendimin de buralarda yürüyüp yürüyemeyeceğimi sorguluyordum sürekli. Çalışmadığım bir hafta sonu arkadaşlarıma katıldım. Basit bir kanyon içi yürüyüştü. Başardım ve mutlu oldum. Artık ben de yürüyebilirdim” dedi.

HER YÜRÜYÜŞ TUTKUYA DÖNÜŞTÜ

Uşak'ta yürüyüş gruplarına yürüme isteğini ilettiğini ve ilk olarak kendisine nazik bir şekilde “Sana uygun parkur olduğunda haber edelim,” dendiğini ifade eden Peker, “Anladım ki kimse benim sorumluluğumu almak istemiyordu. Ya bir şey olursa. Ta ki Uşak Trekking Kulübü ve başkan Ümran Dokur ile karşılaşana kadar. Uşak Trekking Kulübü ile 2018 Ocak ayında başladığım yürüyüşe, hevesim geçer bırakırım diye düşünüyordum. Ancak her yürüyüş bir öncekinden daha heyecanlı ve güzel olunca bir tutkuya dönüştü” diye konuştu.

Doğanın kendisi için bir tutku haline geldiğini ve o günden sonra sınırlarını kendi deneyimlerinin belirlediğini söyleyen Peker, “Uşak çevresinde 2000’li rakımları yürüyüp tecrübe ettikten sonra gözümü yüksek dağcılığa çevirdim. İlk 2019 yılı aralık ayında kış etkinliği kapsamında Aksaray’da Hasan Dağı’nda 3 bin 268 metreye tırmandım. Daha zor etkinlik yaptıkça kendime güvenim geldi ve arkasından tırmanışlarım oldu. Isparta Dede Göl’ 2 bin 998 metreye, Antalya Kızlar Sivrisi’nde 3 bin 71 metreye, Niğde Aladağlar ’da 3 bin 723 metreye tırmandım. 3 günde toplam 7 zirve tırmanışım oldu. Ağrı Dağı öncesinde de son olarak 19 Şubat 2020 tarihinde yine bir kış etkinliği olarak Kayseri Erciyes Dağı’nda 3 bin 917 metreye tırmandım” ifadelerini kullandı.

BAŞKA ENGELLİ DOSTLARIN DA UFKUNU AÇMAYI İSTİYORUM

Deneyimleriyle engellerin aşılabileceğini gördüğünü vurgulayan Peker, “ Bu deneyimleri paylaşarak başka engelli dostların ufkunu açmayı ve engelli adayı tüm toplumunda bakışında bir farkındalık yaratmak temel arzumdur. Bu günün sağlıklı insanları unutmasınlar ki hepsi istisnasız bir engelli adayıdır. Olanaklarım yettiği sürece tırmanışa devam edeceğim. Bu etkinlikler oldukça masraflı ve ben asgari ücret emeklisiyim, yettiği yere kadar devam. Şu an bir dağ ismi telaffuz edemeyeceğim ama şimdiki hedefim 6 bin metre rakımını aşmak. Bütün bu süreçte bana destek olan, sahiplenen, en başta kulübüm başkanı Ümran Dokur, yüksek zirvelerde adeta refakatçım olan Suat Hayri Cabar hocama ve diğer dağcı doğa dostlarıma teşekkür ederim ve son olarak Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun (TDF) engelliler hakkında uyguladığı kısıtlamaların kaldırılması ve teşvik edilmesi dileğimdir” şeklinde konuştu.


Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız