birgün

29° AÇIK

GÜNCEL 14.12.2020 15:55

Erkut Taçkın yaşamını yitirdi

Erkut Taçkın yaşamını yitirdi

Türk Rock müziğinin ilk temsilcilerinden Erkut Taçkın 78 yaşında hayatını kaybetti. Taçkın'ın uzun zamandır kanser tedavisi gördüğü biliniyordu.

78 yaşındaki müzisyen Türk rock müziğinin ilk temsilcilerindendi.

Erkut Taçkın, denizci bir yüzbaşının oğlu olarak İstanbul’da doğdu. İlk ve ortaokulu bitirdikten sonra Heybeliada'daki Heybeliada Deniz Lisesi'ne girdi. 1955 yılında Deniz Harp Okulu ve Lisesi "Genç Denizciler" orkestrasına katılarak müzik hayatına başladı.

Deniz Harp Okulu ve Lisesi Orkestrası ve Lokal Grubu gerçek anlamda vokal yapan ve Rock'n Roll çalan ilk müzik topluluğu olarak tarihe geçti. Orkestrada Güngör Yücel, Ersin Yüce, Erkan Gürsal, Durul Gence ve solist olarak da Erkut Taçkın vardı.

İlk sahne deneyimini 14 Mart 1956 tarihinde gerçekleştirilen Askeri Tıbbiyeliler Balosu’nda yaşadı. Bu konserde Erkut Taçkın, vokalin yanı sıra grup arkadaşlarının eline tutuşturduğu trompeti de çalmaktaydı. Hareketli bir mizaca sahip olan Erkut Taçkın, bu dönemde “Rock'n Roll” tarzında karar kılmıştı.

Okul haricinde de çalmak isteyen grup bir süre sonra grubun ismini Erkan Gürsal’ın takma ismi olan Somer Soyata olarak değiştirmiştir.

1962 yılının yaz aylarında Erkut Taçkın, Almanya'ya işçi olarak gitmeye karar verdi. Grup, bu nedenle, son konserini de Ankara Koleji'nde verdi. Jüpiter Kenteti'nin kurucusu ve gitaristi Yurdaer Doğulu da bu konser için gruba katılmıştı.

Erkut Taçkın, Almanya'ya işçi olarak gittiğinde Ford fabrikasında sekiz ay çalıştı. Bu dönemde Münih'teki arkadaşlarının daveti ile aralarında Alman müzisyenlerin de bulunduğu “Black Points” adlı müzik grubuna katılıp 1966 yılına kadar Münih'te müzik yaptı. Bu grup 1965 yılında Durul Gence’nin Almanya’ya geçişi ile Erkut Taçkın ve Durul Gence 5’lisi adını aldı.

1966 yılında Türkiye'ye geri gelen topluluk, vokalde Erkut Taçkın, bateride Durul Gence, orgda Tanju Öğe, ritm gitarda Sepp Federauer, solo gitarda Fritz Lutz ve bas gitarda Heinz Escher'den oluşuyordu. Grup, Türkiye'ye geldikten sonra beat müziğinin sürükleyici lokomotif gruplarından biri oldu.

Grup, 1966 yılında bir kadro değişikliğine uğrayarak, Fritz Lutz, Metin Altın (saksofon, flüt), Okan Dinçer (org), Boo Suder (bas ve gitar), Durul Gence ve Erkut Taçkın’dan oluşan bir kadroya evrildi.

1967 Mayıs’ında easy listening ve stüdyo orkestrası olma yönünde değişim geçiren Durul Gence 5’lisinden Okan Dinçer ile birlikte ayrılan Erkut Taçkın, Dinçer’in kurduğu “Okan Dinçer ve Kontrastlar” ile birleşti. Erkut Taçkın, bu orkestra ile 1968 yılında yaptığı “Mühür Gözlüm” adlı 45’lik plağı kariyerinde önemli mihenk taşıdır.

Erkut Taçkın, 1968 yılında “Okan Dinçer ve Kontrastlar” orkestrasından ayrılarak; Durul Gence ve Yurdaer Doğulu'nun da yer aldığı Emin Fındıkoğlu’nun kendisi için kurduğu büyük orkestra ile çalışmaya başladı.

1969 sonrasında ise Erkut Taçkın, kısa süreli gazino ve kulüp çalışmalarında bulundu. 1975 yılında yaptığı "Beyaz Ev" adlı şarkısı hala akıllardadır.

1976 yılının Şubat-Kasım ayları arasında Ayten Alpman ile sahnede bir ikili oluşturdu. 1978 yılında müziği bırakacağını açıkladı. 1980 yılının hemen başında Güney’de bir otel satın alan Taçkın’ın profesyonel müzik hayatı böylelikle sona ermiş oldu. Rock'n'Roll kralı Erkut Taçkın, profesyonel müziği bırakıp Kalkan’da bir otel satın aldı. Böylelikle Taçkın müziği bırakmamakla birlikte sahneye ara vermiş oldu.

1990’ların ikinci yarısında Bolluca Çocuk Köyü yararına yaptıkları konserler ile yeniden toparlanan Durul Gence ekibinin solisti olarak sahne aldı. 2000’li yılların ikinci yarısından itibaren müzik çalışmalarına devam etti.

1967 yılında Ertem Eğilmez yönetmenliğindeki “Ömre Bedel Kız“ adlı filmde Kartal Tibet ve Fatma Girik ile birlikte oynadı. Yine 1967 yılında “Devlerin İntikamı” adlı filmde Fikret Hakan ve Tanju Gürsu ile birlikte oynadı.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol