birgün

23° AÇIK

SİYASET 10.12.2019 16:36

Esad'dan, "Erdoğan'la görüşecek misiniz?" sorusuna yanıt: Nefret duyacağım

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüşme planı olup olmadığı ile ilgili soruya "Günlerden bir gün, eğer bu durumla karşı karşıya kalırsam onur duymayacağım, bu gibi çıkarcı İslamcılarla işbirliğinden nefret duyacağım" diye yanıt verdi

Esad'dan, "Erdoğan'la görüşecek misiniz?" sorusuna yanıt: Nefret duyacağım

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme planı olup olmadığı ile ilgili soruya yanıt verdi.

26 Kasım tarihinde İtalya merkezli Rai News 24 kanalının genel müdürü Monica Maggioni'yle bir röportaj gerçekleştiren ancak daha sonra İtalyan kanalı tarafından yayımlanmayan röportajda Esad, "Uzun vadede Erdoğan ile görüşme yapma planı var mı" sorusuna, " Günlerden bir gün, eğer bu durumla karşı karşıya kalısam onur duymacağım, bu gibi çıkarcı islamcılarla işbirliğinden nefret duyacağım" diye Müslüman değiller, islamcılar. Bu da başka bir terim, siyasi terim. Lakin, ben her zaman söylüyorum, görevimin duygularımla hiçbir ilişkisi yoktur. Yaptıklarımla mutlu veya mutsuz olmamla da, görevim Suriye’nin çıkarlarıyla ilgilidir. Dolaysıyla, bu çıkarlar neredeyse oraya yönelirim" yanıtını verdi.

Suriye resmi haber ajansı SANA, Rai News 24 kanalı tarafından yayımlanmayan röportajın tam metnini paylaştı.

Esad'ın yayımlanmamış o söyleşisinin ilgili kısmı:

- Uzun vadede siz ile Sayın Erdoğan arasında görüşme yapma planı var mıdır?

Esad: Günlerden bir gün, eğer bu durumla karşı karşıya kalısam onur duymacağım, bu gibi çıkarcı islamcılarla işbirliğinden nefret duyacağım. Müslüman değiller, islamcılar. Bu da başka bir terim, siyasi terim. Lakin, ben her zaman söylüyorum, görevimin duygularımla hiçbir ilişkisi yoktur. Yaptıklarımla mutlu veya mutsuz olmamla da, görevim Suriye’nin çıkarlarıyla ilgilidir. Dolaysıyla, bu çıkarlar neredeyse oraya yönelirim.

- Halihazırda Avrupa Suriye’ye baktığında, ülke sorunları konusundan uzak, iki temel sorun bulunuyor: Birincisi mültecilerle ilgili, ikicisi ise cihadistlerle veya yabancı militanlarla ve Avrupa dönüşleriyle ilgili. Avrupa’nın bu endişelerine nasıl bakıyorsunuz?

Esad: Evvela, basit bir soruyla başlamamız gerekiyor: Sorunu kim yarattı? Avrupa’da neden mülteci bulunuyor? Basit bir soru. Çünkü terör Avrupa’dan destekli, tabii ki de ABD, Türkiye ve diğerlerinden; Lakin, Suriye’den bu kaosun yaratılmasında temel aktör Avrupa'ydı. Dolayısıyla ne ekersen onu biçersin.

- Avrupa’nın temel aktör olduğunu neden söylüyorsunuz?

Esad: Çünkü, AB birinci günden veya birinci haftadan diyelim, Suriye’de teröristleri alenen destekledi, en başından. Sorumluluğu Suriye hükümetine yüklediler. Bazı rejimler de – Fransız rejimi gibi – onlara silah gönderdi. Kendileri söyledi. Bir yetkilileri, zannedersem “Biz silah gönderiyoruz” diye söyleyen dışişleri bakanları Fabius idi. Onlar silah gönderdi ve kaosu yarattılar. Bundan dolayı, büyük sayıda insanlar – milyonlarca insanın Suriye’de yaşama imkanı kalmadı, bunda da zorluk çektiler. Dolaysıyla çıkmak zorunda kaldılar.

-Şu anda, bölgede gerginlikler bulunuyor ve bir tür kaos var. Suriye’nin diğer müttefiği İran’dır. Oradaki durum da tırmanmaya doğru yöneliyor. Oradaki durumun Suriye’dek duruma herhangi bir yansıması var mıdır?

Esad: Kesinlikle, orada kaos olduğu sürece bütün herkese olumsuz yansıyacaktır; yan etki ve sonuçları olacaktır, özeliklede dış müdahale olduğu zaman. Eğer durum doğal ise... Eğer gösterilerden reform veya ekonomik durumun reformunu veyahutta başka haklar isteyen insanlardan bahsediyorsan bu olumludur. Lakin, durum mülkleri sabote etmek, yıkmak, öldürmek ve dışgüçler tarafından müdahale etmekten ibaret ise, bunun, olumsuz olması mümkün değildir. Bu bölgede, bütün herkese olumsuz ve tehlikeli olmaktan başka bir şey değildir."

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız