birgün

5° AZ BULUTLU

GÜNCEL 08.08.2019 21:30

‘Fail intihar mektubunu emniyette yazmış olabilir’

Vahşice öldürülen akademisyen Şenel'in aile avukatı Çetin Arslan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçede, katil zanlısının intihar mektubunu emniyette "ceza indirimi almak amacıyla" yazdığı ihtimali üzerinde durduklarını bildirdi

‘Fail intihar mektubunu emniyette yazmış olabilir’

BURCU CANSU

Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel'i öldüren Hasan İsmail Hikmet'in, cinayetin ardından intihar edeceğine ilişkin mektubu, olayın ardından gözaltına alındığı emniyette yazdığı iddia edildi. Katil zanlısı Hikmet’in, Şenel'i öldürmeden önce yazdığını öne sürdüğü mektubunda yer alan, "Asla tasarlayarak hareket etmedim, bir anlık sinirle gelişti hepsi” şeklindeki ifadesi bu iddiaları güçlendirdi. Şenel Ailesi’nin avukatları, mektubun cinayetten sonra emniyette, “Ceza indirimi almak” için yazıldığını ifade etti.

Şenel Ailesi’nin avukatı Çetin Arslan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunduğu dilekçede, Hikmet’in intihar mektubu ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.

Arslan, Hikmet’in intihar mektubunda, “Kimseye kötülük yapmadığını, kopya çektiği için çok utandığını, Ceren hoca yüzünden intihar edeceğini” ifade ederken mektubun sonuna eklediği, “Asla tasarlayarak hareket etmedim, bir anlık sinirle gelişti hepsi” şeklindeki ifadesine dikkati çekti.

“AZ CEZA ALMA” KURGUSU OLABİLİR

Avukat Arslan, mektuptaki bu ifadeleri gerekçe göstererek "iki ihtimal" üzerinde durduklarını belirtti. Arslan, ilk ihtimali şöyle açıkladı:

“Şayet bu mektup gerçekten cinayet saatinden önce yazılmışsa, tasarlama bakımından aranan plan kurma unsurunun bir parçası olarak değerlendirilmesi gerekir. Fail, mektup içeriğinde kopya çekmesinden kaynaklı duyduğu utanç nedeniyle kendini öldüreceğini ifade ederken mektubun sonunda ise ‘adeta olacakları ön görmüşcesine’ maktulü ‘asla tasarlayarak öldürmediğinden’ bahsetmektedir. Bu durumda mektubun cinayetten önce yazıldığı tespit edildiği taktirde, mektupta yazılanların failin ‘yakalanması halinde daha az ceza alma’ kurgusunun bir parçası olduğu izah gerektirecek ölçüdedir.”

POLİS GÖZ YUMMUŞ OLABİLİR

Arslan, ikinci ihtimalin ise “mektubun emniyette yazılması” olduğunu belirterek dilekçesinde, “Mektup şayet cinayetten sonra yazmış ise okuldan yaya olarak kaçan failin yakalanarak gözaltına alındığı gözetildiğinde, bu mektubu polis gözetimindeyken polisin ihmali veya göz yumması ile yazdığı ve yardım ile dışarı çıkardığı bir sonuç ortaya çıkacaktır” dedi.

CİNAYET 2016’DA PLANLANDI

Şenel cinayetinin “planlı” olduğuna değinen Arslan, failin öldürme fikrinin temellerini 2016 yılında gerçekleşen ilk kopya hadisesinde attığını bildirdi. Hikmet’in cinayeti "ustaca" planladığını savunan Arslan, dilekçesinde şu ifadelere yer verdi:

“İkinci kopya hadisesi sonrasında, bir daha kopyadan yakalanması halinde ne yapacağını daha önce defalarca düşünmüş olan fail, öncelikle eve gidip babasına ait suikast silahını ve profesyonel bıçağı temin etmiştir. Ardından okula dönen fail, bir süre okul içinde keşif yapmış, maktulün saat kaçta, nerede olacağı, onu en savunmasız biçimde nerede yakalayacağı, okul içinde ve dışında nerelerde kamera kaydı yapıldığı, kayıt yapan kameraları nasıl devre dışı bırakabileceği gibi hususları tasarlayarak planını en ustaca şekilde uygulamaya koymak için araştırma yapmıştır. Fail, maktulün saat 17.00’de sınav gözetmenliğinin biteceğini gün içerisinde yaptığı araştırmalarda öğrenmiştir."

KAMERALARI KAPATTI

"Bütün gün maktulü gözetlemiş olan fail, sınav çıkışında cinayeti işlemenin kolay olacağının farkındadır. Zira o saatte bütün sınavlar bitmiş olduğundan okulda neredeyse hiçbir öğrenci ve hoca bulunmayacağını, bina içinde kamera olmadığını iyi bilmektedir. Olay saatinden 21 dakika önce kamera odasındaki görevlinin devriyesinin bitmesine denk gelecek şekilde kaçış yaptığı güzargah üzerinde bulunan kameralara bağlı switch kapatılmış olup, bunun fail tarafından gerçekleştirildiği neredeyse kesindir.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız