birgün

27° AZ BULUTLU

BİRGÜN PAZAR 02.08.2020 10:58

'Finansal okuryazarlık' safsatası

Yoksul insanlar için ikilem, çoğu zaman, eldeki parayla kirayı ödemek ile çocukları doyurmak arasındadır. Bu problemin çözümünün finans bilgisiyle alakası yoktur. Borsa piyasaları bireysel küçük yatırımcılar için kumardır. İnsanların hayat standartlarını yükseltmenin yolları vardır ancak finansal okuryazarlık kesinlikle bu yollardan biri değil.

'Finansal okuryazarlık' safsatası

Ekonomi çevrelerinde bir finansal okuryazarlık furyasıdır gidiyor. Şimdi, liberal dogmaya göre serbest piyasalar kaynakların en verimli tahsisatını sağlar. Dolayısıyla, tasarrufların en iyi değerleneceği alanlara gitmesine zemin hazırlayan, finansallaşma iyi bir şeydir. Baktığınız zaman, gelişmiş ülkelerin finans piyasalarının da gelişmiş olduğunu görürsünüz. Ancak bu piyasalarda “oynamak” için biraz ekonomi ve finans bilgisine gerek vardır. Zaten gelişmiş ülkelerde finansal okuryazarlık da diğer ülkelere göre daha yüksektir. Eğer, gelişmekte olan bir ülkede yaşayan bireyler olarak, biz de finansal okuryazarlığımızı geliştirirsek tasarruflarımızı daha iyi yönetip zenginleşebiliriz. Bu yüzden herkesi finansal okuryazar yapmak önemli bir ekonomi politikası olmalıdır. Falan fistan…

Borsa, kumar mıdır?

Bakın, borsa ve benzeri piyasalara para yatırmak ile altılı ganyan oynamak arasındaki fark çok azdır. İkisinde de kazanıp kazanmayacağınız belirsizdir ve dış faktörlere bağlıdır. İkisinde de oyunu daha iyi bilerek kazanma ihtimalinizi artıracağınızı düşünürsünüz. Borsada oyunu bilmek, şirketlerin tek tek yıllık raporlarını analiz etmek ve yeni yatırım projelerini takip etmektir. At yarışında oyunu bilmek ise tek tek atların yedi ceddini tanımak, günlük galoplarını ve hangi pistte daha iyi koştuklarını takip etmektir. Mantık aynı…

Finans piyasaları değer yaratmaz, yaratılan değerin yer ve el değiştirmesini sağlar. Ganyanda kazanç atlara ve jokeye bağlıdır, borsada piyasadaki beklentilere ve duyarlılığa. Borsa piyasasında azar azar kazanır, eğer zamanında çıkmazsanız, kriz anında toptan kaybedersiniz. Hem at yarışı hem borsa sıfır toplamlı bir oyun gibidir; birilerinin kazancı diğerlerinin kayıplarından gelir. Buna İddaa da dâhildir, bitcoin de… Oyunu bilmeniz sonucu fazla değiştirmez. Nihayetinde at yarışında kasa, borsada Goldman Sachs kazanır.

'Faiz haramdır' örneği

Türkiye’de ciddi miktarda bir dindar nüfus var. İslam’a göre faiz ve kumar haram olduğu için dini vecibelere dikkatle uyan vatandaşlar bu işlere girmekten imtina ederler. Bu da Türkiye’de finans, borsa, mortgage ve benzeri piyasaların büyüyüp derinleşmesini yavaşlatır. Gerekçesi, yani faiz gelirinin haram olması, saçmaysa da sonuçları hayırlı. Helal dense bu sefer eldeki üç kuruşu da bu piyasalara gömecekler, hacim arttıkça yayılma etkisi ve sistemik risk de artacak, birkaç spekülatör çok kazanırken nüfusun çoğu Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olacak.

Bu piyasalara girmeyen mütedeyyin kişiler tasarruflarını ne yapıyorlar? Altına, dolara ve gayrimenkule gömüyorlar. Ama tabii ev fiyatlarının hızlı arttığı dönemlerde faizin önemi daha da artıyor. Bunun etrafından dolanmak için de bu aralar Eminevim, Birevim, Fuzulev, Katılımevim gibi faizsiz, peşinatsız, kredisiz ev alma sistemleri kurdular. Yani Türkiye’de finans piyasalarına girmeyen nüfusu bir şekilde sistemin içine çekmeye çalışıyorlar.

McDonald’s örneği

Bakın, bazı ekonomistler, fast food ve obeziteyle mücadelede şöyle liberal bir politika önerisinde bulundular. Dediler ki insanlar bu yiyeceklerin ne kadar zararlı oldukları konusunda yeteri kadar bilinçli değiller, eğer biz onları bu konuda bilgi sahibi yaparsak daha rasyonel kararlar verecek ve fast food yemeyi azaltacaklardır. Bu hipotezi siyasi kurumlara da sattılar. Nihayetinde, fast food restoranlarında her bir yiyeceğin ne kadar kalorili olduğu, ne kadar trans yağ içerdiği, gramajı gibi bilgilerin yazılı olduğu cetvelleri tepsilerdeki kağıtların üzerinde, duvardaki panolarda vs. insanların gözlerine sokmaya başladılar.

Davranışsal iktisatçı Dan Ariely ve çalışma ekibi, bunun kontrollü bir deneyini yaptı. Çalışmadan çıkan sonuç kalori cetvellerinin, özellikle yoksul kesim için, fast food tüketimini azaltmadığı, hatta artırdığı yönündeydi. Neden? Çünkü yoksul insanlar bir dolar ile en fazla ne kadar kalori alacaklarının hesabındadırlar. Bilgi sahibi değilken rastgele sipariş veriyorlardı. Ama önlerine kalori cetveli konulunca, en ucuza en fazla kaloriyi veren hamburgeri seçmeye başladılar. Yani kalori okuryazarı olmak ters etki yarattı…

Finans piyasalarında cehalet erdemdir

Mesela kadınlar, erkekler kadar futbol takip etmedikleri için fazla bahis oynamazlar. Erkekler ise futbolu biliyor olmanın verdiği özgüvenle bahis sitelerine dadanırlar. Sonuç? İddaa, 2004 yılında kurulurken, 10 yılda elde etmeyi beklediği geliri ilk bir yılda elde etti. Çünkü kasa her zaman kazanır… Futbol okuryazarı olmak bir şeyi değiştirmez. Rıdvan Dilmen de olsanız İddaa’da uzun vadede kaybedersiniz. Bu kadar basit. Çünkü bahis piyasası bu şekilde kurulmuştur.

Okumuşsunuzdur belki; geçenlerde Illinois’da Alex Kearns isimli 20 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, telefonundaki broker uygulamasında 730 bin dolar negatif gördükten sonra intihar etti. Kaldıraçlı VİOP tezgâhlarına bulaşmış. Eskiden forex piyasasında döviz arbitrajı kasmak, borsalarda kaldıraçlı işlem yapmak, para piyasalarını kovalamak vs. zordu. Uğraşma maliyeti yüksek olduğu için ama daha çok bilmedikleri için insanlar bu işlere giremiyorlardı.

Şimdiyse hem iletişim teknolojisi hem de bu finansal okuryazarlık safsatası sayesinde bu tarz piyasalara herkes daha kolay erişebilir hale geldi. Bu kaldıraçlı alım satım, bitcoin ya da borsa tezgahları için bir uygulama yazıp insanların cebine koymak ile Bilyoner uygulamasını cep telefonuna koymak arasında fark yok. Umut fakirin ekmeği… Ben de bahis oynadım. İddaa bayiine gitmek zahmetli olduğu için nadiren yolum düştüğünde bahis yapıyor, dolayısıyla 10 liradan fazla kaybetmiyordum. Ama tabletime Bilyoner uygulamasını kurduktan sonra daha sık oynayıp daha fazla kaybettim. Dediğim gibi, okuryazar olmanız bir şeyi değiştirmez. Lehman Brothers, çalışanları finans bilmediği için batmadı…

Finansal okuryazarlık endüstrisi

Kapitalizm herkesin zengin olacağını vaad ediyordu. Olmadı. Olmuyor. Birileri aşırı zengin olurken dünya nüfusunun büyük çoğunluğu karın tokluğuna yaşıyor. Şimdi gelip kişisel gelişim, mikro kredi (Muhammed Yunus), finansal okuryazarlık ve benzeri “bireysel çözüm önerilerini” bize pazarlanıyor. Mesela bireysel emeklilik de aynı tezgâhın bir parçası. Sistem insanlara planlı ve kaliteli bir gelecek sun(a)madığı için “kendi geleceğini kendi tasarruflarınla planla, devlete bakma” diyor.

Finansal okuryazarlık propagandası kendi içinde bir ekonomi de yaratıyor. Finansal okuryazarlık sertifikaları, finansal yaşam koçları, finansal kişisel gelişim uzmanları, finans bilgisi testleri vesaire… FODER diye bir dernek var mesela, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği. Lisede ders olsun falan diye kastırıyorlar. Birileri fonluyor. Herkes ekmeğinin peşinde… Bu da iktidarın işine gelen bir şey. Yani insanların geçimlerini, geleceklerini güvence altına almak için düzgün çalışan bir bölüşüm ve sosyal güvenlik sistemi kurmak yerine liselerde “al sana borsa, faiz, bitcoin ile ilgili terimler, şimdi git kendi paranı kendin kazan” demek gayet işlevsel.

Yoksul insanlar için ikilem, çoğu zaman, eldeki parayla kirayı ödemek ile çocukları doyurmak arasındadır. Bu problemin çözümünün finans bilgisiyle alakası yoktur. Borsa piyasaları bireysel küçük yatırımcılar için kumardır. İnsanların hayat standartlarını yükseltmenin yolları vardır, ancak finansal okuryazarlık kesinlikle bu yollardan biri değil…

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız