Google Play Store
App Store

Halkın gazetesi BirGün'ün 20. kuruluş yıl dönümü, Frankfurt'ta geniş katılımlı bir programla kutlandı. Kutlamaya Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Josef ile Frankfurter Rundschau, Frankfurter Algemeine Zeitung, Hessische Rundfunk, Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ve DW'den gazeteciler de katıldı.

Frankfurt'ta BirGün'e görkemli kutlama

BİRGÜN FRANKFURT 

BirGün'ün 20. yaş günü, Frankfurt BirGün Okur Kolektifinin düzenlediği muhteşem bir etkinlikle kutlandı. Hessen Milletvekili Turgut Yüksel (SPD), Frankfurt Belediye Meclisi üyeleri Hüseyin Sıtkı (SPD) ve Eyüp Yılmaz (Die Linke) ile Zafer Taşkın ve Hasan Taşkın'dan oluşan kollektifin düzenlediği kutlamaya Frankfurt Belediye Başkanı Mike Josef, Frankfurt İl Genel Meclisi Başkanı Hilime Arslaner, Alman basının önde gelen isimleri, sivil toplum örgütleri temsilcileri ile BirGün okurları katıldı.

Etkinliğe katılan Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir, BirGün'ün kuruluş günlerini ve yoğun baskılara rağmen var olma azmini dile getirirken BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın da Alman gazetecilerle "Almanya, dünyada yaşanan aktüel sorunlar karşısında “bağımsız bir medyanın önemi ve basın özgürlüğü”nü irdeledi.

Kutlamada Mehmet Ali Yıldırım (gitar), Vural Güler (saz) ile Utku Asan (piyano) sahne aldılar.

BİRGÜN'ÜN HİKAYESİ, CESARETİN BİR HİKAYESİ 

Frankfurt Büyükşehir Belediye Başkanı Mike Josef yaptığı konuşmada, Avrupa ve bütün dünyada bağımsız basının ve basın özgürlüğünün, demokrasinin temeli olduğunu belirtti. BirGün hikayesinin, cesaretin bir hikayesi olduğunu kaydeden Josef, "Özgür içerik, özgür sözcüğe, eleştiri hakkına her geçen gün daha çok ihtiyacımız var. Yerel seçimler gösterdi ki insanlar demokrasiye sahip çıkıyor, demokrasinin yaşamasını istiyor. Özellikle geçen yıl ziyaret ettiğimiz İstanbul ve Eskişehir'in başarısı bizi sevindirdi. Seçim sonuçları cesaret veriyor, gelecekten emin olunmasını sağlıyor. Seçimler, BirGün'ün de özgürce yayın yapabileceği yönünde cesaret veriyor. İnsanın kendi yaşamından emin olmadığı bir dönemde halkın sözcülüğünü yapması çok cesurca. Zor koşullara rağmen verdiğiniz büyük emekler için size çok teşekkür ediyorum. Günümüzde gençler TikTok açısıyla olaylara bakıyor. Artık haberin yayılmasının yanında gerçeğin de duyurulması azami önem taşıyor. Bu bağımsız medyanın ve BirGün'ün önemini bir kez daha ortaya koyuyor" diye konuştu

"BAŞIMIZI ÖNE EĞMEDEN KARŞINIZA ÇIKMANIN ONURU YETİYOR"

Halktan yana bir gazeteye olan ihtiyacı, BirGün'ün kuruluş sürecini, yaşadığı zorlukları Oğuzhan Müftüoğlu'ndan dinlediği ifadelerle aktaran BirGün Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir, ilk gün gazete için varını yoğunu seferber edenlerin bu görevi aradan geçen 20 yılda da hiç bırakmadılarını, ellerinin hep biricik gazetelerinin üzerinde olduğunu söyledi.

Gökdemir, "Merkez medyadan gelen ve çalışanı olana kadar okuru olduğum gazetem için “Bittik” dediğim günler yaşadık. Ama her “Bittik” dediğimde şimdi çoğu ak saçlı o adamlar, kadınlar, onların miraslarını sürdüren gençler gazetelerini yeniden rotasına oturttular, hayret ve hayranlıkla o süreçlere tanıklık ettim" dedi.

Gazetenin 2004’te taahhüt edilen ilkelerden geri adım atmadıklarını kaydeden Gökdemir sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her dönem sorumluluklarımızın bilincinde olarak “halktan gizlenmek istenenleri duyurmak gerçek gazeteciliktir” diyerek bir gazete hazırladık. Bunu yaparken ekonomik kuşatmalarla karşılaştık, en önemli gelir kaynağımız olan resmi ilan ve reklamlar uydurma gerekçelerle kesildi. Hapis ve tazminat cezalarıyla korkutamayanlar ekonomik olarak gazeteyi boğmaya çalıştı. Gencecik BirGün’cüler yaşlarından daha fazla hapis cezaları, yüzbinlerce liralık tazminat cezaları ile karşı karşıya bırakıldı. Tehdit edildik, korkutulmaya çalışıldık. Bugün burada 'Patronsuz ama sahipsiz değil' dediğimiz BirGün’ün okurlarının çoğunlukta olduğu bu topluluğun karşısına başımızı öne eğmeden çıkmanın onuru bize yetiyor. Baskının daha da derinleştiği bir dönemde halkın haber alma hakkını sağlamanın tarihi bir önemi var.Bunun bilinciyle yolumuza devam edeceğiz, bu yolculukta omuz başımızda olduğunuzu bilmek bize güç katıyor"

"AVRUPA'DA OTOSANSÜR VAR"

Kutlama kapsamında düzenlenen, Alman Gazeteciler Birliği temsilcisi Sylvia Kuck'un yönettiği "Basın özgürlüğü" konulu panelde BirGün Yayın Koordinatörü Yaşar Aydın, Frankfurter Rundschau Genel Yayın Yönetmeni Pitt von Bebenburg, eski FAZ Türkiye Muhabiri Reiner Hermann ile Elmas Topçu (DW) yer aldılar.

Panelde Almanya'da gazetecilerin işlerini yaparken, sokakta tehdit almaya başladığına dikkat çekildi. Türkiye'de gazetecilerin hangi koşullarda çalışmak zorunda kaldıklarına dikkat çeken Sylvia Kuck, BirGün çalışanlarının verdiği emek ve demokrasiye çıkma azimleriyle büyük bir saygıyı hakettiklerini söyledi.

Türkiye'de sert iklimin uzun yıllardan beri yaşandığını kaydeden Yaşar Aydın sendikacılar, sivil örgüt temsilcileri, kadınlar, gençler gibi gazetecilerin de bu durumla başetmek zorunda olduğunu dile getirdi. Aydın BirGün'e yönelik açılan 800'ü aşkın davanın seksen kadarının devam ettiğini söyledi.

Yaşar Aydın, "Biz yayına başladığımızda da baskılar vardı. Batılı çalışma arkadaşlarımız bu gerçekle biraz daha yakından ilgilenselerdi belki Erdoğan bu kadar cesaretli olamazdı, bu süreç daha kolay aşılabilirdi" diye konuştu.

Basın özgürlüğü konusunda bütün dünyanın eşitlenmeye başladığını kaydeden Aydın, "Biz daha gerideyiz ancak Almanya da yakında muhtemelen bizi yakalayacak. Bizde sansür var, otosansür yok. Avrupa'da ise otosansür var. Biz Kiev'e de Gazze'ye de atılan bombaları yazıyoruz" ifadelerine yer verdi.

AKP FARKLI YOL SEÇTİ

Türkiye'de çalışma koşullarının Alman gazeteciler için de gittikçe zorlaştığını aktaran eski FAZ Türkiye Muhabiri Reiner Hermann, son beş yılda ise ya çalışma izni alamadıklarını ya da heran soruşturma tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını söyledi.

Hermann, 12 Eylül'ün sansür uyguladığını AKP'nin ise gazeteleri bir havuzda toplayıp onlara sahip olmayı ve susturmayı seçtiğini anlattı. Hermann, "Bu isteği BirGün çalışmasıyla tam gerçekleşmedi. Bu cesurca, büyük emeğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Cesur olmaya, eleştirel olmaya devam edin, İyi gazetecilik örneği veriyorsunuz" dedi.

"İŞİNİZE YAPMANIZA HAYRANIM"

Bütün dünya insanlarını insan hakları, çevre, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi farklı konuların birleştirdiğini savunan Frankfurter Rundschau Genel Yayın Yönetmeni Pitt von Bebenburg, "Bizi ayıran ise çalışma koşullarımız. İşini yapma şeklinize hayranım. Çünkü çok büyük bedel ödemek gerekiyor. Bizde basın özgürlüğü var. Belediye Başkanı da basın özgürlüğünün demokrasi için önemini vurgulaması politikanın da bu işe nasıl baktığını gösteriyor. İçerde olan gazetecilerle dayanışma için yazılan mektuplar sayesinde Türkiye basınını yakından takip etme şansım oldu. Türk, Kürt, farklı politik düşünceden gazeteciler terör suçu gibi yersiz iddialarla içeri atıldılar. İletişim kurabildiğim gazeteciler uluslararası dayanışmanın kendileri için büyük önemini vurguluyor" diye konuştu.

"ALMANYA'DA TEHDİT ALIYORUZ"

Alman gazetecilerin ülkücüler ve cemaatler konusuna pek eğilmediklerini kaydeden Elmas Topçu, onlardan farklı olarak bu konulara değindikleri için büyük tehdit ve tepki aldıklarını söyledi. Elmas Topçu, Türkiye'de ise Deutsche Welle'ye ulaşımın kısıtlandığını, gazetenin bunu farklı yollarla aşmaya çalıştığını da anlattı.

ATGB'DEN DESTEK

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği Başkanı Recai Aksu da gönderdiği kutlama mesajında "Bağımsız gazetecilik çok önemlidir, insanların özgür ve bağımsız haber almaya ihtiyacı vardır, özgür ve bağımsız medya olmadan demokrasi olmaz. Gazetecilerin işinin çok daha zor bir hâle geldiği, gazetecilerin çalışmalarının kısıtlandığını, gerçeklerin saklandığı bir Türkiye’de; BirGün Gazetesini, özgür ve bağımsız medyayı desteklemek bir görevdir" dedi.