birgün

3° PARÇALI AZ BULUTLU

SİYASET 06.12.2021 12:36

Fuat Oktay: Kur hareketleri, ekonominin gerçeklerine uygun değil

2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi için TBMM'de konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Son günlerdeki kur hareketleri, ekonominin gerçeklerine uygun değildir. Bu manipülasyon girişimlerinin bize olduğu kadar, bunu yönlendirenlere de giderek artan bir maliyeti vardır," dedi.

Fuat Oktay: Kur hareketleri, ekonominin gerçeklerine uygun değil

TBMM Genel Kurulu; 2022 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi üzerindeki görüşmeler için toplandı.

Açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "Son günlerdeki kur hareketleri, ekonominin gerçeklerine uygun değildir. Bu manipülasyon girişimlerinin bize olduğu kadar, bunu yönlendirenlere de giderek artan bir maliyeti vardır ve bu sınama, ekonomi üzerinden ülkemize sözde diz çöktürmek isteyenler için de sürdürülebilir değildir," dedi.

Merkez Bankası'nın rezervlerine de değinen Oktay, "Son dönemde 35 milyar doların üzerinde bir artışla 126 milyar doları aştı," şeklinde konuştu.

Oktay, "Türkiye ekonomisi, 2021 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık yüzde 7,4 büyümeyi başarmıştır. Böylece yılın ilk dokuz ayında yüzde 11,7 oranında büyüyerek oldukça güçlü bir görünüm sergilemiştir," ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:

"Halihazırda ekonomik aktivitedeki dinamik ve canlı gidişat ile artan ihracat desteğiyle, yılın son çeyreğinde de yüksek bir büyüme performansı öngörülmektedir. 2021 yılının tamamında yüzde 10’u aşabilecek düzeyde bir büyüme oranı kaydetmeyi bekliyoruz.

Orta Vadeli Program tahminlerine dayalı olarak, 2022 yılında istihdamın 2021 yılına göre 1 milyon 277 bin kişi artması, işsizlik oranın ise yüzde 12’ye gerilemesi beklenmektedir.

Enflasyon ve hayat pahalılığını tüm yönleriyle ele alıyor ve vatandaşlarımızın fiyat artışlarından en az etkilenmesi için politika tedbirlerimizi oluşturuyor ve uyguluyoruz. İşçimiz, memurumuz, asgari ücretlimiz, sağlık personelimiz, öğretmenimiz, güvenlik güçlerimiz, esnafımız ve çiftçimiz dahil milletimizi enflasyon karşısında ezdirmeyecek ve enflasyonda kalıcı düşüşü temin edecek tüm politika tedbirlerini kararlılıkla uygulayacağız."

Oktay, ”Türkiye’de nasıl vesayetleri geride bırakarak daha demokratik bir yapıyı hakim kıldıysak, nasıl güçlü bir kalkınma altyapısı oluşturduysak aynı şekilde üretime ve istihdama dayalı topyekün bağımsız bir ekonomiyi de ülkemize kazandıracağız. Döviz kurlarındaki yükseliş, bazı bütçe giderlerinde artışa neden olurken aynı zamanda bütçe gelirlerini de olumlu yönde etkilemektedir. Bu çerçevede, toplam bütçe dengesine bakıldığında bu etki sınırlı ve yönetilebilir düzeydedir. Bütün bu gelişmelere rağmen ekonomik büyümede sağladığımız başarı ve mali disiplindeki kararlı duruşumuz sayesinde 2021 yılı bütçemizde yüzde 4,3’lük bir bütçe açığı öngörmüşken, OVP’de yüzde 3,5 olarak revize ettiğimiz bu yılı bu oranın altında bir bütçe açığıyla kapatacağız. Önümüzdeki dönemde de mali disiplin ve büyüme hedeflerinden vazgeçmeyerek olası riskleri etkin ve dinamik bir şekilde yöneteceğiz” açıklamasında bulundu.

“Son dönemde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de fiyatlar genel düzeyinde artışlar yaşanmaktadır” diyen Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Enflasyon konusunu da yine tek bir parametre yerine farklı dinamikleri ile açıklamak daha doğru olur. Konunun salgının etkileri ve tedarik zincirlerinde tüm dünyada yaşanan bozulmayla birlikte ele alınması gerekmektedir. Tüm dünyada artan emtia, enerji ve navlun fiyatları ile birlikte küresel olarak enflasyon olgusunun oluştuğu bir dönemden geçiyoruz. Enflasyon ve hayat pahalılığını tüm yönleriyle ele alıyor ve vatandaşlarımızın fiyat artışlarından en az etkilenmesi için politika tedbirlerimizi oluşturuyor ve uyguluyoruz. Vatandaşlarımızı fiyat artışlarından korumak amacıyla doğal gazda maliyetin dörtte üçünü ve elektrikte ise yarısını hükümet ve devlet olarak biz üstleniyoruz. Diğer ülkelerle kıyaslandığında, küresel enerji fiyatlarındaki yüksek artışı en az şekilde vatandaşlarımıza yansıtıyoruz. Önümüzdeki dönemde hem yurt içinde hem de yurt dışında üretim alanlarının genişletilmesiyle çıktı artışını sağlayacak ve fiyatların daha sağlıklı bir zeminde oluşmasına katkı vereceğiz. Enflasyonun yükselmesi konusunda aldığımız tedbirler, haksız ve fahiş fiyat artışlarının etkin bir şekilde denetlenmesi ve gerekirse kamu kaynaklarından feragat edilmesi yoluyla enflasyonun vatandaşlarımıza en az şekilde yansıtılması hususunda büyük gayret sarf ediyoruz. Bu duruşumuzu sürdürmeye kararlıyız ve vatandaşlarımızı enflasyonun etkilerine karşı korumaya devam edeceğiz. İşçimiz, memurumuz, asgari ücretlimiz, sağlık personelimiz, öğretmenimiz, güvenlik güçlerimiz, esnafımız ve çiftçimiz dâhil milletimizi enflasyon karşısında ezdirmeyecek ve enflasyonda kalıcı düşüşü temin edecek tüm politika tedbirlerini kararlılıkla uygulayacağız.”

Alınan politika tedbirleri ile birlikte ekonominin 2022 yılında yüzde 5 büyüyeceğini öngördüklerini iddia eden Oktay, ”Küresel ve ulusal düzeyde döviz kuru ve fiyatlar genel seviyesindeki gelişmelere rağmen, döviz kurunda istikrar ve enflasyonla mücadele kararlılığımız sürmektedir. Program döneminde enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek, yurt içi tasarrufları artırmak, özel yatırım kaynaklı büyüme yapısını oluşturmak ve alternatif finansman yöntemleri ile yeni yatırım araçları oluşturarak para ikamesini azaltacak uygulamaları hayata geçirmek ve bu bağlamda finansal istikrarı güçlendirmek temel makroekonomik önceliklerimiz olacaktır” dedi.
Oktay, ”2023 hedeflerimize yaklaşırken hesap verebilirliğin ana omurgasını oluşturan mali saydamlıktan asla taviz vermeyeceğiz. Doğrudan milletimizden aldığımız yetki ile yürüttüğümüz çalışmaların hesabını en nihayetinde milletimize vermek asli sorumluluğumuzdur. Salgınla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanmasına destek olmak amacıyla önemli miktarda vergi gelirinden vazgeçilmesine rağmen 2021 yılında GSYH’nin yüksek büyümesi, talebin güçlü seyretmesi, e-ticaretin ve kartlı harcamaların artışı, gelir artırıcı tedbirler ile yapılandırma gelirlerinin etkisiyle bütçe gelirlerinin daha yüksek gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Bu çerçevede bütçe açığının milli gelire oranının Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 3,5 oranının da altında gerçekleşmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.