Gerçek enflasyon gelen faturalarda

05.10.2019 00:01 EKONOMİ
TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına işçi, emekli, esnaf tepkili. Hayat pahalılığının giderek arttığını ve açıklanan rakamlara inanmadıklarını söyleyen yurttaşlar, gerçek enflasyonun gelen faturalarda açıkça görüldüğünü söylüyor.

RIFAT KIRCI

TÜİK’in açıkladığı eylül ayı enflasyon rakamlarına yurttaşlar tepkili. Yıllık yüzde 9,26 olarak açıklanan enflasyon rakamlarına ne esnaf inanıyor ne işçi ne de emekli. Gıda ve giyim sektöründe yaşanan fiyat artışlarının yanı sıra elektrik, doğalgaz, akaryakıta gelen zamlardan dolayı yurttaşlar endişeli. İstanbul Mecidiyeköy’de çarşıda konuştuğumuz yurttaşlar açıklanan rakamlara inanmadıklarını, gerçek enflasyonu evlerine gelen ve giderek kabaran faturaların yansıttığını söylüyor.

KAHVALTI BLİE YAPAMIYORUZ

Çarşıda denk geldiğimiz Gürbüz Deveci emekli olmasına rağmen hâlâ inşaatlarda çalıştığını söyledi. 2 çocuğu olduğunu ve çocuklarını okutmakta zorlandığını belirten Deveci, “Enflasyonun düştüğüne, ekonominin iyiye gittiğine bizi inandıramazlar. Kendileri otobüse bindikten sonra akbili yetmediği için geri indirildiler mi acaba? İnsanların hangi koşullarda yaşadığını, pazara gidip de 1 kilo yerine yarım kilo domates almanın ne demek olduğunu bilmezler” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“Artık insanların alım gücü diye bir şey kalmadı” diyen Deveci sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim evde kahvaltı sadece izinli olduğum gün yapılıyor. Onun dışında herkes ekmek arasına zeytin koyuyor, simit yiyor, bulabilirse peynir yiyor. Mecbur böyle, kahvaltı bile yapamaz olduk. Bizi bu hale getirenlere her şey bedava ama fakirin sigarasıyla bile uğraşırlar.”

HER ŞEY 2 MİSLİNE ÇIKTI

Emekli olduğunu söyleyen Hasan Güven ise maaşlarına aldıkları zamlarla elektriğe, doğalgaza gelen zamların orantısız olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: “Haberlerde izliyoruz, TÜİK’in açıklamaları var tabii ama hepsi yalan, hepsi palavra. Görüyoruz, marketlerde her şey 2 misli. Hareketsiz kalemleri kullanıp bizi kandırmaya çalışmasınlar. Her şeye ardı ardına zam geldi. Her şey 2 misline çıktı; bizim gelir bırak yerinde saymayı, geriye gitti. Kendileri çalıp kendileri dinliyorlar. Kendilerine inanan bir kesim var, onları konsolide etmek için böyle konuşuyorlar, tamamen ideolojik.”

100 TL’LİK FATURA 170 TL OLDU

“Kime göre açıklıyorlar bu rakamları, zenginlere göre mi?” diye sorarak TÜİK verilerine tepki gösteren Osman Dilmen, kendi hissettikleri enflasyonun en az yüzde 40 olduğunu söyledi. Dilmen, “En düşük zam yüzde 40’ın üstünde. Şeker, çay, doğalgaza gelen zamlardan herkes haberdar. Bana normalde elektrik faturası 100 lira gelirken, şu an 170 lira geliyor. Hadi diyelim enflasyon yüzde 9 değil de yüzde 10 olsun. O zaman bana gelecek fatura 110 lira olmalı, ben neden 170 lira ödüyorum?” diye sordu.

Pimapen işinde olduğunu belirten Dilmen, yüksek fiyat artışlarının ürünlerde kalite düşüşüne neden olduğunu da kaydetti. Dilmen, “İnsanlar gramajdan çalıp maliyeti düşük tutuyor. Bir şeylerden kısılacak ki insanlar dükkânını ayakta tutabilsin” ifadelerini kullandı. Çocuklarına ancak bayramda giysi alabildiğini dile getiren Dilmen, “Eskiden alışverişe çıkınca çoluk çocuk bütün aile giyiniyorduk, şimdi bu mümkün değil” diye konuştu.
birbirimizden kaçar olduk

Defolu giyim ürünler satan bir dükkânda rastladığımız Durdane Yavuz ise şunları söyledi: “Artık alışverişi en ucuza yapabileceğimiz yerler arıyoruz. Çarşıda fiyatlar uçmuş. Pazardan alıp giyiyorsun, defoluları alıp evde onarmaya çalışıyorsun.”

Yavuz, yüksek gelen faturaların kendisini endişelendirdiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Meyve bile alamıyoruz, önce sebzemizi alalım, yemekliğimizi alalım diyoruz. Her şeyin ucuzunu alıyorsun. Yaşam şartları düşük insanların, çocuklar bile mutsuz. Asgari ücretli ay sonunu çıkaramıyor, o nedenle herkes kredi kartlı. Herkes borçlu. Kartlara da, şahıslara da, eşine dostuna da borçlu insanlar. İnsanlar birbirinden kaçar oldu artık. Gönül istiyor ki üste başa bir şeyler alalım, kuaföre gidelim. Her şeyi erteler olduk. Artık kendimiz görüyoruz işlerimizi, saçımın boyasını kendim yapıyorum.”