birgün

24° AÇIK

SİYASET 21.06.2020 09:21

Güvenlik soruşturması kaybetme korkusundan

AYM'nin iptal ettiği güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi için TBMM'ye kanun teklifi sunan AKP'ye muhalefet tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erkek, "Kaybetme korkusu iktidara her türlü hukuksuzluğu yaptırıyor" dedi

Güvenlik soruşturması kaybetme korkusundan

HÜSEYİN ŞİMŞEK

AKP’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından yaygınlaştırdığı ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal ettiği kamuya personel alımında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması için TBMM Başkanlığı’na yeni bir kanun teklifi sunması, muhalefetin tepkisini çekti. AKP’nin iktidar alanını kaybettikçe “saldırganlaştığını” ve tüm kamuyu kontrolü altına almak istediğini bildiren muhalefet milletvekilleri, teklifin komisyon ve genel kurul aşamasında ciddi tartışmaların yaşanacağına dikkat çekti.

Teklifte AYM’nin iptal kararı sonrası kamuya girişlerde düzenleme yapılması gerektiği savunularak, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak kişiler sıralandı. Teklife göre “üst kademe kamu yöneticilerine”, “milli güvenlik açısından stratejik öneme sahip proje, birim, tesis hizmetlerinde çalışacak kişiler” hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacak.

Teklifle, kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olmayan ancak ileri teknoloji gerektiren AR-GE faaliyetleri, bilişim teknolojileri ve savunma sanayi gibi sektörlerde çalışacak kişiler, söz konusu soruşturma ve araştırmadan geçecek. Güvenlik soruşturması MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki amirler tarafından yapılacak. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yürüten kişiler, ancak kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak bilgi ve belgeye erişmeye yetkili olacak.

HANEDAN DEVLETİ
Güvenlik soruşturmasının AKP’nin kamuyu ele geçirme hamlesinin sonuncusu olduğunu bildiren CHP Hukuk Politikaları’ndan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, “Hukuk devletinden uzaklaştıkça maalesef temel hak ve özgürlükler de ortadan kalkıyor. Bu iktidar çok korkuyor. Kaybetme korkusu her taraflarını sarmış durumda. Türkiye Cumhuriyeti bir hanedan devletine dönüştü. Otoriterleşiyor. Kendisi gibi düşünmeyen, yanında görmediği herkese maalesef bir vatandaş gibi değil de başka gözlerle bakıyor” dedi.

guvenlik-sorusturmasi-kaybetme-korkusundan-746810-1.

Devlette liyakatın yok olduğunu, güvenlik soruşturmasının da eş dost atamalarını kolaylaştırıcı bir etken olduğunu söyleyen CHP’li Erkek, “Kamu hizmetinde, devlete memur alımında en temel ölçü liyakattir. Kamu için uygun kişiyi bulmak, kayırmacılık, yandaşlık yapmamak gerekirdi ama bu ortadan kalktı ve devletin tüm kurumları temelden sarsıldı. Bu aşamada güvenlik soruşturması da aynı amaca hizmet edip bir eleme aracına dönüştü. Oysa devletin temeli adalettir. Adalete bağlı kalmalıyız” diye konuştu.

ANNESİ BABASI SENDİKALI DİYE...


Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) kamudan ihraç edilen yüz bini aşkın vatandaşın özlük haklarını geri kazanması için yaptığı çalışmalarla bilinen HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da AKP’nin soruşturma ısrarına karşı direneceklerini söyledi. 2019’un son günlerinde de aynı teklifin TBMM’ye sunulduğunu ancak karşı çıkmalarının ardından teklifin geri çekildiğini anımsatan Gergerlioğlu, “Bu teklifi de aynı akıbet bekliyor” dedi.

Güvenlik soruşturmasının OHAL ile birlikte kurumsallaştığını söyleyen Gergerlioğlu, BirGün’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

guvenlik-sorusturmasi-kaybetme-korkusundan-746811-1.

“AKP döneminde güvenlik soruşturması kamunun tümüne yayıldı ama bununla sınırlı kalmadı. Artık özel sektörde işe alınacak kişiler için de bu kullanılıyor. Özel okullarda çoğunlukla güvenlik soruşturması uygulamasına gidiliyor. Devlet, oralara kadar el atmış durumda. Yoğun bir şekilde tüm toplumu pençeleri altında tutmaya çalışan bir anlayış var. Güvenlik soruşturmasından olumsuz yanıt alanlar idare mahkemelerine başvuruyor. Mahkemelere gelen yanıtlar, annesi, babası, eşi, dostu sendikalı diye kişilerin memur yapılmadığını ortaya koyuyor. Bu teklif yasalaşırsa muhalifler değil muhaliflerin çocukları, torunları bile kamuda ve birçok özel birimde işe giremeyecek.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız