birgün

18° AÇIK

ÇEVRE 07.02.2018 15:18

Halk ‘taş ocağı’ istemedi ÇED toplantısı yapılmadı

Kırklareli’ne bağlı Çukurpınar köyünde yapılması planlanan ‘Dolomit ocağı kırma eleme tesisi’ne ilişkin ÇED toplantısı, halkın yoğun tepkisi üzerine yapılamadı

Halk ‘taş ocağı’ istemedi ÇED toplantısı yapılmadı

UĞUR ŞAHİN

Neredeyse her köyünde bir taş olacağı bulunan Istrancalar’daki doğa katliamı sürüyor. Son olarak Istırancaların en eski köylerinden biri olan Kırklareli merkeze bağlı Çukurpınar köyüne, ‘patlatmalı Dolomit ocağı alan genişletmesi ve kırma eleme tesisi’ kurulmak isteniyor. Ancak tesis için dün gerçekleştirilmesi planlanan ÇED toplantısı köylülerin, muhtarların, kooperatiflerin ve demokratik kitle örgütlerinin yoğun tepkisi üzerine yapılamadı.

Sabahattin Ali’nin öldürüldüğü köy olarak da bilinen Çukurpınar köyünün 200-300 metre yakınında kurulması planlanan tesis, ormanlık alan içerisinde bulunuyor. Proje alanın hemen bitişiğinde 1. Derece Arkeolojik SİT alanı olan Kırağılı Kayrak Ceneviz Kale kalıntısı bulunuyor.

Muhtarlar karşı

Çukurpınar köyünün muhtarı Yaşar Geri, patlatmalı tesisin köydeki yaşamı yok edeceğini vurgulayarak, tesise karşı olduklarını söyledi. Yetkililerin tesise izin vermemesi gerektiğinin altını çizen Geri’nin ardından, Armağan köyünün Muhtarı Recep Dal konuştu. Dal da köylerde turizm çalışması yürüttüklerini aktararak, tesisin turizme zarar vereceğini kaydetti.

halk-tas-ocagi-istemedi-ced-toplantisi-yapilmadi-424671-1.

Hukuk mücadelesini sürdüreceğiz

Yaşananların ardından açıklama yapan DAYKO Vakfı Kırklareli Temsilcisi Göksal Çidem, şu ifadeleri kullandı: “Istrancaların neredeyse her köyünde bir taş ocağı var, Olmayanlara da olması için tekrar tekrar taş ocağı projeleri geliyor. Milenyum çağında Istrancalarda taş devri yaşanıyor. Proje alanından etkilenecek, doğal varlıklar, kültürel varlıklar, orman ve su var. Bunların hepsini yok edecek dinamitlerin patlayacağı taş ocağı açılmak isteniyor. İnsaf… Kırklareli Kent Konseyi Çevre Meclisi ve bileşeni olduğumuz Trakya Platformu’nun yürütme, bilim ve hukuk kurullarının destek ve katkılarıyla hazırladığımız itiraz dilekçemizi ilgili kurum ve bakanlıklara sunup, süreci her aşamada takip ederek doğal ve kültürel varlıklarımızın, köylerimizin yaşaması, gelecek nesillere yaşanabilir bir Istranca bırakmak için hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Gelecek nesillerin yaşam alanlarını ve yaşam hakkını yok etmeye kimsenin hakkı yok, onlar bunu hak etmiyor. Bugün hak gördüklerimiz, yarınlardan çaldıklarımız olmamalı.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız