birgün

29° AÇIK

GÜNCEL 07.07.2020 15:09

HDP, ‘Demokrasi Buluşmaları’nın startını verdi

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Demokrasi Buluşmaları” çerçevesinde demokrasinin inşası için Türkiye’nin dört bir yanında emekçi, ekolojist, inanç grupları ve gençlerle buluşmalar gerçekleştireceklerini söyledi.

HDP, ‘Demokrasi Buluşmaları’nın startını verdi

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Demokratik Mücadele Programı’nın 2’nci ayağı olan “Demokrasi Buluşmaları”nın startını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Basın Kapısı’nın önünde verildi.

Basın açıklamasında konuşan Eş Genel Başkan Mithat Sancar, toplumun tüm kesimleri ile buluşmalar gerçekleştireceklerini belirterek, “Bu yürüyüşle ortaya koyduğumuz itirazı buluşmalarla bir inşa gücüne dönüştürme amaçlıyoruz. Yürüyüşümüz esas olarak bir itirazı dillendirmek içindi. İtirazın yüksek sesle bütün demokratik kesimlerle buluşturmak içindi. Adaletsizliğe itiraz ediyorduk, şimdi bu buluşmalarla adalet inşa edecek gücü bulacağız. Despotluğa itiraz diyoruz. Demokrasiyi inşa için buluşacağız” dedi.

‘HAKKI, HUKUKU BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ’

İktidarın kontrol edemediği kesimler ve toplumsal çevrelerden intikam için hareket ettiğini kaydeden Sancar, 7 Haziran’ın intikamının alınması için Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve İdris Balukan gibi arkadaşlarının rehin alındığını söyledi.

HDP olarak 31 Mart ve 23 Haziran’da iktidarı durdurduklarını ifade eden Sancar, “O nedenle bir intikam olarak irade gaspı operasyonlarına başladılar. Kayyumlar atadılar, milletvekillerinin vekilliklerini düşürdüler, bu iktidarın intikamcı zihniyetine itiraz ediyoruz, bu itiraz için buluşmalar gerçekleştireceğiz. Adaleti, hakkı, hukuku, hakkaniyeti toplumun çeşitli kesimleriyle birlikte inşa edeceğiz” diye konuştu.

‘KANUN TEKLİFİ İNTİKAM HAMLESİDİR’

Barolar düzenlemesinin adaleti sahipsiz ve toplumu savunmasız bırakma düzenlemesi olduğunu aktaran Sancar, şu ifadeleri kullandı: “Biliyorsunuz gündemde barolarla ilgili bir kanun teklifi var. Bu kanun teklifi hem bir biat operasyonudur hem de bir intikam hamlesidir. Bu iktidar kontrol edemediği alanları kapatmaya veya kendisine biat edecek bir noktaya getirecek düzenlemeler yapmaya yöneliyor. Burada amaç basit bir kanun değişikliği değildir. Asıl amaç adaleti sahipsiz, toplumu savunmasız bırakmaktır. Bu yasa teklifine karşı başından beri sürdürdüğümüz demokratik muhalefeti genel kurulda da güçlü ve etkili bir biçimde sürdüreceğiz.”

‘CESARET BULAŞICIDIR’

HDP’li vekillerin komisyon oturumlarında toplumu ve adaleti savunmak için büyük emek verdiğini ifade eden Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Barolar itirazlarını yollara dökülerek ortaya koydu, baro başkanlarının anayasal meşru hakkı olan yürüme toplanma hakkı defalarca bu iktidar tarafından engellendi. Ama barolar yürüdüler, barolar itirazlarını ortaya koymaktan vazgeçmediler. Biz baroların bu itirazını, bu yürüyüşünü selamlıyor, destekliyor ve şunun altını çiziyoruz: Umut bulaşıcıdır, cesaret bulaşıcıdır. Ahlaki çölde tek bir kişi adaleti haykırdığında mutlaka yankı bulur o haykırış.”

HDP olarak Edirne ve Hakkari’den başlattıkları “Darbeye karşı Demokrasi Yürüyüşü”nün haykırışa, haykırışında karanlığı aydınlatan bir çığlığa dönüştüğünü aktaran Sancar, “İşte HDP’nin Edirne ve Hakkari’den başlattığı yürüyüş bir haykırıştı. O haykırış zifiri karanlığı yaran bir işaret fişeği olmuştur. Karanlığı aydınlatan bir çığlık olmuştur, baroların da bu çığlığı aydınlığa doğru bir ilerlemedir” ifadelerini kullandı.

İktidarın muhalefeti susturmak ve tasfiye etmek için yargıyı sopa olarak kullandığını söyleyen Sancar, devamında şu ifadelere yer verdi: “Yargı bu iktidarın uzun zamandır kontrolüne aldığı bir aygıt durumuna gelmiştir. Bu iktidar yargıyı, muhalefeti susturmak ve tasfiye etmek için bir sopa olarak kullanıyor. Esasen ortada yargı denebilecek bir kurum kalmamıştır. Yargıda adaleti yeniden canlandırma mücadelesinin öncülüğünü bugün savunma mesleği mensupları yapmaktadır.”

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız