HDP milletvekili Mithat Sancar: Türkiye toplumu baskıcı, yasakçı, çatışmacı zihniyeti taşımak istemiyor

11.09.2019 22:21 SİYASET
TBMM Başkanvekili ve HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, 4 Kasım 2016'dan beri tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) duruşması öncesi tahliye edilmesi olasılığı hakkında, "Türkiye toplumu baskıcı yasakçı çatışmacı zihniyeti taşımak istemiyor. Bu vicdan mahkemeleri hakimleri de belli ölçüde etkiler" dedi.

TBMM Başkanvekili ve HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, RS FM'de katıldığı Atilla Güner’in Akşam Postası programında Selahattin Demirtaş'ın tahliyesine ve HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylem yapan ailelere ilişkin açıklamalarda bulundu. HDP’nin tüm acılı anneler için bir komisyon kurulmasını önerdiğini hatırlatan Sancar, şöyle konuştu:

"Bütün annelerin acıları bizim de acımızdır. Annelerin evlat hasreti bizim de her zaman önem verdiğimiz saygı duyduğumuz görev saydığımız taleplerdir. Annelerin talebi çocuklarının bulunmasıdır. Bu konuda asıl sorumluluk ve görev devlet kurumlarına aittir. Kayıp çocuklarını 30 yıldır arayan Cumartesi anneleri var, barış anneleri var. Biz bütün annelerin acısını ortak kabul ediyoruz. Bu acıları gerçekten dindirmek istiyorsak sebeplere eğilmek zorundayız. Samimi olalım. Acılarla oynamayalım. Bunu bitirecek çarelere yoğunlaşalım."



'TOPLUM VİCDANI MAHKEMELERE ETKİ EDECEK'

Hakkında AİHM'de görülecek davaya bir hafta kala Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilmesi olasılığı ve yeni bir çözüm süreci ihtimalini değerlendiren Mithat Sancar şöyle dedi:

''Bir barış ve çözüm hedefini önümüze koyalım. Barışa giden yolun nasıl oluşturulabileceğine ilişkin bir ortak komisyon kuralım. STK’lar da çalışmalar yapsın. Yeniden ciddi bir çalışma yapalım. Biz Çözüm Süreci demiyoruz. Bunun adına başka bir şey de diyebiliriz. Çözüm arayışının merkezi TBMM olmalıdır. Meclis bunun için vardır. Toplumdaki acıları dindirmek için vardır. Türkiye toplumu baskıcı yasakçı çatışmacı zihniyeti taşımak istemiyor. Toplumda geniş kesimlerde bu kutuplaştırma politikası yer edinebilseydi üzücü şeyler yaşanırdı. Toplum vicdanı bazılarını konuşmaya mecbur ediyor. Bülent Arınç durup dururken bunları söylemedi. Toplum vicdanı bu uyanışın mahkemelere de belli ölçülerde etki etmesi de işin doğası gereğidir. Hakimlerin de etkilenmesi mümkündür. Başka kurumlarda da benzer işaretlerin itirazların ortaya çıkmasını beklemek lazım. Bu toplumda derin bir sağduyu vardır".