İBB, ABD’den getirilen yönetmene 5 dakikalık video için 6 milyon TL vermiş

18.05.2019 20:30 GÜNCEL
Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 15 Temmuz günü Boğaziçi Köprüsü’nde yaşananları beş dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirilen yönetmene 6 milyon TL ödendiğini yazdı. “İBB’deki dijital veriler bu yüzden mi saklandı?” başlıklı köşe yazısında Ağırel, ‘İBB Yapım İşleri dergisinin tasarım, uygulama ve yayınlama hizmeti’ işine 136 bin lira, ‘Dijital yayıncılık, tasarım, uygulama […]

Yeniçağ yazarı Murat Ağırel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 15 Temmuz günü Boğaziçi Köprüsü’nde yaşananları beş dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirilen yönetmene 6 milyon TL ödendiğini yazdı.

“İBB’deki dijital veriler bu yüzden mi saklandı?” başlıklı köşe yazısında Ağırel, ‘İBB Yapım İşleri dergisinin tasarım, uygulama ve yayınlama hizmeti’ işine 136 bin lira, ‘Dijital yayıncılık, tasarım, uygulama ve yayınlama’ işine 135 bin lira, ‘İstanbul’un turizm dergisinin tasarım, içerik, uygulama ve yayınlama hizmeti’ işine ise 213 bin lira verildiğini yazdı.

Ağırel ayrıca 15 Temmuz günü Boğaziçi köprüsünde yaşananları 5 dakikalık video ile canlandırmak için ABD’den getirilen yönetmene 6 milyon TL ödendiğini belirtti.

Ağırel yazısında, “Ekrem İmamoğlu, İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’ndaki verileri inceletmek istedi. Bu yetkilendirme sonrası ortaya çıkacaklardan rahatsız olan kimileri yok özel bilgiler dışarıya servis edilecek, yok kim bu kişiler vs. gibi söylemlerle algı operasyonuna başladılar. Ardından İstanbul 4. İdare Mahkemesi başvuru sonucu iki satırlık bir yazı ile alelacele denetleme işini durdurma kararı aldırdılar” dedi.

Ağrıel Yazısının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Bu girizgâhla süreci hatırlattıktan sonra ulaştığım skandal belgeleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Kahramanımızın (!) ismi Selim Karabulut…

İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı.

Karabulut’un, 12 Mayıs’ta iktidara yakın Diriliş Postası adlı internet adresinde çıkan bir röportajına denk geldim. Okurken gözlerime inanamadım. Karabulut, kendisinden şifreyi isteyen denetçilere aynen şunları söylemiş:

‘Şifreyi sadece ben biliyorum. Yüksek Seçim Kurulu kararını verene dek ben size şifreyi vermiyorum. Bununla alakalı görevden alabilirsiniz, soruşturma başlatabilirsiniz ama bu şifre benimle beraber yok olur gider. Canımı veririm yine size bilgileri vermem.’

Olayın tanıklarının aktardığına göre Karabulut, ruhsatlı tabancasını göstererek, gerekirse kendisini vuracağını ama yine de verileri kopyalatmayacağını vurgulamış.

Gazetedeki habere göre “İstanbul’un kozmik odasına girilmek istenmişti.” Aradan geçen 48 saatte ise “15 Temmuz’daki gibi bir mücadele yaşandı” denilerek röportaj köpürtüldü.

Hani okuyan insan şöyle anlıyor; ‘İBB emperyalistler tarafından işgal edilmiş ve sayın Karabulut’ta direnmiş.’ Hâlbuki hangi yandaş yalakaya ne kadar para harcandı hepsi o kayıtlarda bulunuyordu.”