birgün

8° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 14.01.2020 06:57

İhmaller zincirinin son halkasıyım

Ankara’da 2018’deki YHT faciası ile ilgili 10 sanığın yargılanmasına başlandı. Savunma yapan tutuklu memur Yıldırım, “Kazaya neden olan ihmaller zincirinin son halkası olmaktan üzgünüm. Eğitim almamam hata yapmama sebep oldu” dedi

İhmaller zincirinin son halkasıyım

Burcu Cansu

Ankara’da 13 Aralık 2018’de 3’ü makinist 9 kişinin hayatını kaybettiği, 107 kişinin yaralandığı Yüksek Hızlı Tren (YHT) faciasına ilişkin 3’ü tutuklu 10 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında, sanıkların savunmaları alındı. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile kazanın mağdurları katıldı. Duruşma, kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından olay tarihinde tren teşkil memuru olarak görev yapan tutuklu sanık Osman Yıldırım’ın savunmasıyla başladı. İddianamede, trenlerin gidiş yönlerine göre farklı raylara girmesini sağlayan makası değiştirmeyi unuttuğu için kazanın meydana gelmesine neden olduğu öne sürülen tutuklu Yıldırım, “Kazaya neden olan ihmaller zincirinin son halkası olmaktan dolayı üzgünüm. Ankara’ya geldiğimde, ‘hızlı tren hattında çalışacağım’ söylendi. İlk olarak 22 Ekim 2018 günü sabah saat 08.00’de nöbete geldim. O gün İbrahim isminde bir arkadaş vardı. Hat-1 de ne yapacağımızı söyledi. Daha sonraki ifadesinde ‘Osman’a eğitim verdim, M-74 makasını uygulamalı gösterdim’ diyor. O makas arızalıydı. Çalışmayan bir makası bana nasıl göstermiş” dedi.

‘TEK ÇALIŞACAĞIMI BİLMİYORDUM’

9 Aralık 2018’de ilk gece nöbetine gittiğini belirten sanık Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşçilerin mesaileri yüksek olduğu için gece çalıştırmıyorlardı. Ben tek çalışacağımı bilmiyordum. 12 Aralık’ta ikinci gece nöbetim vardı. Yine tren teşkil işçileri 23. 00’den sonra çalışmıyordu. O gece de tek kaldım. O gün kar yağmıştı, hava çok soğuktu. Saat 05.00 gibi hareket memurunun talimatıyla 12’nci yolda İstanbul treni gidecekti. Makaslar donmuştu. Makaslarda ısıtma sistemi yoktu. Makası yapmakta zorlandım. Makaslama yaptım ama herhalde tam kilitleme yapmadı. Makas yanlış yapma demiryolunda sık sık rastlanan bir olaydır. Bunun için önlem almamışlardı. Buz nedeniyle elim ayağım dondu, makaslar zor yapılıyordu. M-74 makasına doğru gittim. 11’inci makasın kilitlemesini yaptım. Ben bu makasın Hat-1’e gittiğini düşünüyordum. Tren önümden geçti gitti, hangi yola girdiğini görmem mümkün değildi. Kazayı duyunca şoka girdim. Ben makası yaptığımı sanıyordum, tren Hat-1’den gitmesi gerekiyorken Hat-2’den gitti.”

Sanık Yıldırım, eğitim almadan ve hiç bu işte çalışmadan ilk defa mı görevlendirildiği yönündeki soruya, “Bu konuda ben eğitim almadım. Havanın soğuk olması, tek çalışmam ve bu konuda eğitim almadan görevlendirilmem hata yapmama neden oldu” dedi. Yıldırım, “Hatta sinyalizasyon olsaydı bu kaza olmazdı” ifadesini kullandı.
Tutuklu sanık hareket memuru Sinan Yavuz ise “Tren içeri girerken teknik telefondan Osman Yıldırım’ı aradım. Makasa buz sıkıştığını ama temizlediğini söyledi. Makinistini arayıp treni gönderdim. Sinyal sistemi de olmadığı için makasın hangi yönde olduğunu fark etme şansımız yoktu. Takip etme şansımız yok, hangi hattan gittiğini bilmemizin imkânı yok. Hattan en az 60 tren geçiyor ve 5-10 dakikada bir makas değiştirmek gerekiyor” dedi.

Olay günü trafik kontrolörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emin Ercan Erbey de konumu gereği söz konusu M-74 makasını görme şansı olmadığını söyledi: “Olaydan sonra her gün kendime mahkeme kurdum. Ben vicdanen kendimi beraat ettirdim.”

TCDD Gar Müdür Yardımcısı Kadir Oğuz ise savunmasında şunları ifade etti: “Osman Yıldırım geldiğinde manevraları doğudan yapıyorduk. Geldiği ilk gün hem batı hem doğuyu gezip çalışma prensiplerini öğrenmiştir. Eğitim evrakının imzalanmaması, makas kullanmayı bilmediği anlamına gelmez.” Yıldırım’ın avukatı, yönetmeliğe göre verilmesi gereken birçok eğitimi sayarak verilip verilmediğini sorduğunda Oğuz, “Yıldırım geçici eğitim ile geldiği için bu eğitimler verilmemiştir. Bu eğitimler kadrolu personele verilmektedir” dedi. Vekâleten Ankara Gar Müdürlüğü görevini yürüten Oğuz, “Mahkeme heyeti Ankara Gar’dan davaya ilişkin belge istese sizin imzanızla mı gelecek?” diye sorduğunda, “Arşivden çıkarılır. Benim yazımla gelir” dedi.

ESAS SORUMLULAR YARGILANMALI

Sanık avukatları arasında Oğuz’a yöneltilen sorular üzerine tartışma da çıktı. Tartışma sonrası bir sanık avukatı, “Sorumlu genel müdürdür. Dayatılan sistemde ne bu sanığın ne de bazı sanıkların yetkisi vardır. Biz gerçek sorumluları yargılamak istiyoruz” dedi. Mahkeme salonunda sanık yakınlarının alkışın ardından mahkeme başkanı “Burası sinema salonu değil” ifadesini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız