birgün

6° AÇIK

SİYASET 22.11.2020 10:03

İktidar bloku dağılmamak için her yolu deniyor: İçeride yeni arayışlar var

İktidar bloku, kötü gidişat karşısında dağılmanın önünü kesmek için her yolu deniyor. Çakıcı üzerinden verilen mesajla muhalefete sopa gösterilirken, AKP içinden yeni arayışlar ortaya çıkıyor. Erdoğan, şimdilik Bahçeli’yle yan yana konum almak durumunda kalsa da bu arayışlara göz kırpıyor.

İktidar bloku dağılmamak için her yolu deniyor: İçeride yeni arayışlar var

Mehmet Emin Kurnaz

Pandemi, ekonomik buhran ve deprem gerçeği hükümetin önünde acil çözülmesi gereken meseleler olarak dururken, iktidar blokundaki kriz her geçen gün derinleşiyor. Ekranlarda gösterilen pembe tablo yurttaşın acı gerçeğine çarpıyor, krize çare üretemeyen Saray yönetimi ise yeni manevra arayışlarına yöneliyor.

Biden’ın ABD seçimlerinde galip gelmesinin ardından Damat Berat Albayrak’ın istifasıyla başlayan süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dikkat çeken hukuk ve demokraside reform ‘müjdesiyle’ kendini gösterdi. Erdoğan’dan beklenmeyen bu çıkış, piyasalara güven aşılama hamlesi olarak değerlendirilse de reform söyleminin akabinde kamuoyunda beklentiler oluştu. Pek çok demokratik kitle örgütü, hukuksuz tutuklamalardan hak arama mücadelesine dek acil düzenlemeler talep etti. Henüz Erdoğan’ın sözlerinin yankısı geçmeden, 100’ün üzerinde DTK’li siyasetçiye operasyon düzenlendi.

Muhalefete sopa gösteriliyor

Reform söyleminin demokrasi ve hukuk nezdinde bir karşılığının olmadığı bilinse de iktidar kanadındaki yansımaları dikkat çekici. Erdoğan’ın içeriği henüz belirlenmemiş çıkışının ardından suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik açık tehdidi, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘içeriye dönük bir mesajı mı’ sorusunu akıllara getirdi. Bu çıkarımların karşılığı önümüzdeki günlerde netleşecekse de asıl yakıcı mesajda, 90’ları andıran bir devlet-mafya ilişkisine gönderme olduğu, tüm muhalefete de sopa gösterildiği biliniyor.

Şimdilik ittifaka mecbur

Öte yandan reform tartışmalarının ardından Kavala ve Demirtaş’ın serbest bırakılması gerektiği vurgusu yapan AKP’li Bülent Arınç’a MHP’den gelen tepki, ittifakta uzun süredir devam eden gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi. Çakıcı’nın çıkışı karşısında Erdoğan’ın sessizliği ise dikkat çekiyor. İktidar blokundaki taraflar, dağılmayı önlemek adına ittifakta kalmaya şimdilik mecbur görünüyor.

Arayışlara izin veriyor

Kamuoyu yoklamaları tabandaki erimeyi gözler önüne sererken, kötü gidişat AKP içinde farklı bileşenleri tedirgin ediyor. Mızrağın artık çuvala sığmadığını gören Bülent Arınç gibi ‘eski AKP’liler, Kürt milletvekilleri, yani kuruluş zamanlarına dönme beklentisiyle reform söyleminden heyecan duyan kesimler yeni arayışlara yöneliyor. Erdoğan, Bahçeli’yle yan yana konum almak durumunda kalsa da bu arayışlara izin veriyor. Bu arayışların sonucunda iktidarda kalmanın mümkün olabileceği yeni bir manevra şansı görürse, iktidar ortağı Bahçeli’den ancak o zaman vazgeçebilir gibi görünüyor.

***

İllegal yapılar dizayn edemez

Kılıçdaroğlu’na yönelik tehdit açıklamalarına tepkiler sürüyor. Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı, Alparslan Türkeş'in Danışmanı Alaattin Aldemir, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsında demokratik siyasi hayatımıza yapılacak her türlü iç-dış tehdit karşısında bir nefer olarak duracağımı belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek Bülent Arınç’ın Alaattin Çakıcı'nın Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdit ve hakaretlerine yaptığı yorumu köşesine taşıdı. Zeyrek, Arınç’ın “Bu tehdit, Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef almış gibi görünse de aslında demokrasiye yapılmıştır. Tasvip edilecek tarafı yok. Hem Meclis'e hem demokrasiye yapılmıştır. Meclis Başkanı'nın bu işe sahip çıkması lazım” dediğini aktardı.

Çakıcı'nın Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdidi hakkında konuşan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, "İllegal yapıların siyaseti dizayn etme çabalarına müsaade etmeyeceğiz. Türkiye, illegal yapılardan da bu yapıların arkasına saklanan siyasetçilerden de büyüktür" dedi.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız