birgün

7° PARÇALI BULUTLU

GÜNCEL 01.01.2020 13:48

İktidar içeride de dışarıda da sarsıldı

Türkiye siyasetinde 2019’a yerel seçimler damgasını vurdu. Devletin tüm olanaklarını kullanmaktan çekinmeyen AKP iktidarı, büyük bir gerileme yaşadı. Erdoğan liderliğindeki parti, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere pek çok kritik kenti muhalefete kaybetti. Siyasette yeni bir perde açıldı

İktidar içeride de dışarıda da sarsıldı

Hazırlayan: Mehmet Emin Kurnaz

Geçtiğimiz bir yıl, iç ve dış politikada büyük kırılmalara sahne oldu. 31 Mart Yerel Seçimleri’nde kan kaybeden iktidar partisi, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehri CHP’ye kaptırdı. İstanbul seçimlerinin YSK darbesiyle iptal edilmesinin ardından 23 Haziran’da tekrarlanan seçim ise yine AKP için 806 binlik farkla fiyaskoya dönüştü. AKP’deki çatlakları derinleştiren bu yenilgiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden duyulan rahatsızlıklar ve parti içi kliklerin hegemonya savaşları da eklenince çözülme hızlandı. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ekibi Gelecek Partisi’ni kurarken, eski Bakan Ali Babacan ve ekibi de yollarını ayırdı, yeni yılın ilk ayında AKP’den kopan ikinci partinin de isim ve programının açıklanacağı belirtildi.

Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP ise, hemen her adımda koşulsuz şartsız iktidarın yanında konumlandı. Yüzde 50 artı 1’e dayalı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde AKP’nin muhtaç olduğu anahtar olarak ortaklığı sürdüren MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, hem AKP’den oy devşirdiği hem de AKP’yi ittifaka bağımlı kıldığı görüldü.

Hegemonyası zayıflayan AKP rejimi, muhalefete karşı FETÖ ve PKK sopasını göstermekten de geri durmadı. Muhalefet cephesi, iktidar tarafından sürekli hedef gösterilirken, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Çubuk’taki asker cenazesinde linç girişimine uğradı. İYİ Partililere yönelik çeşitli saldırılar ise bitmek bilmedi. CHP, İYİ Parti ve kurulan yeni partilere ilişkin art arda FETÖ suçlamaları yöneltildi. Hükümetin HDP’ye yönelik baskıları da arttı, birçok seçilmiş belediye başkanı görevden alınarak yerlerine kayyum atandı.

Ana muhalefet kanadı ise, yerel seçimlerdeki başarıyı ileriye taşıyacak hamlelerin arayışını sürdürdü. Siyasi ibreyi belediye başkanları ve yerel yönetimlere çeviren CHP, büyükşehirlerdeki israf ve yolsuzlukların boyutunu sergiledi. Ancak iç ve dış politikada iktidara karşı güçlü alternatifler yaratma konusunda eksik kaldı. Baskısını artıran iktidar, muhalefeti dört bir yandan kuşatırken, “Saray’a giden CHP’li” haberi parti içinde büyük tartışma ve polemiklere neden oldu. Sağdan devşirdiği siyasetçilerden ağzı yanan CHP, son olarak Sinan Aygün’ün rüşvet iddialarına da maruz kaldı.
Bu kısa özet eşliğinde Türkiye iç politikasının bir yılı şöyle...

6 Mayıs YSK Darbesi

31 Mart’ta İBB seçimini kaybetmeyi bir türlü kabullenemeyen iktidarın 36 gün süren temelsiz itirazları sonuç verdi. Skandal bir karara imza atan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 6 Mayıs’ta kararını açıklayarak 4’e karşı 7 oyla İBB seçimini iptal etti. Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası da geri alındı.

23 Haziran İBB Seçimi

Siyasi Partiler, sivil toplum örgütleri, sendikalar, hukukçular YSK’nin kararını ‘demokrasinin tabutuna çakılan son çivi’ olarak yorumlarken, halkın tepkisi sert oldu. Tekrarı 23 Haziran’da yapılan İBB seçimleri için boykot seçeneği de gündeme gelirken, CHP “Boykot yok” dedi. Mazbatası elinden alınan İBB Başkanı İmamoğlu’na destek artarken, 23 Haziran’daki seçimin ikinci kez galibi, 806 bin 456 farkla oyunu yüzde 54.21’e yükselten İmamoğlu oldu. Rakibi Binali Yıldırım ise, yüzde 44.99’a geriledi.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669302-1.

31 Mart Yerel Seçimleri

2019 yerel seçimlerinde ittifaklar, seçim sonuçlarında belirleyici oldu. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Adana, Mersin, Antalya gibi büyükşehirlerde CHP, yönetimi AKP'den devraldı. CHP'nin toplamda kazandığı büyükşehir belediye sayısı 11'i buldu. AKP ise bölge illerinden Bitlis, Şırnak ve Ağrı’da kazanırken, Zonguldak ve Giresun'u da CHP’den aldı. Ardahan, Artvin, Bolu, Bilecik ve Kırşehir’i ise CHP’ye kaptırdı.

MHP, Erzincan, Kastamonu, Çankırı, Amasya, Kütahya, Karaman, Bayburt’u AKP’den aldı, Isparta’yı ise AKP’ye kaptırdı. Kırklareli’nde CHP'den ayrılan mevcut belediye başkanı Mehmet Siyam Kesimoğlu, bağımsız girdiği seçimi kazanarak tek bağımsız il belediye başkanı oldu.

Ankara'da 2014’te AKP yüzde 44.9 oy oranıyla kazanmış, CHP ise yüzde 43.8’de kalmıştı. AKP-MHP ittifakının oyu bu kez yüzde 47.1’de kalırken İYİ Parti ile ittifak yapan CHP'nin adayı Mansur Yavaş yüzde 50.91’le seçimi kazandı. Ankara'da, 2017'de görevinden istifa ettirilen Melih Gökçek ise 23 yıldan fazla belediye başkanlığı yapmıştı.
2014 İBB seçimlerini yüzde 47.9 oyla kazanan AKP, 31 Mart'ta MHP ile ittifak yaparak eski Başbakan Binali Yıldırım'ı aday gösterdi. AKP’nin oyu ittifaka rağmen yüzde 48.51’de kaldı. CHP ise İYİ Parti ile kurduğu ittifak ve HDP’nin desteğiyle Ekrem İmamoğlu ile girdiği seçimi 48.79 oy oranıyla kazandı.

Dersim'i ise TKP çatısı altında seçime giren Mehmet Fatih Maçoğlu kazandı. HDP, Kars’ı ilk kez alırken, Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri'nde de seçimin galibi oldu. HDP'nin kazandığı belediye sayısı toplamda 66'yı buldu.

Kılıçdaroğlu’na linç girişimi

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 21 Nisan’da Ankara’nın Çubuk ilçesinde katıldığı asker cenazesinde bir grubun saldırısına uğrayarak linç edilmek istendi. Saldırı sonrası Kılıçdaroğlu bir eve götürülerek zırhlı bir askeri araçla saldırganların arasından çıkarıldı. Saldırı öncesi CHP yöneticilerinin asker cenazelerine alınmaması talimatı veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Kılıçdaroğlu için ‘Şehit cenazelerine gidemez’ demişti. Milli Savunma Bakanı Hulisi Akar ve MHP Lideri Bahçeli’nin de linç girişimini aklayan açıklamaları tepki çekerken, olaya ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, olayın ‘organize linç girişimi’ olduğunu belirtti. Tamamlanan iddianamede ise 36 kişiye dava açılırken, olay protesto gösterisi olarak değerlendirildi. Yumruk atan kişiye de 3 yıl hapis cezası istendi. CHP de konuya ilişkin ayrıntılı bir rapor hazırladı, ayrıca İçişleri Bakanlığı’na dava açtı.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669303-1.

SOL Parti yola çıktı...

8. Olağanüstü Kongresi’ni gerçekleştiren Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) isim değişikliği yaparak ‘SOL Parti’ adını aldı. ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Önder İşleyen, kongrede yaptığı konuşmada, “Biz sadece bir isim değişikliği için yola çıkmıyoruz, biz düzen değişikliği için yola çıkıyoruz. Yeni bir devrimci yürüyüşü başlatıyoruz” dedi. Kongrede ayrıca on iki maddelik bir çağrı manifestosu da yayımlandı. SOL Parti, buradaki hedefler doğrultusunda mücadele ve örgütlenme seferberliği başlatma kararı aldı. En küçük birimlerden başlayarak konferanslar ve kuruluş toplantılarını gerçekleştirecek SOL Parti, olağan kongre sürecini de böylece başlatmış olacağını duyurdu. Program, örgütlenme ve tüzük değişiklikleri tartışmalarının da bu dönemde yürütüleceği ifade edildi.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669304-1.

Urla Belediyesi’ne kayyum atandı

Kayyum atamaları HDP’li belediyelerle sınırlı kalmadı. İzmir’e bağlı CHP’li Urla belediyesine de kayyum atandı. Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz, “FETÖ üyeliği iddiasıyla” tutuklandı. İzmir Valiliği, tutuklanan Oğuz’un yerine, Kaymakam Önder Can’ın Urla Belediye Başkanvekili olarak görevlendirildiğini bildirdi. CHP, yüzde 66 oy oranıyla seçilen Oğuz’un görevden alınmasına ‘demokrasiye darbe’ olarak yorumladı.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669305-1.

‘Saray’a giden CHP’li’ iddiası

Türkiye, günlerce Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan’ın “Saray’da Erdoğan ile görüşen CHP’li” yazısını konuştu. Yazıda CHP’li bir ismin Erdoğan ile görüştüğü, Erdoğan’ın bu kişiye CHP’nin başına geçmesi için yardım talebinde bulunduğu iddia edildi. Turan, kamuoyunda çok tartışılan haberin kaynağının gazeteci Talat Atilla olduğunu söylerken, Atilla’nın da Saray’a Muharrem İnce’nin gittiğini iddia ettiğini açıkladı. CHP Lideri Kılıçdaroğlu olaydan haberdar olduklarını söylemişti. İnce ise, iddiaları yalanlayarak CHP yönetimini suçlarken, Aygün CHP’den istifa etti.

Davutoğlu, Gelecek Partisi’ni kurdu

AKP’den kopuşlar sürerken, eski yol arkadaşlarından birbirlerine çarpıcı suçlamalar geldi. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘Çözüm Süreci’nin akabinde yaşananlara ilişkin itiraflarda bulundu. Davutoğlu, AKP’nin tek başına iktidarı ilk kez kaybettiği 7 Haziran 2015 seçimleri ile bombaların gölgesinde yenilenen 1 Kasım 2015 seçimleri arasındaki dört aylık süreç hakkında konuştu. Davutoğlu, “Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” derken, kendisine yakın İstanbul Şehir Üniversitesi’ne ilişkin başlayan tartışma, Erdoğan’ın Davutoğlu ve Babacan’ı dolandırıcılıkla itham etmesinin ardından alevlendi. Şehir Üniversitesi, Marmara Üniversitesi’ne devredilirken, Davutoğlu, 13 Aralık’ta ‘Gelecek Partisi’ni kurarak genel başkanı seçildi.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669307-1.

Demirtaş’ın rahatsızlığı ortaya çıktı

Edirne Cezaevi’de tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kardeşi ve avukatı Aygül Demirtaş, ağabeyinin 26 Kasım’da bilincinin kapandığını söyledi. Aygül Demirtaş, ayrıca ağabeyinin yedi gündür hastaneye sevk edilmediğini de duyurdu. Olaya tepki yağarken, Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman ise “Cezaevi doktorunun ‘İleri tetkik gerekir’ raporuna rağmen güvenlik gerekçesiyle oyalama taktiği uygulandığını ifade etti. Son yapılan incelemelerde Demirtaş’ın durumunda hayati risk taşıyacak bir unsura rastlanmadığı açıklandı.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669308-1.

Kayyumlar, deklarasyon, ulusal birlik...

31 Mart sonrası HDP’li belediyelerin ilk işi kayyumların icraatlerini sergilemek oldu. Kayyumların makam odalarının içine bile yatak odaları, lüks banyolar yaptırdıkları görülürken, ortaya çıkan israf pes dedirtti. Hükümetin HDP’li belediyelere yönelik kayyum politikası ise seçim sonrası yeniden başladı. Şu ana kadar seçilmiş 66 belediye içinden üçü büyükşehir, 25’i ilçe ve üç belde belediyesi olmak üzere 31 belediye başkanı, görevden alınarak yerlerine kayyum atandı. Aralarında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı’nın da bulunduğu görevden alınan başkanların 19’u ise tutuklandı. Diyarbakır ve Van başta olmak üzere birçok ilde protesto eylemi yapılırken, HDP’li vekiller demokrasi nöbeti tutarak Meclis’i üç gün boykot ettiklerini açıkladı. Yaşananlar karşısında sine-i millet tartışmaları yapan HDP, 20 Kasım’da Meclis’ten ve belediyelerden çekilmeyi görüşmek üzere toplandı. Toplantıdan erken seçim deklarasyonu ve mücadeleyi sürdürme kararı çıksa da Kürt hareketi, son dönem ‘ulusal birlik’ tartışmalarına yoğunlaştı.

S-400 krizi ve yaptırım kararları

Türkiye ve ABD arasında krize neden olan Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin sevkıyatı temmuzda başladı. S-400'lerin Türkiye'ye konuşlanmasını kendi çıkarına aykırı olarak gören ABD ve NATO ülkelerinden tepki geldi. Washington, Türkiye'yi F-35 programından çıkarmakla ve ekonomik yaptırımlarla tehdit ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump'tan olumlu yönde beklentileri karşılık bulmadı. Washington, içinde birçok ekonomik ve siyasi ambargoyu barındıran yaptırım kararlarını onayladı. Kararlar arasında Kuzey Akım'ı-2 ve Türk Akımı projeleri de yer aldı. Ayrıca Türkiye'ye F-35 uçaklarının teslim edilmemesi öngörülürken, Güney Kıbrıs'a silah ambargosu da -sınırlamalar getirilerek- kaldırıldı. Tasarıda Türk liderlere ABD vizesi ambargosu uygulanması da talep edilirken, Erdoğan'ın mal varlığı hakkında bir rapor istendi. Bununla da yetinmeyen ABD, Ermeni Soykırımı yasa tasarısını kabul etti. Ankara'nın cevabı ise Türkiye'de bulunan Amerikan Üsleri, İncirlik ve Kürecik'i kapatma tehdidi oldu. Ancak Pentagon'dan son yapılan açıklamada üslerin altyapı hizmetlerinin ihalesinin 8 Türk şirketine verildiği duyuruldu.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669309-1.

Barış Pınarı Harekâtı

Suriye, yıllar süren savaş sonucu çok aktörlü paylaşım ve hegemonya mücadelelerinin merkezi haline geldi. Bölgenin kuzeyinde bulunan Kürt kantonuna karşı 30 km derinlikte ‘Güvenli Bölge’ kurmaya yönelik başlatılan hamle, küresel güç merkezlerinin manevralarıyla yeni Osmanlıcıları Suriye bataklığında tek başına bıraktı. 9 Ekim’de başlayıp 9 gün süren Harekat, 120 saatlik ateşkesin ardından Rusya ile yapılan Soçi Mutabakatı ile son buldu. Öte yandan Şam rejimi dolaylı yönden tanınmış oldu. IŞİD’e karşı savaşta Batı’nın desteğini alan YPG’nin de içinde yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) uluslararası kamuoyunda desteği arttı. Yine SDG Komutanı Mazlum Kobani’ye yönelik uluslararası kamuoyunda övgüler düzüldü. 10 maddelik mutabakat birçok belirsizliği de beraberinde getirdi. Türk-Rus ortak devriyesinin ne kadar süreceğinden, Adana anlaşmasının nasıl uygulanacağına, terör tanımlamasının kimleri kastettiğine dek pek çok soru yanıtsız kaldı. Hükümetin Suriye politikasını 7 madde ile eleştiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu ise, Meclis’e sunulan tezkere için “İçimiz yanarak evet diyoruz” demişti.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669310-1.

Doğu Akdeniz krizi derinleşti

Türkiye’nin dış politikada yaşadığı çakılma bunlarla da sınırlı kalmadı. ABD ve Rusya arasında bir çeşit denge siyaseti güden Ankara, Yunanistan başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile Doğu Akdeniz’de petrol arama çalışmalarından kaynaklı gerilim yaşadı. Fatih ve Yavuz gemilerinin bölgedeki sondaj faaliyetlerine karşı çıkan AB, Yunanistan ve Kıbrıs’ı desteklerken, bir yaptırım kararı da buradan geldi. AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Türkiye’ye karşı seyahat yasağı ve şahısların mal varlıklarının dondurulmasını içeren yaptırımlar için yasal bir çerçeve oluşturulması konusunda anlaşmaya vardı.

NATO Zirvesi’nden boş dönüldü

Aralık başında Londra’da NATO’nun 70. yılı nedeniyle düzenlenen zirve, krizle başladı krizle bitti. Zirvede ele alınan pek çok soruna çözüm bulunamazken, Ankara’nın müttefiklerine YPG’yi terör örgütü olarak kabul ettirmek için ortaya sürdüğü Baltık planı kartı da sonuç vermedi. Türkiye Baltık planına onay verirken, zirveden geriye ‘kuru gürültü’ deklarasyonu kaldı.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669312-1.

Adım adım Libya çöllerine...

AKP hükümeti, Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilimin ardından ülkeyi uluslararası paylaşım savaşlarının adeta vücut bulduğu çok parçalı Libya bataklığına da sürükledi. Burada ihvancı Sarraj yönetimini destekleyen AKP, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) ile “Güvenlik ve İşbirliği ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzaladı. HDP, CHP ve İYİ Parti’nin karşı çıktığı anlaşma, MHP ve AKP oylarıyla Meclis’te kabul edildi. Trablus yönetimi Ankara’dan asker talebinde bulunurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’ya asker gönderme tezkeresini, olağanüstü gündemle Meclis’in önüne getirdi. Öte yandan bölgeye Suriye’de savaşmış cihadçıların sevk edileceği de iddia edildi.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669314-1.

Trump’ın mektubu ortaya çıktı

ABD Başkanı Trump’ın 9 Ekim’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği bir mektup ortaya çıktı. Söz konusu mektupta Trump, Erdoğan’a hitaben “Sen binlerce kişinin katledilmesinden, ben de Türk ekonomisinin yok edilmesinden sorumlu olmak istemeyiz. Sert bir adam olma. Aptal olma. Seni daha sonra arayacağım” ifadelerini kullandığı görüldü. Mektubun, Trump’ın Kongre’nin önde gelen isimleriyle Beyaz Saray’daki bir toplantıda dağıtıldığı ortaya çıktı. AKP, mektuba yanıtını, “Mektubu çöpe attık, yanıtı harekatla verdik” şeklinde sundu.

iktidar-iceride-de-disarida-da-sarsildi-669311-1.

Erdoğan, tepkilere rağmen ABD’ye gitti

Erdoğan, kasımda Trump ile görüşmek üzere ABD’ye gitti. ABD Temsilciler Meclisi’nin Demokrat ve Cumhuriyetçi üyeleri, Başkan Trump’a yazdıkları bir mektupla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretine karşı çıktıklarını belirtti. Mektup krizi sonucu muhalefetin de tepki gösterdiği ziyaretin gündeminde İdlib, mutabakat ve YPG’nin terör örgütü olarak tanınması yer aldı. Erdoğan, Trump’ın mektubunu iade ettiklerini iddia ederken, iki liderin görüşmesinden Ankara lehine bir sonuç çıkmadı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız