Maraş merkezli depremlerde yıkımın artmasına neden olan ‘imar affından yararlanan binalar’ AKP’ye ders olmuyor. TBMM’nde konuşan AKP’li Nasır, imar affını överken yapı stok sorununun da kontrole alındığını söyledi.

Abone Olgoogle-news
İktidar yıkımdan ders çıkarmıyor
Meydana gelen depremlerde 50 binin üzerinde kişi yaşamını yitirdi. (Fotoğraf: Sibel Bahçetepe)

Hüseyin ŞİMŞEK

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, 5 milyon 848 bin 927 konut ve 1 milyon 237 bin 42 ticari olmak üzere 7 milyon 85 bin 969 bağımsız bölüm, iktidarın hayata geçirdiği imar affından yararlandı. Aralarında bu bölümlerin de yer aldığı on binlerce konut, 6 Şubat depremlerinin ardından yerle bir oldu. Yüzlerce yurttaş, izinsiz inşa edilen ve daha sonrasında “yasalaşan” yapılarda yaşamını yitirdi. Henüz imar affından yararlanan kaç binada kaç yurttaşın olduğu resmi olarak açıklanmadı ancak bu “affın” yıkımın büyüklüğünde etkisi olduğu muhalefet ve uzmanlar tarafından ısrarla dile getirildi.

AF GİBİ DEĞERLENDİRMEYİN

Hiçbir yapı standardına uygun olmadan kaçak şekilde inşa edilen ancak iktidarın getirdiği af nedeniyle resmi statüye kavuşan imar affına yönelik eleştiriler sürerken iktidar partisinden bu uygulamaya yönelik güzellemeler devam ediyor. Deprem felaketinin ardından kurulan TBMM Araştırma Komisyonu’nda konuşan AKP İzmir Milletvekili Necip Nasır, imar affının “faydalarını” anlattı. Nasır, “Özellikle metropollere gelen vatandaşlarımız, onurlu yaşam mücadelesi verebilmek için başlarını sokacak bir ev arayışından kaynaklı kamu arazilerinde ve buna benzer yerlerde gidip ev yapıp içine girmişlerdi. Bunların zamanla, daha önce de ifade etmiştim, çocukları büyüdü, bir kat attı, biraz genişledi, şu oldu, bu oldu. Çoğu, özellikle benim çok arkadaşım öyle, her gün ‘Evim yıkılacak’ korkusuyla ölüp gitti. Mülkiyet sorunu vardı” dedi.

Mülkiyet sorununun imar düzenlemesi ile giderildiğini bildiren Nasır, “Bunun imar affı gibi değerlendirilmemesi lazım. Şimdi imar barışının faydaları daha çok görülecek, niye? Bugüne kadar kaçak, kayıt dışı olan bütün yapı stoku Bakanlığın bilgi sisteminde yüklü durumda şu anda. Bir, mülkiyet sorunu giderildi, planlamanın önü açıldı, kentsel dönüşümün önü açıldı. İki, yapı stokunu kontrol altına aldınız” diye konuştu.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verilerine göre, 31 Aralık 2017’den önce deprem bölgesinde imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ancak imar affı ile kayıt altına alınan bağımsız bölümlere ilişkin veriler şöyle:

iktidar-yikimdan-ders-cikarmiyor-1141772-1.

***

YENİ BİR DENETİM SİSTEMİ

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, tüm şubeleri ile birlikte gerçekleştirdiği ortak açıklamada, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan yapı denetim skandallarına dikkati çekti. “Yeni bir yapı denetim düzeni talep ediyoruz” başlıklı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunu ile kurgulanan sistemde, denetim hizmetinin 'kamusal' niteliği yok sayılmış ve denetim hizmeti ticarileştirilmiştir. Oysa yapı denetim hizmeti piyasa dengelerine ve serbest piyasanın rekabetçi koşullarına terk edilemez. Mevcut sistemin asli unsurları olan yapı denetim kuruluşları doğası gereği kâr amaçlıdır. Devlet bu kuruluşlar üzerinde etkin bir denetim mekanizması da kuramamıştır. Dolayısıyla yasa kapsamında, inşa edilen yeni yapıların, istenilen düzeyde, güvenli, sağlıklı ve kaliteli olması sağlanamamıştır. Mevcut Yapı Denetim Yasası’nın öngördüğü, ticari yanı ağır basan yapı denetim şirketi modeli yerine, uzmanlık ve yapılan işin önemini ve sorumluluğunu bilen yapı denetçilerinin etkinliğine dayalı, meslek odalarının sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir denetim süreci modeli hayata geçirilmelidir.”