İnayköylülerin altın isyanı

16.06.2008 12:25 ARŞİV
KIŞladaĞ altın madeninin yasadışı çalışmaya devam ettiği Uşak İnayköy’de bir araya gelen halk, mücadeleyi nasıl sürdüreceğini tartıştı. İnaylı kadınlar ve erkekler, Yedi Oluklu çeşmelerinin...

KIŞladaĞ altın madeninin yasadışı çalışmaya devam ettiği Uşak İnayköy’de bir araya gelen halk, mücadeleyi nasıl sürdüreceğini tartıştı. İnaylı kadınlar ve erkekler, Yedi Oluklu çeşmelerinin bahçesinde toplanarak hukuksuzluğa, endişe içinde yaşamaya isyan ettiklerini açıkladılar. Yaklaşık beşyüz kişinin bulunduğu toplantıda son gelişmeleri tartışıp bundan sonra neler yapacaklarını tartıştılar. İnay Vicdan Hareketi dönem sözcüsü Muammer Sakaryalı, Türkiye’nin kâğıt üzerinde çevre hukunun yeterli olduğunu ama hükümet edenlerin -bürokrasinin- hukuku uygulamamak, yargı kararlarını uygulamamak gibi bir alışkanlıklarının oluştuğunu belirtti. Sakaryalı, hukuksuzluğa isyan ettiklerini, yargı kararlarını uygulamayanların peşlerini bırakmayacaklarını, şu anda Kışladağ altın madeninin yasadışı çalıştığını, yetkililerin ve Tüprag şirketinin hukuksuzluğu meşrulaştırmaya çalıştıklarını anlattı.

 

CANIMIZIN DERDİNDEYİZ

İnayköy sakinlerinden Galip Çoban, “Bu yıl köyümüzde yüzlerce kuzu sakat ve ölü doğdu. Bir felaket yaşıyoruz. Yetkililer sesimizi ne zaman duyacak? Çocuklarımız da sakat doğarsa ne olacak? Tüprag şirketinin altını mı bizim hayatımız mı önemli?” dedi.

Eski muhtar Mehmet Türel, “Benim sakat doğan ve ölen kuzularımın neden böyle olduğunu bana açıklamayan, Danıştay 6. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararını hiçe sayan devlete biz nasıl güveneceğiz? Bizden oy istemeye gelen milletvekilleri bizim neden sesimiz olmuyor?”dedi. İnaylı kadınlar ise, “Altın madeni açıldıktan sonra içtiğimiz suyun bile tadını alamıyoruz, dağda tilkiler ölüyor, geçen yıl dut yiyen tavuklarımız öldüğü için bu yıl dutlarımıza bile dokunamıyoruz, bu hükümet bizim değil Kanadalı şirketin hükümeti gibi davranıyor, bizim köyümüzü ve yaşamı seviyoruz bunun için altın şirketini kovuncaya kadar mücadele edeceğiz” dediler. Muzaffer Koray Uşak