İnşaata güven dipte

27.11.2018 09:49 EKONOMİ
İnşaat sektöründe güven yüzde 3,5 düşerek 56,6 olarak gerçekleşti. CHP’li Erdoğdu ise “Rüşveti alınmış konut projelerinin kurtarılacağı yönünde duyumlarımız var” dedi. Türkiye, tarım sektöründen kısarak müteahhitlerin cebini şişirmenin acısını yaşıyor

TÜİK’in açıkladığı verilere göre hizmetler sektörü güven endeksi ekim ayında 75,7 iken kasımda artış göstererek 79,8 oldu. Perakende ticaret sektörü güven endeksi ise aynı şekilde artış göstererek kasım ayında 90,7 oldu. Buna karşılık inşaat sektöründe düşüş durdurulamıyor.



İnşaat sektörü güven endeksi ekim ayında 58,7 iken kasım ayında yüzde 3,5 oranında azalarak 56,6 olarak gerçekleşti. Endeks değerinin düşmesinde alınan siparişlerin mevcut düzeyindeki azalma etkili oldu. Buna karşılık gelecek 3 ay içinde satış fiyatları beklentisi ilk kez 100 değerinin altında gerçekleşti. Endeks değerinin 100’ün altında gerçekleşmesi enflasyon karşısında hali hazırda eriyen konut fiyatlarının, nominal olarak da gerileyeceği beklentisine yol açtı.

Güven endeksleri nedir?
Sektörel güven endeksleri 0-200 aralığında değer alabilmekte, endeksin 100’den büyük olması sektörün mevcut ve gelecek döneme ilişkin iyimserliğini, 100’den küçük olması ise kötümserliğini göstermektedir.

insaata-guven-dipte-535166-1.

Sektörel güven endeksleri
TÜİK’in açıkladığı inşaat sektörü güven endeksindeki “satış fiyatları beklentisi” uzun yıllardır ilk kez 100 değerinin altına düşerek 93,3 ‘e geriledi. Tüm mallarda fiyatlar artarken inşaat sektöründe fiyatların düşeceği beklentisi ise ekonomi yönetimindeki plansızlığı gözler önüne serdi. Bilindiği üzere ihtiyacın üzerinde üretilen malın fiyatı azalırken, ihtiyacın altında üretilen malın ise fiyatı artıyor. Türkiye AKP hükümetleri dönemi boyunca tarım arazilerini ranta açıp inşaat sektörünü palazlandırırken, hasıla içindeki payı azalan tarım sektöründe ise fiyat artışları gözlemleniyor. Hükümet gıda fiyatlarındaki artıştan, depocuları sorumlu tutsa da Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın verileri vahim durumu özetliyor. Buna göre 2010 yılında tarımsal üretimin toplam hasıla içindeki payı yüzde 9 iken 2017 yılında yüzde 32 gerileyerek yüzde 6,1 olarak gerçekleşti. Buna karşılık inşaatın payı ise yıllara göre artmaya devam etti. 2010 yılında inşaatın toplam hasıla içindeki payı yüzde 5,6 iken, 2017 yılına gelindiğinde yüzde 53 artarak yüzde 8,6 olarak gerçekleşti.

***

Kâr müteahhitin cebine, zarar halkın sırtına

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, hükümetin bir süre önce konut sektörünü kurtarma planı tasarlamaya başladığını ama bunu henüz tam olarak açıklamadığını belirtti. Erdoğdu “Rüşveti alınmış ama satışı yapılmamış konut projelerinin kurtarılacağı yönünde duyumlarımız var” dedi. Erdoğdu, daha önce de basına yansıyan iddiaları açarak, “İnşaat şirketleri batınca bankaların kredilerini ödeyemeyecekler. Ödenmeyen krediler artınca da reel sektörün domino etkisiyle finans sektörü de yıkılacak. O nedenle planları şu: Diyelim ki yapmış bin tane konut, 800 bin TL’ye bu konutları alacaklar, bunun yüzde 70’ini bankaya, yüzde 30’unu da müteahhite verecekler” diyerek, böylece hem bankaların hem de müteahhilerin riskini halkın sırtına yükeleyeceklerini vurguladı. Erdoğdu konut sektörünü kurtama paketine ilişkin “Peki bu 800 bin TL borç nasıl finanse edilecek? Hazine kağıt çıkaracak, yani borcum var diye senet imzalayacak. Hazine biziz, halkız. Biz, çocuklarımızın geleceği boyunca bu borçları üzerimize alacağız, hazine de o konutları peyderpey satmaya çalışacak. Yani bu konutlar halkın üzerine yığılacak. Bu nasıl vicdan? Halk mı dedi size bu kadar konut yapın, inşaat yapın, döviz kredisi kullanın diye. Sen riske girdin, satsan kar edecek cebe atacaktın. Şimdi kar etmiyor diye vatandaşın üzerine nasıl yıkarsın? Bu yoksul halkın parasını nasıl gidip de milyonlarca liralık rüşvetleri alınmış-verilmiş projelere verirsin?” dedi.