birgün

24° AZ BULUTLU

GÜNCEL 15.06.2020 09:23

İşçilerin Haziranı 50. yılında da öğretmeye devam ediyor

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, "15-16 Haziran Direnişi, devlet eliyle sendikal bürokrasinin güçlendirilmesine karşı işçilerin isyanıydı. Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olan bu direniş pek çok yönüyle bugün de öğretmeye devam ediyor" dedi

İşçilerin Haziranı 50. yılında da öğretmeye devam ediyor

İşçi sınıfı hareketine önemli bir ivme kazandıran ve Türkiye işçi sınıfı tarihinde “15-16 Haziran Direnişi" olarak geçen eylemlerin 50'nci yılı. TMMOB Makina Mühendisleri Odası (MMO) Başkanı Yunus Yener, 15-16 Haziran Direnişi'nin yıldönümünde bir açıklama yaptı.

"DİSK’i sendikal ve toplumsal yaşamdan silmek için 11 Haziran 1970’te çıkarılan yasa ile sendika seçme özgürlüğü kısıtlanıyor ve yeni yasaya göre DİSK’in kapatılması öngörülüyordu" diyen Yener, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile yaptıkları görüşmelerden sonuç alamayan DİSK yöneticileri 14 Haziran Pazar günü yapılan toplantıda direniş kararı aldılar. Bunun üzerine işçiler, üstlerinde tulumları ile dört koldan yürüdüler. Yüzelli bin kişiydiler. Elleri, kolları, öfkeleri, sözleri, hayalleri birleşmişti" ifadelerini kullandı.

Yener sözlerine şöyle devam etti:

"15-16 Haziran Direnişi, devlet eliyle sendikal bürokrasinin güçlendirilmesine karşı işçilerin isyanıydı. Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olan bu direniş pek çok yönüyle bugün de öğretmeye devam ediyor

1970'li yıllarda sınıf mücadelesinin yükselişi ve DİSK'in örgütlü gücünün büyümesinde 15-16 Haziran eyleminin önemli katkısı vardır.

15-16 Haziran birlikte olmanın, inanmanın, mücadele etmenin, direnmenin kazanmak için gerekliliğini ortaya koydu.

15-16 Haziran mücadele edenin en zor koşullarda dahi kazanacağını gösterdi. Mecliste neredeyse oybirliği ile kabul edilen yasa, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

1970’den bu yana 12 Mart, 12 Eylül darbeleri yaşandı. Darbeler ve AKP iktidarı dönemlerinde örgütlenme hakkı, sendikal haklar, toplu sözleşme-grev hakkı, toplu gösteri ve yürüyüş hakkı neredeyse yok edildi."

ÜLKE FİİLEN OHAL İLE YÖNETİLİYOR

Kâğıt üzerinde olmasa bile ülkenin fiilen OHAL ile yönetildiğini belirten Yener, demokrasinin kırıntısından bile söz etmenin mümkün olmadığını ifade etti.

"Pandemi süreci de muhaliflerin sesinin kısılmasının aracı olarak kullanılıyor" diyen Yener sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Ücretsiz izin” ile “iş güvenceli istihdam”ı yok eden yeni uygulama yanı sıra “tamamlayıcı emeklilik sigortası” ile sermaye güçlerinin yıllardır dile getirdiği “kıdem tazminatı yükünden kurtulma” talebi hayata geçirilmeye çalışılıyor. TMMOB’yi, Baroları yok etmeyi amaçlayan yasa taslakları ile örgütlü toplum yapılarına, demokrasiye ve farklılıklara tahammülsüzlük gösteriliyor.

15-16 Haziran, ülkede demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile hayata geçirilmesinin, hakların korunmasının, yeni haklar elde edilmesinin yolunun inanmaktan, birlik olmaktan, kararlı olmaktan, mücadele etmekten, direnmekten geçtiğini bir kez daha hatırlatıyor.

TMMOB’yi yok etmeyi amaçlayan düzenlemelere karşı, emekçilerin haklarının gasplarına karşı, 50. yılında 15-16 Haziran Direnişinden ve ülkemiz demokrasi mücadele geleneğinden öğrendiklerimizle hareket edeceğiz."

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız