birgün

9° PARÇALI BULUTLU

IŞİD emirinden 10 Ekim ‘tanıklığı’: Her gün yüzlerce kişi sınırı geçiyordu!

IŞİD’in Türkiye Emiri olduğu bildirilen Kasım Güler, 10 Ekim davasında “tanık” oldu. Katliam sürecinde her gün yüzlerce kişinin Suriye-Türkiye sınırından girip çıktığını anlatan Güler, “O dönem bir sorun yoktu. Ben de Türkiye’den yardım götürüyordum” dedi.

GÜNCEL 06.10.2022 17:50
IŞİD emirinden 10 Ekim ‘tanıklığı’: Her gün yüzlerce kişi sınırı geçiyordu! Fotoğraf: DepoPhotos
Abone Ol google-news

BirGün ANKARA

Ankara’da 2015’teki Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi öncesinde IŞİD tarafından gerçekleştirilen ve 103 yurttaşın yaşamını kaybettiği 10 Ekim Katliamı’na yönelik yargılamada IŞİD’in Türkiye emiri olduğu ifade edilen Kasım Güler tanık olarak beyanda bulundu. Güler, daha önceki ifadelerini inkar ederken sanık avukatlarının ailelere hakaretleri bu duruşmada da sürdü.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmaya, CHP, HDP ve TİP Milletvekilinin yanı sıra TMMOB, TTB, SOL Parti ve EMEP gibi siyasi partiler ve meslek örgütleri de katıldı.

İlk kez hayata geçirilen, “insanlığa karşı suç” yargılaması kapsamında tanık sıfatıyla IŞİD’in Türkiye emiri olarak ifadesine başvurulan Kasım Güler, daha önce kabul ettiği üyeliğini ve yöneticiliğini bu kez inkar etti. 77 gün boyunca MİT tarafından işkenceye uğradığını ve IŞİD hakkındaki tüm beyanlarını bu nedenle verdiğini öne süren Güler, kendi adına yapılan suçlamaları kabul etmedi.

AYDA 2,3 KEZ SINIR DEĞİŞİMİ

Güler duruşmada, IŞİD’in Suriye’de yoğun olarak faaliyet gösterdiği dönemde yaşadıklarını anlattı. 10 Ekim’in fail isimleri ile ortak hareket etmediğini iddia eden Güler, katliam döneminde Türkiye-Suriye sınırında her gün yüzlerce kişinin rahatlıkla hareket ettiğini anlattı. Güler, ayda en az 2, 3 kez iki ülke arasında gidip geldiğini, Türkiye’den Suriye’ye çok sayıda yardım götürdüğünü bildirdi. Güler, katliam faillerinden İlhami Balı ve Ahmet Güneş’i Türkiye’den tanıdığını, Suriye’de bu isimleri görmediğini öne sürdü.

MAAŞI KESTİLER

IŞİD’in merkezi konumundaki Rakka’da uzun süre kaldığını, ailesini de buraya getirdiğini ifade eden Güler, daha sonra yaralandığını, bir süre örgütün kendisine baktığını ancak daha sonra “maaş” vermeyi kestiğini söyledi.

EMNİYET VE SAVCILIK TOPU BİRBİRİNE ATIYOR

Tek tutuklu sanığın bulunduğu davada, katliamda hayatını kaybedenlerin ve yararlıların aileleri ile sanık avukatı arasında da sık sık tartışma yaşandı. Daha önce IŞİD propagandası yapmaktan da hakkında suç duyurusunda bulunulan sanık avukatı, duruşma sırasında ailelere hakaret etti. Tepkilerin ardından mahkeme başkanı bir süre duruşmaya ara vermek zorunda kaldı.

Aileler adına davada bulunan avukatlar ise yargılamadaki eksikliklere ve ihmallere dikkati çekti. Sınır geçişinden sorumlu Deniz Büyükçelebi, İlhami Balı ve katliamın planlayıcısı Yunus Durmaz’ın katliamdan önceki döneme ait tapelerine dair yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığını bildiren avukatlar, emniyet ile savcılığın bu konuda topu birbirine attığını söyledi.

Mahkeme heyeti, tek tutuklu sanık Erman Ekici'nin tutukluluk halinin devamına ve Türkiye'de yakalanan IŞİD yöneticisi Hattat Ghazal Al Sumaidai hakkındaki soruşturma evrakının istenmesine karar vererek duruşmayı 27 Aralık Salı gününe erteledi.

PROTESTO İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Urfa Emek ve Demokrasi Platformu'nun çağrısı ile 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamını kınamak için katliamdan bir gün sonra yürüyüş yapılmış, binlerce kişinin katıldığı yürüyüşten sonra 10-19 Aralık tarihleri arasında 19 kişi yürüyüşe katıldıkları için İl Emniyet Müdürlüğü’ne ifadeye çağrılmıştı. Açılan dava sonucunda mahkeme Leyla Sezen ve Yusuf Geçgel’e istinaf yolu açık olmak üzere 5 ay hapis cezası verilmesine karar verdi. Avukatlar kararı istinaf ederken, 5 kişi için avukatlar, “Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, kişi hürriyeti ve güvenliği ile makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiği” gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. Anayasa Mahkemesi, “Anayasa’nın 26. ve 34. maddelerinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine" oybirliğiyle karar verdi. Karar yerel mahkemenin uygulaması için geri gönderildi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol