İyi ki doğdun Cüneyt!

16.09.2019 16:37 KÜLTÜR SANAT

3 Ağustos’ta geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitiren yazarımız Cüneyt Cebenoyan’ın bugün doğum günü.



Gazetemizin kuruluşunun ilk gününden itibaren aramızda olan Cebenoyan aralıksız olarak sinema yazıları kaleme aldı. 1960'ta Ankara'da dünyaya geldi. İstanbul Avusturya Lisesini 1980'de, Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünü 1986'da tamamladı. İstanbul Film Ajansı'nda Onat Kutlar ile birlikte projelerde çalıştı. Roll, Express, Antrakt, Sinema, Empire, Altyazı, Milliyet Sanat, Sinerama gibi dergilerde yazdı. Açık Radyo'da program yaptı. CNN Turk'te çalıştı. SİYAD ve FIPRESCI üyesi. "Gözümün Nuru", "Hayatboyu" gibi filmlerde rol aldı. 1980 döneminde 14 ay boyunca hapis yattı.

Annesi, babası ve iki yaşındaki oğlunu 1999'daki Marmara depreminde kaybeden Cebenoyan'ın kardeşi Yasemin Cebenoyan ise 30 Aralık 1994'te The Marmara Oteli'nde düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybetmişti.

Aramızdan ayrılışının ardından yazarımız Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, 45 yıllık arkadaşı Cüneyt Cebenoyan'ı şu sözlerle anlatmıştı:

“Cüneyt Cebenoyan Yalova'daki ilk gençlik dönemlerimizden 45 yıllık çok sevgili arkadaşımdı. İyi bir eğitim gören, maddi olanakları da düzgün şefkatli bir aile ortamında yetişen çok şanslı bir insan gibi görünüyordu. Aynı zamanda yakışıklı, sportmen ve sanat düşkünüydü. Derken lanet olası bir talihsiz olaylar zinciri sahne aldı. Boğaziçi Üniversitesi'nde bir 1 Mayıs yazılaması üzerinden yıllarca cezaevinde kaldı.

Marmara Oteli bombalamasında yine sevgili arkadaşım ablası Yasemin'i yitirdi. (Son zamanlarda bu saldırının anonim bir özne değil, PKK tarafından gerçekleştirildiğinin vurgulanmasına özel bir önem veriyordu). Yalova depreminde küçücük oğlu Ali'yi, yaşamını Yasemin'in anısını yaşatmaya adayan anne ve babasını yitirdi. Yıllardır eşi sevgili Ayşegül'ün hastalığında da yanındaydı. BirGün Gazetesine de kuruluşundan beri katkıda bulunan çok az kişiden biriydi. Cüneyt'i bir "kadersizlik abidesi" değil, tüm bu kahredici koşullara karşın yazılarını aksatmayan çok değerli bir sinema eleştirmeni, bir "direniş, sabır, kararlılık numunesi" olarak hatırlayalım.”