İyi mi kötü mü haberler?
MURAT YAYKIN MURAT YAYKIN

Uzağından kıyısından bir ölçek medeniyet içinde yaşıyorsa insan, çevresinde olup bitene kendini tamamen kapamamalı, haber kaynaklarına bir değil en azından birkaç ölçek ihtiyaç duymalı. Demek kolay da… İyi de… Hangi haberlere?



Bizim işittiğimiz, gördüğümüz haberlere mi? Yok canım daha neler? Bir kere o haberler kendisini gerçeklerin en yetkin tanımlayıcısıymış gibi gösteriyor. Tüm soruların yanıtlarının kendisinde olduğunu iddia edebiliyor, hem de işi ‘haber’ olmasına rağmen gerçeğin suretini çıkarabilme becerisine sahip bile değil. Niye?

Medya üretim araçları -bu araçlara yandaş habercileri de dâhil edebilirsiniz- tekelde, iktidarda da ondan.

Bize haber diye sunulan ne o zaman?

Bir kere bu dinlediğimiz, gördüğümüz haberler ulusal bunalımı tetikleme işlevini seve seve yapıyor. Alain de Botton, ‘Haberler, Bir kullanma Kılavuzu’ adlı kitabında haberler hakkında; “Belirli bir tavır -ürkeklik, panik ve savunmasızlık hissi- takınmaya yönlendirir bizi” diyor. (Çeviri; Zeynep Baransel) Haberler güvenlik güçlerinin bir kolu gibidir sanki. Sadece zorluk, yabanilik, vahşet anlatır haberler ki bu da bizi “insanlığın karşı karşıya olduğu zorlukların üstesinden gelme şansımız yok” düşüncesine sevk eder.

Haberlerde ekonomik endeksler amansızdır ama daha önce benzer düşüşlerde üstesinden gelinmiştir.

Seller, yangınlar, depremler korkunç görünür ama devlet mağdur olanın hep yanındadır, yaralar sarılacaktır.

Kadın cinayetleri artmaktadır -dün vardı, bugün Emine Bulut, Merve Kotan, belki şu an ve yarın daha kimler kim bilir?-, ama failler cezalarını bulacaklardır. Kadından sorumlu devlet bakanları olayın peşini bırakmayacaklardır.

Haberler bize bunları anlatır. Ve daha neler neler…

Haberler büyük değişiklikler olacakmış gibi bizi sürekli umutlandırırlar, hükümetin ileriyi gören politikacıları vardır ya da iyi politikalara sahipmiş gibi güven sunarlar.

Haberlere göre kötülüğün sebebi cehalettir.

Haberler olaylar etrafındaki sorunlarla ilgili yeteri kadar bilgi vermez, otoriter bir görünümü vardır. İzleyeni, dinleyeni kaderciliğe ve sorgusuz sualsiz itaat yollarına mahkûm eder.

Şirketlerin himayesi altındadır, konut sorunu söz konusu olduğunda inşaat şirketlerinin, maden göçüğü, iş güvenliği söz konusu olduğunda ilgili şirketlerin himayesindedir haberler.

“Dış habercilik, tamamen devletin ve şirketlerin önceliklerine uyarak neredeyse sadece orduyla, ticaretle ya da insani krizlerle ilişkili sorunlar üzerine durur.” (Alain de Botton)

Haber fotoğrafları haberin sunuluş biçimini teyit eder niteliktedir. Haber fotoğrafçılığı sözcükler ve fotoğrafların birleşiminden oluşan bir dil ile iletişim olduğundan, beraberinde sunulan dildeki kusur fotoğrafın tanıklık özelliğini manüple eder.

Haberler önümüze konan başarı öykülerinin bizi memnun etmesini ve onları olgunlukla karşılamamızı bekler. (Pseudo/yalancı mutluluk, Amerikan rüyası, çalış senin de olur vb.)

Haberler bir trajediyi bildirirken genellikle söz konusu tüyler ürpertici davranışı yalnızca belirli bir kişiye özelmiş gibi gösterir. Aynı felaketle bizler karşılaşmayacağız hissini izleyene geçirebilirler.

Geçen iki yılda ülkemizde yaşları 14 ile 17 arasında değişen 274 çocuğun doğum yaptığından bir haberdir haberler.

Dolayısıyla, böyle bir haberin asal niteliği haber olmadığı için hükümet de bu işten sorumlu değildir.

Suç yok, suçlu yok, şinanay yavrum, şinanay!

Oh! Böyle nasıl haberler, haberler…