birgün

20° AÇIK

KÜLTÜR SANAT 19.06.2021 11:56

Kadıköy sokakları caz albümünde

“Kadıköy” isimli enstrümantal caz albümü ile dinleyiciyle buluşan Emre Tankal, “Hayatımın çoğu Kadıköy’de geçti. Kadıköy benim için özgürlük demek. Albümü orada biriktirdiğim anılar üzerinden yazdım” diyor.

Kadıköy sokakları caz albümünde

Cihangir KÖROĞLU

Emre Tankal, caz sahnesinin ülkemizdeki önemli gitaristlerinden biri. Tankal, grup arkadaşları Emre Tankal Quartet ile yılların birikimini albüme dönüştürdü: “Kadıköy”. Semtin sokaklarında caz esintili bir yolculuğa çıkaran albüm, 7 parçadan oluşuyor. Tamamı enstrümantal parçalardan oluşan albümün bir ayağı geleneksel cazda olsa da dinleyiciye yeni dönem caz örneği sunuyor. Tüm bestelerin ve gitarların Emre Tankal’a ait olduğu albümde, saksafonda Tamer Temel, kontrbasta Volkan Topakoğlu, davulda ise Berke Özgümüş imzası var. Hayyam Stüdyoları’nda kaydedilen ve Ada Müzik etiketiyle yayımlanan albümün mix’i Derin Bayhan’a mastering’i ise Demirhan Baylan’a ait.

Tankal, “Bir tutku ve ifade biçimi olarak tanımladığı” caz müziğin ülkemizdeki alıcısının az olduğunu ancak, kendisi için ulaştığı kitlenin sayısal durumundan ziyade kalitesinin daha önemli olduğunu belirtiyor. Tankal, “Bu işi her zaman idealist bir tavırla yaptık” diyor.

Tankal ile albümünü ve müzik serüvenini konuştuk.

Türkiye’de ve dünyada müzik alışkanlıklarının değişmeye başladığı bu dönemde caz müzik üzerine üretimler yapmak konusunda neler düşünüyorsunuz?

Benim için caz bir tutku ve ifade biçimi. Dünyada ve Türkiye’de alıcısı az olan bir tür. Ancak benim için ulaştığım kitlenin sayısal durumundan ziyade kalitesi çok daha önemli. Her zaman bu işi idealist bir tavırla yaptık. Kulüplerde de idealist bir tavırla çaldık. Bundan sonra da böyle olacak. Üretmeye devam.

Kadıköy üzerine albüm yapma fikri nasıl gelişti ve Kadıköy’ün hayatınızdaki yeri nedir?

Belli bir yaştan sonra ideallerimden ve sanattan uzaklaşmaya başladığım bir dönemdi. Bir seçim yapmam gerekiyordu ve ben büyümek yerine müziği seçtim. Bu noktada Kadıköy’de yaşamak çok çekici bir seçenekti. Kadıköy’e geldim ve her şeye sıfırdan başladım. Aslında Kadıköy’e taşındım derken her zaman Kadıköy çevresinde oturuyordum. Hayatımdaki anıların yüzde doksanı Kadıköy’de geçti. Kadıköy benim için tek kelimeyle özgürlük demek. Özgürlük benim için hayatımdaki en önemli kavram diyebilirim. Kadıköy’de her zaman mutlu hissettim. Albümü Kadıköy’de yaşarken orada biriktirdiğim anılar üzerinden yazdım. Tamer Temel, Berke Özgümüş ve Volkan Topaloğlu’ndan oluşan Emre Tankal Quartet’in bestelerimin gelişiminde rolü çok büyük.

kadikoy-sokaklari-caz-albumunde-889578-1.

Albümün tamamı enstrümantal parçalardan oluşuyor. Ülkemizde sözsüz şarkılara algı nasıl?

Bence son yıllarda gelişen bir ilgi var. Tabii ki ana akım gibi değil. Bence hiçbir zaman da olmayacak. Ancak biz caz müzisyenleri için bir kişiye çalmak bile keyifli. Bir kişiye gerçekten ulaşabilirsek bile bu yeterli bir tatmin. Yıllarca caz kulüplerinde maddi bir kazanç beklemeden çaldık. Bazen gerçekten bir kişiye çaldık. Ama o kişi bile bizim için çok değerli. Sayı belki çok fazla değil ancak her zaman müziği takdir eden birilerini bulduk. Bu anlamda Türkiye’deki caz dinleyicisinden bir şikâyetim yok.

Pandemi sürecinin ciddi anlamda etkilendiği sektörlerin başında eğlence ve müzik geliyor. Bir müzisyen olarak bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eğlence sektörünün içinde değilim. Çok bir bilgim yok. Ancak sanattan bahsediyorsak tabii ki hepimiz için inanılmaz zor bir dönem oldu. Maddi tarafı bir yana müziğimizi çalamamak insanlara ulaştıramamak gerçekten çok büyük bir karamsarlığa itti beni. Müzik benim için çok ciddi bir terapi biçimi. 17 yaşımdan beri sahneden ilk defa bu kadar uzak kaldım. Tüm yaşam enerjimin konser vermekten ve kendini ifade etmekten geçtiğini fark ettim. Bundan mahrum kalmak gerçekten çok zor oldu. İyi bir konser çaldığım zaman yaşadığım tatminin benim için ne kadar önemli olduğunu net bir şekilde anladım. Tahmin ettiğimden çok daha önemliymiş. Hayatımın net bir şekilde en zor dönemi oldu diyebilirim.

Birsen Tezer ve Jehan Barbur gibi isimlerin çeşitli albüm çalışmalarında yer aldınız. Gelecekte dinleyicilerinizi yeni projeler bekliyor mu?

Birsen’le birlikteliğimiz devam ediyor. Umarım yakın bir zamanda 3’üncü albümle karşınızda oluruz. Jehan da çok sevdiğim bir arkadaşım. Hep “Beraber bir şarkı yapalım” diye konuşuyoruz. Umarım o da gerçekleşir. Onun dışında şu an kendi müziğime konsantre olmaya çalışıyorum. İkinci albümümü yazmaya başladım. Bunun dışında sevdiğim saygı duyduğum müzisyenlerle beraber çalmayı çok ama çok özledim. Umarım en kısa zamanda üretmeye, sunmaya devam edeceğimiz bir dönem gelir. En kısa sürede tüm bunları paylaşmak dileğiyle.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol