Kadın erkek eşitliğinin olduğu bir kutsal kitap!

25.02.2019 09:52 KÜLTÜR SANAT
Aslı Aydemir, seramiğin yerleşik kullanımlarından uzaklaşarak rastlantısal olasılıklarını da değerlendirerek, kusurları birer estetik ögeye dönüştürüyor Aslı Aydemir’in seramiğin yerleşik kullanımlarından uzaklaşarak yeni estetik ve kültürel ihtimalleri denediği işlerinden oluşan ‘Chinatown’ sergisi, 1 Mart’ta The Circle’da açılıyor. Seramiğin rastlantısal olasılıklarından da faydalanan Aydemir, 31 Mart’a kadar sürecek sergideki işlerinde hazır formlara yaptığı müdahalelerle yeni anlamlar üretiyor. […]

Aslı Aydemir, seramiğin yerleşik kullanımlarından uzaklaşarak rastlantısal olasılıklarını da değerlendirerek, kusurları birer estetik ögeye dönüştürüyor

Aslı Aydemir’in seramiğin yerleşik kullanımlarından uzaklaşarak yeni estetik ve kültürel ihtimalleri denediği işlerinden oluşan ‘Chinatown’ sergisi, 1 Mart’ta The Circle’da açılıyor. Seramiğin rastlantısal olasılıklarından da faydalanan Aydemir, 31 Mart’a kadar sürecek sergideki işlerinde hazır formlara yaptığı müdahalelerle yeni anlamlar üretiyor.

‘Chinatown’ çalışmasında el yapımı işlerin ve yerel kültürel anlamların yerini alan tek tip endüstriyel üretimin handikaplarına dikkat çekmek hedeflenmiş. Antika tabakların üzerine ‘made-in-china’ ibaresini ekleyen Aydemir, yarattığı ironik manzarayla, bakanları seri üretim ve nesnelerin kaybolan aurası üzerine düşünmeye davet ediyor.

Sergi dahilindeki ‘İade-i İtibar’ serisi ise benzer bir müdahaleyi tersten gerçekleştiriyor. Sanatçı bu sefer ‘itibarı düşük’ olan, yer yer ‘kitsch’e kaçan porselen bibloları; bakır, epoksi gibi malzemelerle destekleyerek, bir kuşağın kültürel hafızasında önemli bir yer tutan bu nesnelere bir iade-i itibarda bulunuyor.

‘After a Few Tries’ çalışmasında çintemani motifine alternatif çeşitlemeler üreterek, geleneksel mecrayı çağdaş anlamlar için tekrar yorumlayan Aydemir, ‘Hadi Yavrum Kemik’ çalışmasında ise yine çintemani motifi üzerinden çağdaş bir tasarım önererek, geleneksel motiflerle çağdaş bir oyun ve yaratıcılık ihtimalini bir araya getiriyor.

Sergi kapsamındaki bir diğer iş olan ‘Unwritten Holybook’ yerleştirmesi, seramikten bir kutsal kitap tasarlıyor ve kutsal kitapların genellikle erkek-egemen olduğuna dikkat çekerek, kadın erkek eşitliğinin ön planda olduğu bir kutsal kitap hayal ediyor. İronik bir başlık altında, savaşın olmadığı, silahsız bir dünya hayal eden barışçıl bir öneriye işaret eden ‘Barış Adına’ adlı iş ise, tuğlalara yarı-gömülmüş silahlar tasarlayarak, dünyadaki bir diğer soruna, silahlanma ve savaş sorununa dikkat çekiyor.