birgün

-3° AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 13.01.2021 08:50

Kayı işçileri patronun kapısına dayandı

Kayı işçileri patronun kapısına dayandı


Volkan Ateş

Bir yıllık ücretleri iki yıldır ödenmeyen Kayı İnşaat işçileri, dün İstanbul Levent’te, patron Coşkun Yılmaz’ın ofisinin bulunduğu Yapı Kredi Plaza’nın önünde eylemdeydi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen işçiler, “Çocuklarımıza mama bile alamıyoruz. Hakkımızı almadan gitmeyeceğiz” dedi.

İşçiler adına konuşan İnşaat Emekçileri Sendikası (İnşaat-Sen) temsilcisi Nurseli Gözüaçık, Kayı İnşaat’ın yurt dışındaki şantiyelerinde ve ofislerinde çalışan 250’ye yakın işçinin hakkının gasp edildiğini söyledi. Patronun sürekli işçileri oyaladığını belirten Gözüaçık, şunları kaydetti:

“İşçiler 28 Aralık 2019’da maaşlarını alamadıkları için Cezayir’de grev yaptı. Arabuluculuk sözleşmeleri imzalandı. Hakedişlerin 2020 Mart ayında ödeneceği taahhüt edildi. Ancak sözler tutulmadı. Anlaşmalar çöpe atıldı. İşçiler dava açtı, yüzlerce kez patronla görüştü. Coşkun Yılmaz ‘en kısa zamanda ödeyeceğim’ diyerek işçileri sürekli oyaladı.”


BİR TEK İŞÇİYE PARA YOK

Kayı İnşaat’ın 2007 yılından bu yana her yıl en büyük 250 uluslararası müteahhit listesine girdiğine dikkat çeken Gözüaçık, “Bununla övünüyor. Ama sıra işçilerin alacaklarını ödemeye gelince para yok. Bu işçiler yazın sıcağında, kışın soğuğunda çalıştı; ailelerinden, sevdiklerinden aylarca ayrı kaldı. Kimse Kayı İnşaat patronlarından sadaka istemiyor. Tüm çalışanlar hakedişlerini istiyor” diye konuştu.
Sendika temsilcisi Can Ersoy da “Kayı İnşaat sandı ki bu işçiler gurbetteler, tekrar birleşemezler, haklarını arayamazlar. Birleştik, ülkenin dört bir yanından gelip burada toplandık, hakkımızı alacağız” dedi.
İşçilerden Murat Toklu ise “Ben Adana’dan geldim. Kayı İnşaat şantiyesinde üç yıl çalıştım, 1 yıllık maaşım ödenmedi. Artık dayanacak gücümüz kalmadı. Kirasını ödeyemeyen, çocuğuna mama alamayan var. Artık sesimiz duyulsun” ifadelerini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız