Kazdağları turnusol oldu

13.08.2019 10:04 YEŞİL BİRGÜN


Haber Merkezi

Kanadalı firma Gold’un Kazdağları’nda yapmayı planladığı altın arama ve işletme faaliyetine karşı halkın direnişi sürüyor. Direnişin ulaştığı boyut şimdiden ülke sınırlarını aşmış durumda. Verilen mücadele medyadan siyasete turnusol olma özelliğini taşıyor.

AKP, VATAN PARTİSİ, TGB vs…

Türkiye’nin yerüstü ve yeraltında para edecek ne varsa satışa çıkaran AKP için kuşkusuz Kazdağları’nda yaşanan felaketin çok bir önemi olmayacaktı. Daha öncesi onlarca örnekte olduğu gibi iktidar tarafından mücadele edenler en ağır sözlerle kınadı tehdit edildi. Bahçeli geri kalır mı? Aynı sözcüklerle o da başladı saldırmaya. Bunların kontrolünde olana ne kadar medya varsa onlar da hızla koroya katıldılar. Altıncı koro TRT Çocuk kanalına kadar uzandı.
İktidar cephesinin çok fazla kıymet vermediği ama her fırsatta kendinin onlarla birlikte olduğunu ispatlama gayretinde olan Aydınlık çevresi de geri kalmadı. Aydınlık Altın’cı Filo taraftarı yayına başladı. Vatan Partisi bildiri yayınladı. Gençlik yapılanmaları TGB kamuculuk sosuyla tarafını AKP’den ve Kanadalı firmadan yana koydu.

ÇAMUR SİYASETİ

Bildik yöntemle saldırdılar. “Yabancı fonlar, dış güçler” vs. Hatta her partiden insanların üye olduğu yönetimlerde bulunduğu yılların dernekleri bile hedef tahtasına oturtuldu. Her doğa ve yaşam savunusunda olduğu gibi. ‘Bari biraz düşünüp farklı argüman geliştirin’ diye bağırmak geliyor insanın içinden.
Kanadalı şirketin bayrağı altında ‘millicilik’, peşkeş çekilen araziler üstünde kamuculuk oynamaya bayılan bu çevreyi Allahtan çok fazla ciddiye alan olmamış. Tek tartışma yine kendi gazete ve partisinde yaşanmış. Tartışma Aydınlık’ta bir istifaya yol açmış.

DEVAM EDECEK

Çok açık yaşam ve doğa savunuzu önümüzdeki dönemin en önemli mücadele alanı olacak. Sıfırı tüketmiş olan iktidar eldeki tüm kaynakları satmakta kararlı. Kelebekler Vadisi’nden Murat Dağı’na, Munzur’dan Kazdağları’na yağmanın startına aynı anda basılmış olması rastlantı değil. Tüm kaynaklar sömürülüne kadar, doğa ve yaşam alanları yok edilene kadar devam edecek.

Bu dönemde kafa karıştıracak, mücadeleyi sekteye uğratacak, bölecek her türlü girişim çok açık ki yağmaya kapı aralayacak, destek olacaktır. ‘Ama’sız, ‘fakat’sız bir mücadele hem bugünümüz hem de geleceğimiz için elzemdir.

Unutulmasın ki bu dönemde yapılacak her haber, yazılacak her rapor, verilecek her demeç tarihe bir not olarak düşecek ve öyle hatırlanacaktır.