Kılıçdaroğlu dış politikada yaşananları değerlendirdi: ‘Dolarla ülke sırlarını alırız’ diyebilirler

03.11.2019 10:30 SİYASET
AKP döneminde Türkiye’nin büyük itibar kaybı yaşadığını bildiren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Rüşvetten yargılanan birini büyükelçi yaptılar. Bundan sonra herkes, ‘Çikolata kutusunda dolar yollarsak Türkiye’nin tüm sırlarını satın alabiliriz’ diyebilir” dedi

HÜSEYİN ŞİMŞEK

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Genel Merkezi’nde bir grup gazeteciye gündemdeki dış politika gelişmelerini değerlendirdi. AKP döneminde ülke itibarı konusunda büyük bir “düşüş” yaşandığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Devlet tarihimizde yapılmayan hatalar yapıldı” dedi.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca yapılmamış “uygunsuz işlemleri” hayata geçirdiğini söyledi. 17-25 Aralık Rüşvet Operasyonu sürecinde adı gündeme gelen eski Bakan Egemen Bağış’ın Prag’a büyükelçi olarak atandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Akıldan, mantıktan yoksun şeyler oluyor. Bütün bu dış politika oluşturulurken Dışişleri Bakanlığı tümüyle devre dışı bırakıldı. Yıllarını dış politikaya veren pek çok diplomat, büyükelçi kenara atıldı. ‘Biz bunları Saray’da halledeceğiz’ dendi ve Türkiye bu noktaya geldi. Liyakatin devlet yönetiminde ne kadar önemli olduğunu kavradılar mı henüz bilmiyoruz. Dışişleri Bakanlığı tarihini bırakın bizim devlet tarihimizde bile rüşvet aldığı herkes tarafından bilinen kişi, bir başka ülkeye büyükelçi atanmamıştır. Herkes, ‘Çikolata kutusunda dolar yollarsak Türkiye’nin tüm sırlarını satın alabiliriz’ diyebilir” dedi.

TÜRKİYE İFLAS NOKTASINA GELDİ

Erdoğan’ın Suriye politikasına yönelik uygulamaların sonuçlarının “ağır” olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Başta konulan hedefle, bugün geldiğimiz nokta arasında ciddi bir uluslararası itibar kaybı yaşanmıştır. Başta konulan hedef, Suriye’nin demokratik bir yapıya kavuşması, barışın, huzurun gelmesiydi. Bunu sağlamak için de ABD, Suudi Arabistan, Katar, Türkiye ortak hareket ettiler. Geldiğimiz noktada ne barış var, ne demokrasi. Kendi toprağını terk eden bir Türkiye var ve 3 milyon 600 bin Suriyeli gerçeği var. Bu başarı mıdır? Orta Doğu politikasında da Türkiye, iflas noktasına gelmiştir” diye konuştu.

ERDOĞAN ABD’YE GİTMEMELİkilicdaroglu-dis-politikada-yasananlari-degerlendirdi-dolarla-ulke-sirlarini-aliriz-diyebilirler-644873-1.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13 Kasım’da ABD’ye yapmayı planladığı ziyareti ve ABD Başkanı Trump’un gönderdiği mektubu da gündeme getiren Kılıçdaroğlu, “Erdoğan, Amerika’ya gitmemeli. Amerika’ya ne diye gidecek? ‘Giderken mektubu yanımda götüreceğim’ diyor. Bundan daha büyük bir saçmalık olamaz. Sen oturacaksın o mektuba milletin şanını ve şerefini koruyacak şekilde yanıt vereceksin. Diplomatik kurallara uygun ama onun hak ettiği bir cevabı vereceksin” dedi.

EVET DEMEK DOĞRUYDU

Suriye’ye askeri operasyona yönelik hazırlanan tezkereye CHP’nin “evet” demesine yönelik eleştirileri de yanıtlayan Kılıçdaroğlu, açıklamalarında şunları söyledi:
“Tezkereye evet dememiz doğru politikaydı. Biz, Saray hükümetinin bilmediği pek çok gerçeği biliyoruz. Erdoğan’ın çevresindeki insanlar Erdoğan’a doğru bilgi vermiyorlar. Sırf Erdoğan kızar diye. İdlib’de, Afrin’de sivil toplum örgütleri var ve bunların harcamalarının büyük bir kısmı AB tarafından fonlanıyor. Orada Suriye halkına olağanüstü güzel hizmetler götürüyorlar. Şimdi eğer askerlerimiz çekilseydi bu hizmetlerin tamamı yok olacaktı. Biz oradaki Suriyelileri düşünmek zorundayız.”

“Rusya ile sınır devriyesi ile başlayan bu yeni süreç, Suriye ile Türkiye’nin diyalog kurmasını hızlandırır. Erdoğan, Rusya’dan dönerken uçakta gazetecilere Adana Mutabakatı’nın 5 kilometreden 10 kilometreye çıkarılacağını ve orada TSK’nın sınır boyunca gözlem notası oluşturacağını ifade etmişti. Ama Rusya, ‘Orada gözlem noktalarını Suriye oluşturacak’ dedi. Dolayısıyla düşman olarak görülen Esad, bizim güvenliğimizi koruyan noktalara kendi askerlerini yerleştirmiş oldu. Dolayısıyla her söylediği bir başka devlet tarafından yalanlanan bir konuma düştük biz. Asıl üzen bu. Türkiye’yi temsil eden birisinin söylemlerini, bir başka ülkenin yetkilisi yalanladığı zaman Türkiye’den hiç ses çıkmıyor. ‘Biz böyle söyledik bu olacak’ diyemiyorlar. Çünkü öbür ülkelerin söylemlerinin doğru olduğu çıkıyor ortaya.”

Erken seçim olur mu?

İç ve dış politikada oluşan sürecin erken seçimi getirip getirmeyeceği sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, CHP’nin “yarın erken seçim olacakmış gibi” çalıştığını söyledi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Seçim olup olmaması tümüyle bir kişinin ortaya koyacağı iradeye bağlı. Çünkü parlamentoda AKP grubunun bağımsız iradesi söz konusu değil. Dolayısıyla Erdoğan bu süreç içinde seçime gider mi gitmez mi bilmiyoruz ama vereceği karar bizi ilgilendirmiyor çünkü biz zaten yarın seçime gidilecekmiş gibi çalışıyoruz” dedi.