birgün

10° PARÇALI BULUTLU

BİRGÜN KİTAP 16.10.2020 11:52

Kimileri dünlere kimileri yarınlara tutunuyor

Murat Yalçın, Sarp’ın arkadaşlarının, yaşıtlarının üstünde ya da ötesinde, ayrıksı bir çocuk olduğuna dikkat çekerek, “İç dünyası zengin, kendi kendine yeten biri. Sarp’ı düşünürken onu kendi kuşağıyla birlikte görmeli” diyor.

Kimileri dünlere kimileri yarınlara tutunuyor

KADİR İNCESU

‘Oralı Olmamak' anne ve iki çocuğunun yaşama tutunma mücadelesini anlatıyor. Bu mücadelede üç karakter de farklı özellikleriyle dikkat çekerken, her biri yaşama gücünü ayakta tutacak savunma biçimleri geliştiriyor. Bir trafik kazasında hayatını kaybeden Cemal de çocuklarına bıraktığı çocukluğunu anlatan ses kaydıyla bu mücadelenin önemli bir figürü oluyor.

Kitabının girişinde “Çocukluk dili çözülmemiş bir uygarlık yazıtı” diyen, bu yazıtın da şifrelerini metinde veren Murat Yalçın ile Günışığı Kitaplığı tarafından Köprü Kitaplar dizisinden yayımlanan ilk gençlik romanı 'Oralı Olmamak' üzerine konuştuk.

► Ayrıksı olmak önemli midir?
Bir şeyin ya da bir kimsenin ne zaman, kime ayrıksı geldiği, gerekçeleri sıralanabildiği ölçüde önemlidir. Yazarın ayrıksı olması bir dizi özellikler taşıdığını, kendine özgü yanları olduğunu gösterir. Bu bazen dille, bazen biçimsel yaratışlarla, bazen işlenen konulara bambaşka yorumlar getirmekle, okurda yepyeni algılar yaratmakla olur. Bir eleştirmenin gözünde, kaleminde kat kat çözülmeyi bekler ayrıksı olan. Bir ölçüde, her yazarın ayrıksı yanları olabileceğini düşünmeliyiz derim. Yazar için olduğu kadar yazının içeriği, bir öyküden, romandan söz ediyorsak anlatı kişileri de huyları, davranışları, tutumlarıyla ayrıksıdır. Daha açık söylersek, ayrıksı bir yazardan en sıradan anlatı kişisinin ayrıksı yanlarını özel biçimlerde gösterebilmesini bekleriz. Elbette kişiden kişiye, zamandan zamana değişen bir durum olduğunu, olabileceğini unutmamalı.

► Sarp ve Pelin’in tarihi muhallebicideki değişimi fark etmeleri, tepkileri… Annenin kaza sonrası hayata bakışındaki değişiklikler… İnsanların hem kendilerindeki hem de çevrelerindeki hızlı değişimin ‘zamanla’ farkında olduklarını söyleyebilir miyiz?
'Oralı Olmamak' sıradan bir ailenin trafik kazası sonrası yaşantısından bir kesit veriyor. Burada yaşama tutunan anneyle iki evladının gözlerinin geçmişte, kazadan önceki dönemde kalması özel bir ayrım yaratıyor. Yitirdiklerini, acılarını, özlemlerini günün her dakikası, her yerde, her fırsatta yaşıyorlar. Geçip giden günleri, çevrelerindeki değişimleri başka, özel dikkatlerle görüyorlar. Geçen zamanda kendi izlerini aramaya erken yaşta başlamaları onlara bir olgunluk veriyor, yaşlarının üstünde duyarlıklar beliriyor. Elbette sadece babanın yitimiyle açıklanamaz, kişiliklerini oluşturan kalıtsal özellikleri de hesaba katmalı. Nitekim gençliğinde müzisyen anne yazmaya başlıyor, reklamcı baba da vaktiyle ses kaydı yapmaya girişmiş. Yani yaratıcı, okuryazar bir aileden söz ediyoruz. Burada dikkati çeken şey zamana tutunma biçimi, kimileri dünlere kimileri yarınlara tutunuyor. Her iki durum da bir çabayı, umudu gerektiriyor. Dirençli, güçlü bir aile.

► Sarp’ın, amcası ile yaptığı bir sohbet sonrası “Babamın hayatını kaldığı yerden sürdürmek istemiyorum” demesi dikkat çekici… Ailenin ve çevrenin çoğu zaman bilinçli olarak yaptığı bu baskıya, özellikle günümüz gençlerinin direnmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kuşak çatışmalarının ana eksenlerinden biri. Atadan babadan kalma mesleği sürdürmek, aynı evde yaşamayı sürdürmek, benzer inanışları sürdürmek vs. Geleneksel yapıların, yaşam biçimlerinin daha geniş ve daha derin dönüşümler geçirdiği, yeni kuşakların önünde düne göre çok daha zengin seçenekler olduğu kesin. Aile dediğimiz kurum ne ölçüde değişip dönüşmüş olursa olsun ülkemizde geleneksel çizgilerin temsil edildiği, billurlaştığı muhafazakâr denebilecek bir yapı olmayı sürdürüyor. Dolayısıyla yeni kuşakların bu ve benzeri dirençleri göstermesi olağan. Sarp’ın yaşı da kişiliğinin kurulmaya başladığı, benliğin bağımsızlığını duyurduğu yaşlar. Bu kitapta psikoloji öğrenimi görmemin, en azından büyüme, gelişme ve olgunlaşma teorileri okumamın yararlarını gördüğümü söylemeliyim.

► Gülin’in yaptığı bir davranış sonucu okulundan ayrılması gündeme gelen Sarp’ın, durumu açıklayıp, çok da üstünde durmaması, oralı olmaması da bu kararlığının bir yansıması mı?
Sarp çevresinde olup bitenlere maruz kalan bir çocuk, dolayısıyla başına gelenlere karşı koymayı, hakkını aramayı bilmiyor ya da umursamıyor. Daha ilk bölümde, geri geri üstlerine doğru gelen arabaya tepkisizliği de ablasından ne kadar farklı olduğunu gösteriyor. Amcasının okul yönetimine kızgınlık ve küskünlükle aldığı karar onun haksızlığa uğramasına neden oluyor ama ses çıkarmıyor. Baktığımızda kitapta direnmeyi, hak aramayı bilenler, inisiyatif alanlar, yani olayları yönetme becerisi olanlar Sarp’ın annesiyle ablası.

► Muzip, şakacı, çoğu zaman kendisini frenleyen 9. sınıf öğrencisi Sarp’ın sınıfın en olgun öğrencisi olarak adlandırılması da istemediği bir sorumluluk yüklemiş midir?
Arkadaşlarının, yaşıtlarının üstünde ya da ötesinde, ayrıksı bir çocuk Sarp. İç dünyası zengin, kendi kendine yeten biri. Sarp’ı düşünürken onu kendi kuşağıyla birlikte görmeli derim. Sosyal ilişkileri gelişmemiş, belki mücadele etmeyi bilmeyen ama bence mücadeleye inanmayan bir çocuk. Daha doğrusu Melville’in Kâtip Bartleby karakteri gibi “yapmamayı yeğleyen”, eyleme geçmek istemeyen biri. Amcasının okul anısında olduğu gibi, çevresi yüzünden uğradığı haksızlığın yine çevresi tarafından giderilmesini bekliyor. Ama bugün öyle bir dünya var mı, bunları düşünmeyi, sorgulamayı öneren bir kitap olmasını dilerim.

► Gülin’in “varlığından kuşkulanma takıntısı” da bir korunma yolu mu?
Gülin’in tek çocuk olduğu unutulmamalı. Kendini gerçekleştirme, gösterme biçimleri istemsiz görünen eylemlerle oluyor. Burada onun davranışlarını analiz yeteneğim yok doğrusu ama söz gelimi kitabı okuyan bir ergen psikiyatrı belki bana da ilginç gelecek yorumlar yapabilir. Ben sadece bir davranışı ve yol açtığı sorunları, bir yaşantıyı öyküleştirdim.

► Kitabı bitirdiğinizde Sarp ve Gülin’in ailesi için neler düşünürdünüz?
Birbirine aykırı iki aile… Gülin’in tek çocuk olarak kendi ailesinde bulamadıklarını Sarp’ın daha güçlü ailesinde araması söz konusu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız