Kız çocukları gözünü eşitsizliğe açıyor

12.10.2019 00:08 YAŞAM
Türkiye’de kız çocukları yaşamından memnun değil. 15-29 yaş arası genç kadınların yüzde 41’i okumuyor ve çalışmıyor. Erkeklerde ise bu oranın 15,2 olması çarpıcı tabloyu gözler önüne seriyor.

DİLARA ŞİMŞEK

Dünya Ekonomik Forumu’nun (DEF) 2018 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre Türkiye, cinsiyet eşitsizliğinde 149 ülke arasında 130’uncu sırada. Kız çocukları doğumlarından itibaren cinsiyetinden dolayı ayrımcılıkla ve tacizle mücadele etmek zorunda kalırken, ülkede kız çocuklarının yüzde 32.8’i yaşamından memnun değil.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü olarak kutlanıyor. Dünyanın dört bir yanında cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa, tacize, tecavüze maruz kalan kız çocuklarının yaşam koşullarını iyileştirmek adına farkındalık yaratmak amaçlanıyor. Ancak gelinen noktada çalışmalar yetersiz kalırken kız çocuklarına yönelik ayrımcılığın boyutu ise çarpıcı düzeyde.

BM Nüfus Fonu (UNFPA) Toplumsal Cinsiyete Dayala Şiddet Başdanışmanı Upala Devi, ‘Erkek Çocuk Tercihinin ve Kız Çocuklarının Değersizleştirilmesinin Önlenmesi Küresel Programı’ araştırmasında 2019 yılı itibarıyla dünyada 130 milyon kız çocuğunun doğumdan önce veya sonra yok edildiğini söyledi.

Devi, erkek nüfusunun aşırı artmasının şu 3 temel sebeple bilimsel olarak kanıtlandığını aktardı:

Ultrason gibi modern teknolojinin çok küçük köylere kadar ulaşması sonucunda pek çok aile bebeğin cinsiyetini önceden öğrenebilmesi.

Ataerkil toplumların kurallarıyla erkek çocuğa daha fazla değer verilmesi.

Tüm dünyada doğurganlığın azalması.

YÜZDE 41'İ OKUMUYOR, ÇALIŞMIYOR

Türkiye’de kız çocukları her alanda ayrımcılığa maruz kalırken, gün geçtikçe kadına uygulanan şiddetin cezasız kalması çocukları yaşadıkları ülkenin güvenirliği konusunda endişelendiriyor.

OECD verilerine göre Türkiye’de yaşamlarından memnun olmadığını söyleyen 15 yaşındaki kız çocuklarının oranı yüzde 32,8. Bu oranla Türkiye, OECD ülkeleri arasında yaşamından memnun olmadığını belirten kız çocuklarının en yüksek olduğu ülke.

Türkiye’de 14-17 yaş grubundaki okullaşma oranına bakıldığında 250 bin kız çocuğunun okul dışında bulunduğu anlaşılıyor. Ancak eğitime erişim problemi bu sayılardan daha büyük. Bunun sebebi okullaşma verisinde sadece okula kayıt dikkate alınırken devamsızlık ve okuldan erken ayrılma göz önünde bulundurulmuyor.

15-29 yaş arasında geç kadınların yüzde 41,5’i hem okulda değil hem de herhangi bir işte çalışmıyor. Bu oran erkeklerde 15,2. Bu tablo, genç kadınların güçlenmesi yolunda ele alınması gereken önemli sorunlar arasında yer alıyor.

ÜZÜLDÜM DEMEYİN HESAP SORUN!

Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı, İstanbul’da gerçekleştirildi. Konferansta kız çocuklarının toplum içindeki önemine, başta eğitim olmak üzere her alanda onların desteklenmesine dikkat çekildi. Avrupa’nın ilk ve tek yapay kalp cerrahı olan Dr. Dilek Gürsoy, “Yapamazsın dediler, yaptım kalp cerrahı oldum. Her zaman başarılarımı söylüyorum çünkü bunu benim dışımda kimse anlatmıyor. Kadınlar her zaman öne çıkmalı ve başarılarını anlatmalı. Önüme konulan engellere, söylenenlere aldırış etmedim. Tüm engellerin üstünde yürüyerek başarıya ulaştım” dedi.

Yüksek Makine Mühendisi ve Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Sevil Zeynep Becan ise, mühendislik okuduğu sırada maruz kaldığı ayrımcılığı şöyle anlattı: “Bölümümüzde kadın hoca, kadın asistan yoktu. Arkadaşlarım cinsiyetimden dolayı ‘sen yapamazsın vazgeç bu meslekten’ dediler. Çalışmak istediğim zaman da firma bana ‘kadın mühendisle çalışmak istemiyoruz’ dedi. Vazgeçmedim ve iyi bir mühendis oldum. Kadınlara her zaman tavsiyem asla üzüntünüzü belli etmeyin. Üzülmeyin, hesap sorun.”