birgün

19° PARÇALI AZ BULUTLU

ÇALIŞMA YAŞAMI 13.03.2020 02:02

Koronavirüse karşı işçileri koruyun!

DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, Koronavirüs salgınına karşı hükümeti derhal işyerlerinde gerekli önlemleri almaya çağırdı. Çerkezoğlu, kriz bahanesiyle önlem almaktan kaçınan patronların cezalandırılmasını istedi

Koronavirüse karşı işçileri koruyun!

EMEK SERVİSİ

Ülkenin de dünyanın da gündemi Koronavirüs. Uzmanlar “Mümkün olduğunca kalabalık yerlerden uzak durun, hasta insanlara 1 metreden fazla yaklaşmayın, hijyene dikkat edin” gibi uyarılarda bulunuyor. Toplu etkinlikler bir bir iptal ediliyor. Peki ya işyerleri? Fabrikalarda, atölyelerde, küçük/büyük işyerlerinde hijyenik olmayan koşullarda dip dibe çalışan, hastalandığında doktora gitmek için bile izin alamayan, düşük ücretler nedeniyle geçinemeyen ve sağlıklı koşullarda yaşayamayan işçiler virüsten nasıl korunacak?

Bu konuya dikkat çeken sendikalar, hükümete ve patronlara, işçilerin virüs salgınından korunması için gerekli önlemleri alma çağrısında bulunuyor. Nedir bu önlemler? DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu şöyle sıralıyor:

İŞÇİLERİN SAĞLIĞI PATRONUN İNSAFINA BIRAKILAMAZ

>> “İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir parçası olarak işyerlerinin hijyenini sağlamak işverenin, bunu denetlemek ise devletin görevidir. İşverenleri, işçilerin bir arada bulundukları ortamların ve ortak kullanılan tuvalet, yemekhane, kantin gibi alanların hijyenini acilen sağlamaya, işçi sağlığı kapsamında alınması gereken tüm tedbirleri almaya, koruyucu sağlık hizmetlerini uygulamaya, çalıştıkları sürede verilmesi gereken molalara saygı duymaya ve tüm işçilere koruyucu malzeme temini noktasında sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz. Tuvaletlerinde sabun ve peçete dahi bulunmayan, yemekhanelerinde böceklerin gezdiği işyerlerinin yarattığı tehdit bugün tüm ülkeyi, hatta dünyayı tehdit edecektir.

>> İşçilerin şüphe ya da tedavi durumunda işlerinden uzakta (karantinada ya da tedavi altında) geçirecekleri sürede geçimleri garanti altına alınmalı, ücretli izin ya da hastalık izni gibi hakları açık şekilde tanınmalıdır.

>> Tüm bu hakların ve sorumlulukların denetleyicisi ise kamu otoritesidir. İşçiler, işverenlerin ‘iyi niyetine’ terk edilemez. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı, işyerlerinde denetimler yapmalı ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamalıdır. İşçilerin yasal haklarını kullanmalarına engel olan işverenler kamu sağlığını tehdit ettikleri için yargılanmalı, ‘kriz’ bahanesiyle alması gereken önlemlerden kaçınanlar cezalandırılmalıdır.

SAĞLIK HİZMETLERİ PARASIZ OLMALI

>> Virüsün yayılma hızına etki eden en önemli faktörlerden biri de yoksulluktur. Yeterli beslenme şansı olmayan, insan sağlığını tehdit edecek şekilde rutubetli ve bakımsız evlerde oturmak zorunda kalan, sağlık hizmetlerine erişim şansı olmayan/kısıtlı olanlar daha ağır bir tehdit altındadır. Başta sağlık olmak üzere, kamusal hizmetlere erişim tümüyle parasız hale getirilmelidir.

>> Hijyen ve ısınma bu virüsten korunmanın şartlarındandır. Her eve belli bir miktar içme suyu ve doğalgaz ücretsiz olarak sağlanmalı, geçmiş borçlar nedeniyle su ve doğalgaz kesintileri yapılmamalı ve kesilmiş olanlar derhal açılmalıdır.

>> Üyelerimizin ve işçilerin kişisel olarak da önlemlerini almaları zorunludur. En başta el hijyenine önem verilmeli, eller en az 20 saniye boyunca sabunla yıkamalıdır. Öksürme ve hapşırma sırasında tek kullanımlık mendil kullanılmalı, bulunamıyorsa dirseğin iç kısmı kullanılmalıdır. Tokalaşma ve sarılmalardan kaçınmalı, kirli ellerle yüze dokunulmamalıdır. İşyerleri sık sık havalandırılmalı, dengeli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Öksürük, ateş, nefes darlığı gibi belirtileri taşıyanlar derhal bir maske takarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.”

İşçilerin, işyerlerindeki işçi sağlığı ve iş güvenliği kurullarını acil toplantıya çağırması gerektiğini de belirten Çerkezoğlu, “Bu süreçte, başta Sağlık Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere sorumluluğu olan tüm kurumları hızlıca sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz” diyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız