birgün

6° AÇIK

GÜNCEL 19.12.2019 14:38

Maraş Katliamı'nın 41. yılı: Katliamda neler yaşandı?

100’den fazla insanın katledildiği, binlerce insanın göç etmek zorunda bırakıldığı Maraş Katliamı’nın üzerinden 41 yıl geçti

Maraş Katliamı'nın 41. yılı: Katliamda neler yaşandı?

Ülkeyi 12 Eylül kanlı darbesine götüren, 100’den fazla insanın öldürüldüğü, çok sayıda insanın göç etmek zorunda bırakıldığı Maraş Katliamı’nın üzerinden 41 yıl geçti.

19- 26 Aralık 1978’de ülkücüler tarafından Alevilere yönelik düzenlenen katliamda, resmi verilere göre olaylar sırasında 120 insan öldürüldü.

Alevilere ait 200'ün üzerinde ev yakıldı, 100'e yakın işyeri tahrip edildi. Yirmi üç yıl süren davalar sonunda 29 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1 ila 24 yıl arasında ceza aldı. Katliamda önemli rol oynayan 68 kişiye ise ulaşılamadı.

OLAYLAR NASIL BAŞLADI?

Siyasi nedenlerle körüklenen Alevi-Sünni tartışmasının Maraş'ta gerginliği tırmandırdığı bir dönemde, 19 Aralık'ta kentteki Çiçek Sineması'na, o dönemin ender milliyetçi filmlerinden biri olan, Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı Güneş Ne Zaman Doğacak'ın gösteriminde, saat 21:00'de patlayıcı madde atılması olayların fitilini ateşledi.

Bu bombanın Ülkücü Gençlik Derneği Kahramanmaraş Şube Başkanı Mehmet Leblebici ve ikinci başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatları ile ülkücü bir genç olan Ökkeş Kenger tarafından atıldığı iddia edildi. Kenger, Ankara'ya Ülkücü Gençlik Derneği'ne telefon ederek yardım talebinde bulundu.

Ertesi gün Alevilerin yoğunlukla oturduğu Yörükselim Mahallesi'nde bir kıraathane bombalandı. Bombalama sonucu kahvehanede bulunan mahalle sakinleri yerlere yattı. Bomba şans eseri kahvehane penceresinin altındaki betona isabet ederek kahvehaneye girmedi. Olay sonucunda Gıjgın Dede adlı bir mahalleli vefat etti. 21 Aralık öğle saatleri Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü Alevi öğretmen silahlı saldırı sonucu yaşamlarını yitirdi. Dönemin Kahramanmaraş Valisi Tahsin Soylu kentte askeri güç gönderilmesini istedi, ancak talebi uygun görülmedi.

22 Aralık'ta öğretmenlerin cenazelerinin getirildiği camide bulunan sağcı bir grup, ölenlerin cenaze namazının kılınmasına karşı çıkarak engelledi ve kalabalığın dağılması ile cenazeler ortada kaldı. Güvenlik güçlerinin müdahalesi ile karşılaşmayan sağcı grup, kent çarşısına yürüyerek orada toplanmış olan Alevilerle çatışmaya girdi. Çatışmalarda üç insan öldürüldü.

Maraş olayları patlak verdiğinde CHP iktidar, Bülent Ecevit ise başbakandı. Olaydan sonra CHP’nin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı yaptığı açıklamada olayların sebebinin sol örgütler olduğunu iddia ederek partisinden büyük tepki aldı. Sonrasında da İçişleri Bakanlığı'ndan istifa etti, yerine Hasan Fehmi Güneş getirildi. Bülent Ecevit, olayların kendisini uzun süredir direndiği sıkıyönetim talebine zorlamak için kontrgerillalar tarafından çıkarıldığını bildirdi.

Olaylar nedeniyle Diyarbakır, İzmir, Suriye-İran-Irak gibi sınır boylarını çevreleyen iller de dahil olmak üzere birçok ilde sıkıyönetim ilanı gündeme gelmiş ve 26 Aralık 1978 saat 7.00'den itibaren İstanbul, Ankara, Maraş, Adana, Elâzığ, Bingöl, Erzurum, Erzincan, Antep, Kars, Malatya, Sivas ve Urfa olmak üzere, toplam 13 ilde sıkıyönetim ilan edildi.

YARGILAMA SÜRECİ

Çoğunlukla sağ ve aşırı sağ görüşlü toplam 804 kişi hakkında dava açıldı. Sıkıyönetim mahkemelerinde açılan davalar 1991 yılına kadar sürdü. Sanıklardan 29'u idam, 7'si müebbet, 321'i de 1 ila 24 yıl arasında hapis cezalarına çarptırıldı.

İdam ve müebbet dışında hapse mahkum edilenlere 1/6 oranında indirim uygulanarak cezalar azaltıldı. Sıkı yönetim mahkemesinin idam kararları da Yargıtay tarafından bozuldu.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız