birgün

14° AZ BULUTLU

BİRGÜN EGE 20.08.2021 11:29

Mesire alanı rant kurbanı

İzmir’in Bornova İlçesi Çiçekli Mahallesi’nde uygulamaya konulan Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’na bölge halkı tepki gösteriyor. Planın uygulanması halinde, köyün halen 400 civarında olan nüfusunun 3 bine çıkacağı ve köyde geri dönülmesi olanaksız zararlara yol açacağı belirtiliyor.

Mesire alanı rant kurbanı

Aycan KARADAĞ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 20 Mayıs 2021 tarihinde onaylanan İzmir’in Bornova İlçesi Çiçekli Mahallesi 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nâzım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı’na bölge halkı tepki gösteriyor. Bornova ilçesine bağlı bir orman köyü olan ve aynı zamanda mesire yeri olarak kullanılan Çiçekli Köyü’ne bu planın uygulanması halinde, köyün halen 400 civarında olan nüfusunun 3 bine çıkacağı, köyün kırsal yerleşim alanının bütünlüğü ve doğal sit statüsünün yok olacağı ve yerleşim dokusu, flora ve faunası üzerinde geri dönülmesi olanaksız zararlara yol açacağı belirtiliyor.

TMMOB İzmir Şehir Plancıları Odası’nın desteğiyle köy sakinleri ve muhtarlık, 9 Temmuz 2021 tarihinde askıdan indirilen İmar Planı'na itiraz ettiler. Ancak Çevre Şehircilik Bakanlığı, İzmir Büyükşehir ve Bornova Belediyesi’ni devre dışı bırakarak Çiçekli Mahallesi’ni imara açma sürecini başlattı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na yaptıkları itiraza olumlu yanıt bekleyen köylüler, tüm siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin ve İzmirlilerin kendilerine destek olmalarını istiyor.

Çiçekli Köyü Muhtarı Zeki Güler, plana, köy halkının görüşü alınmadan yapıldığı için karşı olduklarını dile getirdi. Güler, “Biz isterdik ki; bakanlık, planı çizen ya da planı isteyen kesim köylünün görüşlerini alsın. Bizim köyümüzün hane sayısı 300-350. Yeni planı incelediğimizde 3-4 bin kişi gelecek. Bu da aşağı yukarı bin-bin 300 eve tekabül ediyor. Bin 300 hanenin altyapı sorununu kaldıracak bir köyümüz yok. Çiçekli’de doğalgaz, altyapı, kanalizasyon sorunları çözülüp bu uygulamaya geçilseydi bir nebze bizi rahatlatırdı. Bizim köyümüz vadi. Kışın, 2-3 ay devamlı bulut, sis oluyor; çiğ, kırağı yağıyor. Bu da bizim atmosferle ilgili sorunumuzu arttırıyor. Müthiş bir geniz yanması oluyor. Bin 300 ev daha geldiği zaman, düşünün doğaya verilecek zararı… Bizim köyümüz, İzmir’in akciğeri” diye konuştu.

YEŞİLİ BOZMAK İSTEMİYORUM

Tapulu arazisinin bir bölümüne okul ve cami yapılacak olan 81 yaşındaki İsmet Kutlu ise, “Tapulu alanımda 200 tane zeytin ağacı var ve ağaçlarımın yarısı gidiyor. Ben buna karşıyım, böyle imar olmaz. Olacaksa düzenli imar olsun. Ben hayatımı verdim buna. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kimseye sormadan gel yap bunları. Ben napayım, ben nereye gideyim bu yaştan sonra? Ben yeşili bozmak istemiyorum” ifadelerini kullandı.

Köylülerden 90 yaşındaki Salih Erkoç’ın ise tapulu arazisinin bir bölümüne araba park yeri ve çocuk parkı yapılacak. Erkoç, ise tepkisini şu şekilde dile getirdi: “Doğma büyüme buralıyım. Bu ağaçları dedemiz dikmiş, bu camiyi dedemiz yapmış. Şimdi köylümüzü duman etmek istiyorlar, halimizi bozmak istiyorlar. Sen gel, benim köyümü rezil et. Buna itiraz ediyorum. Kendi tapulumu yerime, araba park yeri, çocuk park yeri, zeytinlik ve bağ olan yere; yolun kıyısı, yola ver, yola 2 metre 5 metre al, ama araba park yerine müsaade etmiyorum. Yolun içinde çocuk parkı olmaz. Çocuktur bu, arabalara fırlar gider. Köyümü korumak istiyorum. Devlet doğru düzgün bir plan yapsın. Şahıs yapmasın. İmara karşı değiliz ama düzgün imar olsun.”

Köylülerden Esonsoniz Bulut ise şunları aktardı: “Köyümüzle ilgili yapılmış, koruma amaçlı bir imar planı söz konusu. Ancak plan ilkeleri ve planlama esaslarına baktığımız zaman köyümüzü koruduğunu düşünmediğimiz bir plan. Aksine adı “Koruma Amaçlı Plan” olmasına rağmen, köyü imara açan bir plan. Bu bakımdan köyün 350 kişilik nüfusunun bir anda, kendi köyün nüfusunun doğal gelişimi olmayan üç bin kişinin buraya yerleşik olarak gelmesini hedefleyen bir plan. Bu bakımdan bu plana itirazımız var. Üstelik imara açılan yerler, köyümüze zamanında tarlayken pek çok yeri satın almış, bir gün değerlenir diye beklemiş olan İzmir’in önde gelen 2-3 kişisine ait. Dolayısıyla, sadece bu bölgeler için yapılmış bir plan olduğunu düşünüyoruz. Köyün doğal yapısının korunmasını, kendi nüfusumuzun ihtiyaçları doğrultusunda bir planlama yapılmasını talep ediyoruz. Uygun görmediğimiz bir plan yapılmış, itirazımız bunadır.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol