birgün

15° KISA SÜRELİ HAFİF YOĞUNLUKLU YAĞMUR

EKONOMİ 08.04.2020 12:17

Mısırda üretim tüketimi karşılayamıyor!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2020 mısır raporunu açıkladı. Raporda, "Mısırda kendi kendimize yeterli bir ülke olmayıp, 'dışalımcı' bir ülke” konumundayız. 2020 yılı ve sonrası için mısır stoklarımız da yeterli değil" ifadeleri kullanıldı

Mısırda üretim tüketimi karşılayamıyor!


AYCAN KARADAĞ

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2020 mısır raporunu açıkladı. Rapora göre, Türkiye’de mısır üretimi verimleri yüksek olmasına rağmen, üretimin tüketimi karşılayamadığı vurgulandı. Ayrıca raporda, Türkiye’de piyasaya sunulan mısırın yüzde 75’inin yem sektöründe kullanıldığı belirtildi.

TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETMİYOR

Türkiye’nin kendi kendine yetmediğinin altı çizildiği raporda, “Mısırda kendi kendimize yeterli bir ülke olmayıp, yumurta ve kanatlı üretimi ile büyükbaş hayvan sayısındaki artışa paralel yem hammaddesi talebindeki artışın da etkisiyle mısırda ‘dışalımcı ülke’ konumundayız. Dünyada 2019 yılında bin 109 milyon ton mısır üretimi yapılmış olup en büyük ihracatçı ülke olan ABD, mısır tüketiminde yüzde 27’lik bir paya sahiptir. Türkiye 2018/2019 pazarlama sezonunda 438 bin 15 dolar değerindeki 2,1 milyon ton ithalat ile dünya sıralamasında yüzde 1,18’lik pay ile 23. sıradadır. Mısır dışalımı dane mısır ile sınırlı olmayıp, mısırın işlenmesi sonucu ortaya çıkan mısır nişastasının atığı olan mısır krizi ve DDGS kimi yan ürünler de küspe ve kepek yerine yem sanayinde kullanılmak üzere ithal edilmektedir" denildi.

STOKLARIMIZ YETERLİ DEĞİL

2020 yılı ve sonrası için mısır stoklarımız yeterli olmadığı belirtilen raporda, mısır üretiminin artırılması için acilen gerekli desteklerin yapılması gerektiği belirtildi. Raporda, “2020 yılı ve sonrası için mısır stoklarımız yeterli değil. Ülke ve bölgeler düzeyinde yapılması gereken ‘Tarımsal Üretim Planlaması”nda, kullanım alanları, ihtiyaç, tüketim, dış ticaret gibi verilerine dayalı gerçekçi öngörülerle mısır için üretim alanı ve ürün miktarı belirlenmelidir. Dünyada etkili olan Covid-19 salgını nedeniyle ülkelerin sınırları kapatıp, dış ticaret hacmini daraltıp korumacılık önlemlerini artırdığı günümüzde ülkemizde derhal planlı bir şekilde yerli mısır üretimi artırılmalıdır. Destekler artırılmalı ve zamanında ödenmeli, mazot dahil temel girdi maliyetleri düşürülmeli, çiftçi borçları yapılandırılmalı ve faizler silinmeli, tohumda tamamen dışarıya bağımlılık azaltılmak için Ar-Ge yatırımları artırılarak yerli çeşitler ıslah edilmeli ve yeterli miktarda üretilmelidir. Gerek ekim alanı, gerekse birim alandan elde edilen verim artırılarak GDO’lu mısır dışalımı engellenmelidir. TMO, 2020 yılı için şimdiden alım garantili ürün fiyatı açıklamalı, gerekli ödemeleri zamanında yapabilecek hazırlıklarını tamamlamalıdır” ifadelerine yer verildi.

SALGIN MISIRA DA VURDU

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, mısırı da etkilediği ifade edilen raporda, “Ülkemizde, bugünlerde başta Çukurova bölgesi olmak üzere, mısır ekimi zamanı. Yüksek girdi maliyetleri ve yetersiz desteklerle zaten zor koşullarda üretmeye çalışan çiftçilerimizin, Covid-19 salgınının da etkisiyle üretim koşulları iyice zorlaştı. Mısırda dünya verimlerinin çok üzerinde verimler elde etmemize rağmen, üretimimiz tüketimimizi karşılayamamakta. Mısırda kendi kendimize yeterli bir ülke olmayıp, “dışalımcı bir ülke” konumundayız. 2020 yılı ve sonrası için mısır stoklarımız da yeterli değil. Üreticilerimizin gerekli sağlık önlemlerini alarak, mısır üretimine devam edebilmesi için öncelikle ekim ve hasat zamanında önünü görebilmesi çok önemli. Bu da, gerçekçi kamucu tarım politikaları ve zamanında ödenecek somut desteklerle mümkün” değerlendirilmesi yapıldı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız