birgün

14° AÇIK

YAŞAM 17.08.2020 07:12

MUÇEV Datça’yı da kuşatmış!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sahilleri Datça’da da MUÇEV’e verdiği ortaya çıktı. MUÇEV’in ise sahilleri şahıslara kiraya verdiği Datça’da ‘şezlong’ parası vermeden denize girilebilecek yer yok. Duruma tepki gösteren yurttaşların açtıkları dava ise sürüyor.

MUÇEV Datça’yı da kuşatmış!

Gökay BAŞCAN

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı ve eski kamu bürokratlarının yönetici olarak görev yaptığı Muğla Turizm Çevre Vakfı Turizm ve Ticaret Limited Şirketi (MUÇEV) Datça sahillerini de kuşatmış. MUÇEV’in Bakanlık’tan 4 koy ve sahilinin işletme hakkını aldığı ortaya çıktı. Bakanlığın sahilleri MUÇEV’e hukuksuz şekilde verdiğini belirten yurttaşların açtığı dava ise sürüyor.

Bakanlığın 2017 yılında Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Kargı Koyu, Karaincir Sahili, Kumluk Plajı ve Taşlık Plajı’nı yönetim kadrosunda Cumhurbaşkanı Danışmanı, bakanlık bürokratları, eski vali ve kaymakamın da bulunduğu MUÇEV adlı şirkete verdi. MUÇEV’e verilen yerler arasında 1. derece doğal sit alanı olan Kurubük sahili de yer alıyordu yurttaşların itirazları ve protestoları sonucu protokol iptal edildi.

FAHİŞ FİYATLARA KİRALIYOR

Bakanlıktan kullanım hakkını alan MUÇEV, sahil ve koyları onlarca şahsa senelik olarak metrekare başına para alarak kiraya verdi. Fahiş fiyatlara şahıslara senelik olarak kiraya veren MUÇEP’in metrekare başına 70-117 lira arasında para aldığı iddia edildi.

Yüksek fiyatlara MUÇEV’den kiraladığı yerleri şezlong ve şemsiyeler ‘cenneti’ haline getiren işletmecilerden ise yurttaşlar memnun değil. Plajlara giriş parasız olsa da şezlonglardan dolayı yurttaşların havlularını serip oturabileceği yer yok.

BELEDİYE BAYPAS EDİLDİ

mucev-datca-yi-da-kusatmis-769541-1.BirGün’e konuşan Datça Belediye Başkanı Gürsel Uçar, 2017’de ihaleye girmek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’yla görüştüklerini ancak ihalesiz olarak sahillerin MUÇEV’e devredildiğini belirtti.

Yurttaşların özgürce denize giremediğini ifade eden Uçar, “ Şezlong ve şemsiye kiralamadan denize gitmeyen isteyen bir kişinin ‘bilgili’ veya ‘cesaretli’ olması gerekiyor. İşletmeler ücret konusunda algı yaratıyor. Yurttaşlar sahile gidemiyor. Ayrıca işletmelere yüksek fiyatlardan kiralanıyor. Kumluk Plajı’nda metrekaresine 114 lira para veriyor işletmeci. Datça’nın sahilleri parsellenmiş diye yurttaşlar bize tepki gösteriyor. Söz sahibi değiliz. Biz sadece sahildeki çöpleri topluyoruz” ifadelerini kullandı.

Datça Kent Konseyi Başkanı Hayriye Balkan ise bakanlığın MUÇEV’e hukuksuz bir şekilde sahilleri devretmesine ilişkin 45 kişinin açtığı davaya dikkat çekti. Geçen sene dava açtıklarını belirten Balkan, “Sahiller halkındır, şirkete devredilemez. İşletmeden metrekare başına 70 lira para alınıyor. O da gidiyor yurttaştan en az 50 lira şezlong parası alıyor” dedi.

647 DİLEKÇE VERİLMİŞTİ

Datça Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi ve MUÇEP Eş Sözcüsü Avukat Güngör Erçil ise hukuki sürece değindi. 2018 Nisan’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na 647 kişinin MUÇEV ile imzalanmış protokollerin iptale talebiyle dilekçe verdiğini hatırlatan Erçil, “Bakanlık dilekçelere yanıt vermedi. Bunun üzerine Ağustos’ta 2018 Datça’dan 45 yurttaş MUÇEV’le imzalanmış protokollerin iptali için dava açtı. Dava Ankara ve Muğla mahkemeleri arasında geldi gitti. Son olarak mahkemesi usul yönünden reddetti ve istinafa taşıdık” ifadelerini kullandı.

Bakanlık ile MUÇEV’in arasındaki protokolün süresinin dolduğunu ancak ona rağmen MUÇEV’in sahilleri kiralamaya devam ettiğini belirten Erçil, “Esnaf, MUÇEV’e sahilleri kiralarken sözleşme dayanağının ne olduğunu soruyor, MUÇEV gizliyor. MUÇEV’le sona erdi Bakanlığın protokolü. Datça’dan bir yurttaşın bilgi edinme hakkına başvurması üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan cevap geldi. Cevapta, ‘ilgili yönetmeliğe göre yükümlülüklerini yerine getirmiş eksi kiracı MUÇEV’e talebi halinde pazarlıkla ihale edilmesi imkanı var’ denildi. Açıkça söylenmese de sanırım yeniden MUÇEV’e verilecek” ifadelerini kullandı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız