birgün

6° AÇIK

GÜNCEL 20.01.2020 17:01

Nakşibendi şeyhini öldüren kişi AKP’li başkanın oğlu çıktı: Arka planında ‘şeriat mahkemesi’ var!

Dün Bitlis’te Nakşibendi şeyhi Abdulkerim Çevik'i öldüren kişinin AKP'li Tatvan Belediye Başkanvekili Mazhar Şeflekçi'nin oğlu olduğu ortaya çıktı. Olayın arka planında ‘şeriat mahkemesi’ ayrıntısı da var!

Nakşibendi şeyhini öldüren kişi AKP’li başkanın oğlu çıktı: Arka planında ‘şeriat mahkemesi’ var!

Dün Bitlis'te öldürülen Nakşibendi tarikatı şeyhi Abdulkerim Çevik cinayetinin katil zanlısı Yakup Şeflekçi'nin, AKP'li Tatvan Belediye Başkanvekili Mazhar Şeflekçi'nin oğlu olduğu ortaya çıktı. Olayın arka planında kurulan ‘şeriat mahkemesi’nin verdiği karardan duyulan memnuniyetsizlik olduğu öne sürüldü.

Halk TV’den Ali Isıyel’in haberine göre, yerel kaynaklar, Mazhar Şeflekçi ile oğlu Yakup Şeflekçi ve yeğenleri arasında miras konusunda anlaşmazlık çıktığını anlattı. Anlaşmazlık üzerine konuyu yargı yerine şeriata taşımak için Nakşibendi Şeyhi Abdulkerim Çevik'e başvuruldu. Çevik'in Mazhar Şeflekçi ve oğlu Yakup Şeflekçi'yi haksız bulması üzerine Yakup Şeflekçi şeyhi başından vurarak öldürdü.

Şeflekçilerin, Nakşibendi tarikatına mensup oldukları ve Abdulkerim Çevik'in de müridi oldukları belirtilirken; Çevik ailesinin de Şeflekçilerin köyü olan Tatvan'ın Benekli (Çulhur) köyünde evleri ve arazileri olduğu iddia edildi.

Öte yandan, olayla alakası olmayan ancak Şeflekçilerin köylüleri olan 'müritlerin' dahi cenazeye katılmasına halk tarafından tepki gösterildi. Yerel halk, bu cinayetin bir husumetin başlangıcı olabileceğinden endişeli.

Yerel kaynaklara göre, bölgede bu gibi anlaşmazlıkların çözümü için şeriata başvurmak son derece yaygın bir uygulama.

KATİLİN ÇALIŞANI KONUŞTU

Olayla ilgili DHA’da yer alan haber de söz konusu iddiayı doğrular nitelikte. Katil zanlısının çalışanlarından birinin verdiği ifadede, olayın arka planı şöyle anlatıldı: “Yakup Şeflekçi hem petrol istasyonunun sahibi hem de patronum olur. Amcasının oğlu F.Ş, iflas etti ve piyasaya borçlandı. Güroymak'ta bulunan A.D. adlı kişinin bizim istasyona 20 bin TL borcu vardı. Yakup'un amcasının oğlu F.Ş.'nin de bu kişiye 150 bin TL borcu vardı. Bu borcu ise A.D., Yakup'tan istiyordu. Bu borç nedeniyle A.D ve Yakup Şeflekçi aracı olarak Abdulkerim Çevik'in yanına gittiler. Orda Abdulkerim Hoca, Yakup'u haklı gördü ve 150 bin TL borcu ödemesi gerekmediğini söyledi. 'Ancak bu alacaktan A.D, biraz fedakarlık yapar ve geri kalan parayı Yakup öderse iyi olur' şeklinde tavsiyede bulunmuş. Bunun üzerine Yakup sinirlenmiş. Bugün istasyona geldi ve bağırarak 'Ben adam öldürdüm' dedi.”

Söz konusu çalışan ifadesinin devamında ise, “Patronum olan Yakup son zamanlarda hayalperest hareketler sergiliyordu. Hatta iki üç gündür de 'Tatvan'da darbe olacak' gibi şeyler söylüyor senaryolar kuruyordu. Adam öldürdüm deyince ben de bu nedenle kendisini ciddiye almadım. Patronum ayrıca uyuşturucu kullanırdı” ifadelerini de kullandı.

PAYLAŞIM İDDİASI

Yakup Şeflekçi ise polisteki ifadesinde Abdulkerim Çevik'i amcasını oğlunun borcu nedeniyle yaptığı arabuluculuk sırasında tanıdığını öne sürerek, "15 gün önce Abdulkerim Çevik'le iflas eden amcamın oğlu F.Ş.'nin 150 bin TL borcu için konuştuk. Bunun benden tahsil edileceğini söyledi. Ancak kabul etmedim. Daha sonra internetten paylaşımlarını inceledim. Paylaşımlardaki ikinci kelimenin şifreli olduğunu düşündüm. Bu şifrelerle bazı kesimlere mesaj gönderdiğini düşünmeye başladım. Bu düşünce de hiç kafamdan gitmedi. Olayda kullanmış olduğum tabancayı da bir kamyoncudan 32 bin TL karşılığında satın aldım. Olay günü de öldürmeye karar verdim. Yanıma 3 silahı da aldım. Bulunduğu Eren Tepesi denen yere gittim. Yanına girdim. 150 bin TL muhabbeti hiç geçmedi. Ben girdiğimde tekti. Daha sonra birileri geldi yanına. O sırada aşağıya indim. Dışarda bulunan türbeyi cep telefonumla kamerayla çektim. Aracıma girdim oturdum. Tekrar aklıma gelince de odaya tekrar girerek Abdulkerim Çevik'e ateş ettim. Sendeleyerek geliyordu bir kez daha ateş edip istasyona geldim" dedi.

'CEZADAN KURTULMA ÇABASI'

DHA’da yer alan habere göre ise polis ekipleri zanlının hayalperest olması ve senaryolar üretmesi nedeninin cezadan kurtulmak olmak ihtimalini de araştırıyor.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız