birgün

12° PARÇALI BULUTLU

SAĞLIK 03.03.2021 07:38

Normalleşmenin sonucu dramatik bir tablo olabilir

Yeni normalleşme dönemine geçilirken Sağlık Bakanlığı’nın yayımladığı son haftalık vaka sayısı haritasına göre, ülke nüfusunun yüzde 78’inin yaşadığı 59 kentte vakalar artarken sadece 22 ilin vaka sayısında gerileme oldu. Çok yüksek riskli il sayısı ise 12’den 17’ye yükseldi. TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut “Dramatik bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz” uyarısında bulundu.

Normalleşmenin sonucu dramatik bir tablo olabilir

İsmail ARI

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki gün yaptığı normalleşme açıklamalarının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da dün illere göre haftalık vaka sayısı haritasını açıkladı. Haritaya göre birçok kentte vaka sayısı artarken bölgeler arasında da ciddi farklar oluştu.

Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı, 20 -26 Şubat tarihlerini kapsayan “İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı (100 binde)” haritasına göre, vakalar ülke nüfusunun yüzde 78'ini oluşturan 59 ilde arttı ya da aynı kaldı. Nüfusun yüzde 22'sini oluşturan 22 ilde ise vaka sayısının düşüş eğiliminde olduğu görüldü.

ÇOK YÜKSEK RİSKLİ İL SAYISI DA ARTTI

Haftalık vaka sayısı haritasına göre, 17 kent çok yüksek riskli il kategorisinde. 8-14 Şubat tarihlerini kapsayan haritada çok yüksek riskli il sayısı 9 iken 15-21 Şubat tarihlerini kapsayan haritada 12’ye ve 20 -26 Şubat tarihlerini kapsayan son haritada ise 17’ye yükseldi.

DÜŞÜK RİSKLİ İL KATEGORİSİNDE DEĞİŞİKLİK

Sağlık Bakanlığı’nın 100 binde 10 olarak açıklandığı düşük riskli il kategorisinin önceki gün yapılan kabine toplantısının ardından 100 binde 20'ye çıktığı anlaşıldı. Bu değişiklikle birlikte önceki hafta 5 olan düşük riskli il sayısı 15’ü yükseldi.

KARADENİZ İLLERİ YİNE İLK SIRADA

İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi birçok büyük keNtte de vaka sayıları önceki haftaya oranla arttı. Ordu, Giresun, Samsun, Trabzon ve Rize, en çok Covid-19 vakası görülen iller oldu. Bu 5 il geçtiğimiz hafta da en çok vaka oranına sahip iller olmuştu.

Prof. Dr. Fatih Tank, 1 Haziran’da geçilen ilk normalleşme dönemi öncesi ile önceki gün açıklanan ikinci normalleşme dönemi öncesi verileri karşılaştırdı. Tank, 1 Haziran öncesinde aktif vaka sayısı 31 bin 429 iken son günlerde ise 100 bin civarında olduğunu belirtti. İki normalleşme dönemi arasında, aktif vaka sayısı açısından üç katından fazla fark bulunuyor.

Son aylardaki aylık vefat sayısı da geçen yılın Mayıs ve Haziran dönemine göre çok daha fazla. Geçen yılki normalleşme öncesinde, Mayıs ayında Covid- 19 nedeniyle bin 366 kişinin vefat ettiği bildirilirken geçtiğimiz Şubat ayında ise 2 bin 576 kişi vefat etti.

normallesmenin-sonucu-dramatik-bir-tablo-olabilir-847911-1.

***

1 HAZİRAN SONRASI OLABİLİR

“Vaka sayılarında iki, üç hafta öncesine göre yüzde 40’a yakın bir artış” var diyen Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut şunları söyledi:

normallesmenin-sonucu-dramatik-bir-tablo-olabilir-847912-1.“İllere göre haftalık vaka sayısı haritasına baktığımız zaman Konya, Balıkesir ve Karadeniz Bölgesi’nde riskin ve vaka sayılarının arttığını görüyoruz. Bu artış da AKP kongreleriyle bağlantılı gerçekleşti diye tahmin ediyorum. Günlük vaka sayılarını aşağıya çekmek gerekiyor. Bu normalleşme dönemiyle 1 Haziran ve sonrasında yaşadığımız gibi dramatik bir tablo ile karşı karşıya kalabiliriz.

DOĞRU BİLGİ VERMEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘9 milyonu bulan aşılama sayısıyla nüfusunun yüzde 10'undan fazlasına ulaşan Türkiye, dünyada ilk 5 ülke arasında yer almaktadır’ dedi. Dünya’da 9’uncu sıradayız ve Erdoğan’ın verdiği bilgi yanlış. Aşılama hızı çok yavaş. Aşı hızı artmalı ve en azından toplumun yüzde 60’ı bağışıklık kazanmalı. Sağlık Bakanlığı’nın elinde 6 milyon aşı kaldı. Başka ne zaman aşı gelecek belli değil. Stadyumları bile aşılama için kullanabilirlerdi ve milyonlarca insanı kapsayan aşılama kampanyası yapılabilirdi.

GÖÇ RİSKİ BÜYÜTÜR

İller arası geçişle beraber düşük riskli illerde de vaka sayısı artacak. Bahar ayları da geliyor mevsimlik işçiler başka kentlere gitmeye başlayacak, iller arası göçler artacak. İnsanlar fındık, pamuk tarlalarına gidecek ve düşük riskli illerde de vakalar artacak.

***

normallesmenin-sonucu-dramatik-bir-tablo-olabilir-847913-1.GÜNDE EN AZ 400 BİN TEST YAPILMALI

Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı ve TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol da sosyal medya hesabından şu değerlendirmeyi paylaştı:

“Açılmalar ve kapanmalarda bilim ve kanıta dayalı verilerin izi bulunmamaktadır. Burada rengarenk boyanmış haritadaki veriler, yalnızca salgının bölgeler arasında farklılıklar gösterdiğini kabaca göstermektedir. Güvenli rakama ulaşmak için günde en az 400 bin test yapmamız gerek. Bulaşma hızı artan bir salgında, koruyuculuğu 42 günde gelişen bir aşı ile salgına etki edemezseniz.”

***

TABLO 15 GÜN SONRA ALT ÜST OLABİLİR

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Üyesi ve TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ersin Yarış ise “Ülke genelinde vaka sayılarının bir yükselme trendinde olduğunu” belirterek şöyle konuştu:

normallesmenin-sonucu-dramatik-bir-tablo-olabilir-847914-1.“Kafeler, restoranlar açıldı ama bir hafta sonra risk yükselmeye başladığında buraları tekrar kapatacaklar mı? Nasıl kapatacaklar? Yüksek risk gerilediğinde ne zaman açacaklar? Bu sorular belirsizliğini koruyor. Burada kararların dayandırıldığı ilkeler tıbbi olmanın ötesinde daha çok ekonomik. Esnafın durumunu herkes anlıyor ama tablolar 15 gün sonra yeniden alt üst olabilir. Burada yapılması gereken şey ciddi devlet desteğiyle, esnafı kaderine terk etmeden önlemleri sürdürmekti.

İKTİDAR SORUMLULUĞU YERELLERE YIKTI

Bu kategorizasyson aslında yerel düzeydeki yöneticilerin sorumluluğunu arttırıyor. Hükümet üzerine gelen tepkileri aslında yerellere yıkmış oldu. Biz aşılamada dokuzuncu sıradayız bu kötü bir şey değil ama beşinciyiz diye bir başarı öyküsü yaratmak anlamlı değil. Aşılamada iyiyiz, hızlı aşılamaya elverişliyiz ve bundan daha iyisini yapabiliriz. Sağlık Bakanlığı bazı şeyleri örtbas edebilmek için bazı şeyleri ikinci plana atıyor, başarı hikayeleri yazıyor ve bu başarı hikayelerinin arkasına sığınıyor.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol