Nuriye ve Semih İçin Dayanışma: Zorla müdahale cinayettir

ZEYNEP KURAY

Nuriye ve Semih İçin Dayanışma üyeleri, KHK zulmüne karşı 202 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen’in, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne zorla götürülmesini Kadıköy Süreyya Operası önünde protesto etti. Zorla müdahalenin cinayet olduğunu vurgulayan üyeler, “Bu vebalin ve utancın ortağı olmayacağız” mesajını verdiler.

Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya gelen Nuriye be Semih için Dayanışma üyeleri, KHK ihraçlarına karşı 202 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen’in rızası dışında zorla Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmesini protesto ettiler. “Zorla müdahale cinayettir! Ortak olmayacağız yaşatacağız” yazılı pankart ile “Açlık grevi 202 gününde” dövizlerini taşındığı eylemde, hep bir ağızdan, “Nuriye, Semih yaşayacak”, “Zorla müdahale işkencedir”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” , “KHK’ler gidecek biz kalacağız”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.

‘ÇOK UYUYORSUN’ MÜDAHALESİ

Nuriye ve Semih için Dayanışması adına açıklama Barış Bloku Eş Sözcüsü Bahadır Altan tarafından okudu. 28 Eylül Perşembe günü Ankara Sincan’da görülecek davaya iki gün kala, 202 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen’in zorla hastaneye kaldırıldığını belirten Altan, ”Dün gece saat 03.00’da Sincan Cezaevi Hastanesi’nde kalan akademisyen Nuriye Gülmen’in odasına girilmiş ve kitap okuduğu anda kardeşi Beyza Gülmen odadan çıkartılarak, zorla kullanma suretiyle Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmüştür. Nuriye, böyle bir talebi olmadığını, gitmek istemediğini söylemesine karşın, “Son günlerde çok uyuyorsun, önlem almalıyız” bahanesiyle zorla işkenceyle ambulansla bindirilip götürülmüştür. Semih Özakça’nın ilettiği mesajda Nuriye’nin kaçırılarak götürdüğümüz anda slogan attığı, kendisinin ise hemen üstünü giyerek kapıyı yumruklayıp Nuriye’ye ses olduğunu öğrendik” dedi.

HÜKÜMETE ‘DERHAL BU HUKUKSUZLUKTAN VAZGEÇ’ ÇAĞRISI

Uluslararası İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ndeki , “ Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır” ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin , “ Herkesin yaşam hakkı yasasının koruması altındadır” maddelerini hatırlatan Altan, hükümete, “ Derhal bu hukuksuz, vicdansız ve gayri insani tutumdan vazgeçin” çağrısında bulundu. Nuriye ve Semih’in olası zorla müdahaleden devlet ve siyasi iktidarın sorumlu olacağını vurgulayan Altan, “ Bu vebalin ve utancın ortağı olmayacağız. Nuriye ve Semih’in talepleri talebimizdir, yaşama ve direnme haklarının savunucusuyuz” dedi.

Açıklamanın ardından “Bıçak kemikte” şiirini okunarak, 28 Eylül 2017 tarihinde görülecek davaya katılım çağrısı yapıldı.