ÖDP'den Kırklareli'de Kent ve Ekoloji Çalıştayı

16.12.2018 15:09 GÜNCEL

Kırklareli'de Özgürlük ve Dayanışma Partisi ( ÖDP ) tarafından organize edilen, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş ve Çiçek Çatalkaya'nın katıldığı ”Trakya Kent ve Ekoloji Çalıştayı” gerçekleştirildi.

Kırklareli Esnaf ve Sanatkar Odası salonunda dün düzenlenen çalıştaya yoğun ilgi gösterildi.

Kent ve ekoloji sorunlarına dair tartışmaların yapıldığı Trakya Kent ve Ekoloji Çalıştayı, ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş’ın açılış konuşması ile başladı. Taş konuşmasında, "Partimizin Trakya Bölge örgütleri olarak Kent ve Ekolji Çalıştayı için burdayız. Bölge için bir acil eylem planı hazırlayacağız. Önümüzdeki süreçte buradan çıkacak eylem planını partimiz ve diğer bileşenler ile ortaklaşa hayata geçirmeye çalışacağız" dedi.

"13 Aralık Perşembe günü Ankara’nın göbeğinde bir cinayet daha işlendi. Bu cinayetin adı sosyal cinayettir. Yüksek hızlı Tren faciasında 9 yurtaşımızı kaybettik" diyen Taş, Ailelerine baş sağlığı diliyoruz. 86 yurttaşımız yaralı. Yaralı yurtaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Bu cinayet ilk değil, bu zihniyet, bu anlayış devam ettiği sürece bu cinayetlerde son olmayacaktır. Görünen tablo o çünkü daha öncede bu cinayetlerle yüz yüze kaldık, bu cinayetleri gördük yaşadık. 2004 Temmuzunda Sakarya’da Pamukova’da yine bir tren cinayetinde 41 ölü, 2008 Ocak Kütahya’da 9 ölü, 2018 bu bölgede Tekirdağ Çorlu’da 25 ölü... Bu cinayetler sonrası vahim olan hiçbir yetkilinin hesap vermemesi, hiçbirinin istifa etmemesi. Bu hepimiz açısından oldukça düşündürücü bir tablo .Hiçbir yetkili hesap vermedi. Davalar açılmadı ve hiçbir yetkilide istifa etmedi. Ne oluyor tablo böyle olduğu müddetçe? Bir facia bitiyor başka bir cinayetle yüzyüze kalıyoruz çünkü her şey hesap sorulmadığı için, kimse istifa etmediği için aynı tas aynı hamam devam ediyor ve tekrar kaza adı altında cinayetle yüz yüze kalıyoruz. Şimdi bu tablo hepimiz açısından düşünmemiz gereken bir tablo. Hiçbir sorumluluk duymayan ve onuru ile istifa etmeyen yetkililer bir tarafta, diğer tarafta da olanı biteni kaderle, takdiri ilahi ile değerlendiren bir toplumsal yapı. Bu iki tablo ile mücadele etmemiz gerekiyor.Bunu değiştirmemiz gerekiyor. Yani bu yöneticilere istifa etmeyi öğretmemiz gerekir.Bu bizim sorumluluğumuz..Bütün bu cinayetler sonrası kılını kıpırdatmayan sosyal medya hesaplarını kapatan bu yetkililere bizim toplum olarak istifa etmeyi öğretmemiz lazım. Bütün bu cinayetlerin takdiri ilahi olmadığını ve bunun izlenen politikalar sonucu olduğunu halkımıza anlatmamız lazım" ifadelerini kullandı.



Alper Taş'ın konuşması şöyle devam etti:

"Türkiye’yi krize sürükleyenler utanmadan bizi tehdit ediyor. Ne diyorlar kaderinize razı olun, halinize şükredin yoksa belanızı bulursunuz. 'Fransa’daki Sarı Yelekliler'e özenmeyin' diyorlar ama aynı zamanda geziyi açığa çıkaran fay hatları ile oynamaya devam ediyorlar. Bizi tehdit ediyorlar ya ama bilmeleri lazım ki biz bu faşist bu hareket karşısında Türkiye devrimci hareketi olarak şerbetliyiz. Bize sökmez. Geziden korkuyorlar ya Sarı yelekli bir eylemden korkuyorlar ya Türkiyede olacaksa bunun örgütlleyicileri kendilerin dayandırdığı toplumsal kesimler olacaktır. Buradan uyarıyorum bilmeleri gerekir.

Önümüzde yerel seçimler var. Önümüzdeki yerel seçimlerde ÖDP kentlerimizi sermayenin ve sarayın tahakkümünden kurtarmak amacıyla yerel hizmetleri kamulaştırılması talebi etrafında yerel hizmetlerin ve yerel yönetimlerin demokratikleştirilmesi ekseninde insani ekolojik ve demokratik bir planlamaya dayalı sokaklardan, mahallelerden yükseltilecek bir mücadele ile kentlerimizi kazanmayı bir hedef olarak önüne koyuyor. Bu sadece bizim yerel seçimlerle sınırlayabileceğimiz bir mücadele değildir. Kentsel çelişkiler, kentsel sorunlar ve kent meselesi ve Trakya meselesi yerel seçim gündemine sıkıştırılabilecek bir mesele değil. Kuşkusuz biz yerel seçim sürecinde yerel meseleleri tartıştırmak, bu meseleler etrafında bir kent hareketi yaratmak konusunda üzerimize düşen sorumluluğun gereğini yerine getireceğiz.

Trakya açısından konuşacak olursak, öncelikli olarak Büyükşehir olan Tekirdağ’da büyük şehire bağlı tüm ilçelerin Belediye meclis üyeleri seçimlerine kendi aday ve listelerimizle katılacağız. Halk adına denetim ve sorumluluğu üzerimize alacağız. Halkın gözü kulağı olacağız. Yine büyükşehir olmayan Kırklareli ve Edirne’de biz il genel meclis üyeliklerine kendi listelerimizle ve kendi adaylarımızla katılacağız. Bu çerçevede bir denetleme sorumluluğunu halkımızdan almaya çalışacağız ama biz bu denetlemeyi kazandığımızda Belediye meclisleri üzerinden veya il genel meclisleri sınırlandırmayı düşünen bir parti değiliz. Mücadeleyi buraya hapsedecek bir partide değiliz.

Mahalle meclisleri ile sokak meclisleri ile Kent Konseyleri ile toplumsal değişik örgütlenme düzeyleri ile kentlere müdahale etme, kentleri daha yaşanılır kılma,ve bu noktada seçilmişleri halkın örgütlü denetimleri ile denetleme sorumluluğunu örgütlü mücadele ile geliştirmeye çalışacağız"