ODTÜ’lüler direniyor

16.06.2019 07:51 GÜNCEL
Dilek Yeğin ODTÜ öğrencileri, rektörlüğün kararına karşı ‘KYK değil ODTÜ yurdu istiyoruz’ diyerek yaşam alanlarını savunmak için 15 Mayıs’ta direnişe başladı. Yurdun yapılmak istendiği ağaçlık alanda sürekli nöbet tutan, çadırlarda kalan öğrencilerin direnişte bir ayı tamamladı. • ‘KYK değil ODTÜ yurdu istiyoruz’ diyerek eylemlerinize başladınız. KYK yurdu konusundaki endişeleriniz neler? Tüm yurtların yönetimi ODTÜ’nün kendisine […]

Dilek Yeğin

ODTÜ öğrencileri, rektörlüğün kararına karşı ‘KYK değil ODTÜ yurdu istiyoruz’ diyerek yaşam alanlarını savunmak için 15 Mayıs’ta direnişe başladı. Yurdun yapılmak istendiği ağaçlık alanda sürekli nöbet tutan, çadırlarda kalan öğrencilerin direnişte bir ayı tamamladı.

• ‘KYK değil ODTÜ yurdu istiyoruz’ diyerek eylemlerinize başladınız. KYK yurdu konusundaki endişeleriniz neler?

Tüm yurtların yönetimi ODTÜ’nün kendisine ait ve yurtlarda kalan herkes ODTÜ’lü. Yurda ihtiyacı olan kişi sayısı bin, ancak yapılmak istenilen KYK yurdunun kontenjanı 2 bin 500 kişi. Bu kontenjanı doldurmak için yurda diğer üniversitelerden öğrenciler kaydetmelerinin yüksek bir ihtimal olduğunu düşünüyoruz. Diğer bir endişemiz ise bu yurt aracılığıyla yerleşkede baskıcı uygulamaların gündeme gelmesi. Mini etek giydiği için ya da yurdun onaylamadığı bir faaliyete katıldığı anda yurtlardan atılan öğrenciler biliyoruz. Bu yurt gerici yapılanmaların güçlenmek için araç olarak kullanabileceği bir yer halini alabilir. Dışarıdan kendi seçecekleri öğrencileri yurda yerleştirecekler, bu alanda direnen öğrencilerin bir gün yurda ihtiyacı olduğunda orada kalması muhtemelen imkânsız olacak.

• Sözleşmede ‘ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirilmeyeceği’ maddesi yer alıyor. Bu konudaki endişelerinizi rektörlükle konuşma imkânı bulabildiniz mi?

Rektör danışmanı, yönetim kurulundan birkaç kişi ve yapılan protokole imza atan Şehir ve Bölge Planlama hocalarımızdan birkaç kişi alana gelerek bizlerle konuştu ve destek verdiklerini söyledi. ‘Yurt, şu anda KYK yönetiminde ama ODTÜ yönetimine geçmesi için çabalıyoruz’ diyerek müzakere sürecinin devam ettiğini ifade ettiler. Bize de “Müzakere ile halledeceğiz, burada kalmayın” diyorlar. Buradaki direnişimiz başlayalı bir ayı geçti, burada kaldığımız için yurt yapımının geciktiğini düşünüyoruz. Kalmazsak hemen bir müdahale olabilir. İlk geldiğimiz günlerde alana çitler kurulup tel örgü çekilmeye başlanmıştı ancak üç gün sonra durdurdular. İşçilere neden gittiklerini sorduğumuzda “Bizi başka bir işe gönderdiler, burası acele değil” dediler. Durdurulmasına rağmen alanın yakınlarında barakalar yapıldı.

Rektörlük yetkilileriyse protokole güveniyor ve müzakereden umutlu olduklarını söylüyorlar ama bize inandırıcı gelmiyor.

• 29 gün boyunca nasıl eylemler gerçekleştirdiniz, kampüs içinden ve dışından yeterli destek geldi mi?

Eylemin başlangıcı final sınavlarına denk geldi, destek alıp alamayacağımız konusunda biraz endişe duyduk. Oysa buraya gelen insanlar hep beraber finallerine çalışıp sınava girdikten sonra tekrar buraya geldiler. Kavaklıkta dayanışma ve direnişin umudu başladı. Doğa yürüyüşleri, açık dersler, uçurtma şenliği, yoga, ağaç ve tür sayımı gibi insanların yüzlerini güldürebilecek ve direnişi büyütebilecek etkinlikler yapmayı amaçladık. Doğa yürüyüşleri yaparak kavaklığın ekolojik sistemini, rektörlüğün bin 200 dediği ağaçların aslında 4 bin adet olduğunu insanlara gösterdik. Bayram tatili sürecinde de burada düşündüğümüzden fazla insan vardı. Herkesin desteğini ve ziyaretini bekliyoruz, dayanışmaya çağırıyoruz.

• Yurdun yapılması halinde kampüs ekosistemine etkileri hakkında ne gibi endişeleriniz var?

Buradaki kavaklara yirmi yıldır hiç dokunulmamış, dolayısıyla beş yıl sınırını geçtikten sonra burada bir ekosistem oluşmuş durumda, 25 farklı ağaç ve çalı türü, 24 kuş türü, tilki, fare gibi memeli hayvanlar var. Bu ekosistemin rektörün diliyle ‘niteliksiz’ olarak adlandırılıp bu şekilde yok edilmesi de önemli bir nokta. Rektörlük önce 300 küsur ağaçtan, daha sonra bin 200 ağaçtan bahsetti. Tür sayımı ve ağaç sayımı yaptığımızda bu söylemle bir ağaç sayısıyla karşılaştık, arazide 4 bine yakın ağaç bulunuyor.