birgün

18° PARÇALI BULUTLU

Ortalamalar Cumhuriyeti

Aykırı insanlar, aykırı meslekler, aykırı fikirler. Onların da bir ötesi çılgın fikirler

BİRGÜN PAZAR 07.08.2016 10:07
Ortalamalar Cumhuriyeti
Abone Ol google-news

İLKER BİRBİL*

Ben futbolu sol ayağım ile oynuyorum. Fakat sağ elimle yazıyorum. Yıllar önce valideye bu garipliği sorduğumda “Ha, sen ufakken sol elini kullanıyordun; normal ol diye seni sağ ele zorladık,” demişti. “Zorlama” kısmına mı yanayım, “normal” kısmına mı üzüleyim?

Buradaki sağ-sol sembolizmi üzerine tez yazılır. Benim derdim başka. Derdim farklıyı törpüleyip, ortalamaya olan ısrarımızda. Oysa aykırı olanlar, sıra dışı insanlar; sözün özü, eksenden kaçıklar lâzım bize!

Devletin bizi hizaya sokma inadından başlayalım. Çünkü onun yıkıcı etkisi her yere sirayet ediyor. Devlete hesap soracaksan, önce devletten izin alman gerekiyor. Saçma bir kısır döngü ama durum tam da bu. İlla önce yukarıdan sınırlar çizilecek, ortalama bozulmayacak. Zamanında sesimizi kısmayı öğretmişler. Hem de kafamıza vura vura. Sivil inisiyatif? Donk! Şeffaf devlet? Donk, donk! Açık hükümet? Donk, donk, donk!

Örnek vereyim. Dünyadaki onlarca devlet ellerindeki veriyi vatandaşlarının kullanımına açtı. Onları da şehir yönetimleri takip etti. Kameralardan, alıcılardan, sistemi kullananlardan elde edilen muazzam bir veri. Bizim vergilerimiz ile toplanan, bize ait verilerden bahsediyorum. Orada burada bulacağınız birkaç şey dışında, veriyi herkese sunacak bir platform1 Türkiye’de var mı? Yoksa niye yok? Ulusal güvenliği, ya da daha önemlisi kişilerin mahremiyetini, ihlal etmiyorsa biz o verilere neden kolayca ulaşamıyoruz? Ulaşsak aklımıza gelmeyecek aykırı fikirler, çılgın uygulamalar göreceğiz belki. Yo hayır! Önce devletin aykırı fikir nedir bir komisyon kurması gerek, sonra bilirkişilere danışılacak, olmadı yurt dışından danışmanlık alınacak. Ölme eşeğim ölme yaza yonca bitecek.

Ve tabii beton. Her zaman beton.

Gelin bakın İstanbul’a. Dört bir yana köprüler, yollar, binalar yapılıyor. Mesela Kabataş iskelesine martı projesi, onun da ötesine liman düzenlemesi planlanıyor. Birisi de şöyle bir fikri dinlemiyor ki: Kabataş–Tersane arasını “Bilişim Sahili” yapalım. Ama öyle sıkıcı binalarla doldurmak yok. Var olan formu bozmadan; tarihi eserleri, müzeleri, camileri koruyarak yapalım. Yerlere tebeşirle Osman Hamdi çizen adamla, dizinde bilgisayarıyla kod yazan kadın aynı yerde olsun. Dünyanın en güzel sularına, biraz da sıra dışı fikirler baksın...

Uçuyorum tabii. İstanbul’da aykırının gezebileceği semtler bile sayılı.

Üniversite aykırıya kucak açıyor mu peki? Daha yazarken beni bir gülme tuttu. 80 darbesinin hayaleti, YÖK marifetiyle üniversitelerin üzerinde gezerken hangi kucak? Üniversite rektörleri emir-komuta zincirinin en tepesinde olmanın keyfini sürüyorlar. Törene zorla insan toplayan rektör var. Hocalar bu şekilde katıldıklarında, fikirleri de değişir sanıyor herhalde. Kendi vitrini için konu mankeni aradığı kabak gibi ortada oysa. Bunu gören öğrenci aykırı olmayı aklından geçirebilir mi? Kendi öğrencilerimden biliyorum. Çoğunun derdi diplomayı kapıp, orta kademeli yöneticiliğe kapağı atmak. Kızabilir misiniz? Işığı görmüşler: Ortalamadan devam.

Aykırı insanlar, aykırı meslekler, aykırı fikirler. Onların da bir ötesi çılgın fikirler. Ki çılgın fikirlere şiddetle ihtiyacımız var. Yeni yatırımlar, yeni teknoloji pekala olsun ama onların yanında sıra dışı aklı yüceltmemiz şart. Kayseri’de bir teknokent fena bir fikir olmayabilir. Ama Erciyes karlarının arasında sunucu çiftliği açmak derseniz; bakın işte o, ufuk açan aykırı bir fikir olabilir.

Yapılacak şey belli. Papağan gibi aynı şeyleri söyleyenleri boş verin. Köhnemiş ne varsa atın. Bizim aykırı olana, fikrini coşturana yer açmamız gerek. Oralara yerleşip bizi sürükleyecek pek çok genç arkadaş var. İnanın.

Orta yaşlı bana dönersek sağ elimle yazıyorum, ortalamada yaşıyorum. Bazen aklıma bir fikirler geliyor gibi oluyor. Heyecanlanıyorum. Sonra bekliyorum geçiyor.

Tam da Orhan Veli’nin dediği gibi:

Sol elim,
Acemi elim,
Zavallı elim!

1. Haksızlık etmeyeyim. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bir girişim var gibi. Umarım yakında ortaya çıkar.

* Sabancı Üniversitesi ve BolBilim.com

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

Video haberler için YouTube kanalımıza abone olun

Birgün'e Abone ol