Otomobil pazarı daralıyor, şirketler birleşiyor

01.11.2019 23:37 TEKNOLOJİ
2017’de 2.2 milyar avro karşılığında Opel markasını satın alan Fransa merkezli PSA Grubu ile İtalyan-Amerikan ortaklı FCA Grup (Fiat Chrysler Automobiles) yüzde 50’şer hisse değeri ile birleşme kararı aldıklarını duyurdu.

ERSOY YAŞAR
Peugeot, Citroen, DS, Opel ve Wauxhall markalarını çatısı altında bulunduran PSA Grup ile Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Maserati, Chrysler, Jeep, Dodge ve Ram markalarına sahip olan FCA Grup’un bu birleşmeyle 50 milyar dolar piyasa değerine ve 190 milyar dolar ciroya ulaşarak dördüncü büyük otomobil üreticisi konumunda yer alacağı öngörülüyor. Şirketlerin 2018 yılı finansal sonuçlarına göre, birleşme ile yaklaşık 190 milyar dolar gelir ve 12 milyar dolardan fazla kâr elde edilmesi hedefleniyor.

Yapılan ortak açıklamada, birleşik işletmenin pazarda yer alan tüm segmentleri ikonik ve güçlü ürünlerle donatacağı; birleşmenin, bağlı, elektrikli, otonom ve mobilite alanlarında inovasyonu teşvik edeceği, olası zorlukları hız ve sermaye verimliliği ile karşılamak için güçlü küresel Ar-Ge ekosisteminden yararlanılacağı da belirtiliyor.

Birleşme sonrasında 410 bin doğrudan çalışana sahip olacak şirketin merkezi Hollanda’da bulunacak ve 11 kişilik yönetim kurulunda PSA’yı 6 FCA’yı ise 5 üye temsil edecek. FCA Grup’un başkanı John Elkann yeni şirkette görevini sürdürecek. Hollandalı ana şirket, Euronext (Paris), Borsa Italiana (Milano) ve New York Menkul Kıymetler Borsası'na kote olacak.

Honda tüm modellerini elektrikli veya hibrite dönüştürecek

Honda, daha önce duyurduğu ‘Elektrik Vizyon Stratejisi’ni 3 yıl öne çekti. 2022’de tüm modellerinin elektrikli veya hibrit olmasını hedefleyen marka, 3 yıl içinde 6 yeni modelden oluşan yeni bir seri sunacak.

Bu strateji kapsamında oluşturulan ‘e:Technology’ markası altında e:HEV logosunu taşıyan ilk model Jazz olacak. Standart olarak iki motorlu hibrit teknolojisini barındıran yeni nesil Jazz, “e: HEV” hibrit teknolojisi ile optimum verimlilik sunmayı amaçlayacak. Yeni nesil Jazz 2020’de Avrupa pazarında satışa çıkacak.

Amsterdam’da düzenlenen ‘Elektrik Vizyon’ toplantısında Honda Motor Avrupa Kıdemli Başkan Yardımcısı Tom Gardner tarafından yapılan açıklamaya göre, daha önce tüm modellerin elektrikli ve hibrit olması için 2025 olarak belirlenen hedef, 2022’ye çekildi. Honda, bu hedef kapsamında 36 ay içinde elektrikli veya hibrit motora sahip 6 yeni model sunacak.

Honda ayrıca tüm elektrikli veya hibrit araçlarını aynı küresel isim altında birleştirecek olan yeni markasını da duyurdu. Strateji kapsamında, üretilecek tüm modeller 'e:Technology’ markası altında yer alacak. Toplantıda, e:HEV logosu taşıyan ilk modelin ise yeni nesil Jazz olacağı duyuruldu. Markanın küçük sınıftaki başarılı temsilcisi, bir ilke imza atarak gelişmiş iki motorlu hibrit teknolojisini standart olarak kullanıma sunacak.

Gerçekleşen toplantıda Honda, Avrupa'nın önde gelen enerji tedarikçisi Vattenfall ile işbirliğini de ilan ederek Avrupa için enerji yönetiminde bir sonraki adımını da açıkladı. Honda, Vattenfall ile yenilenebilir enerjiden yararlanan ve özellikle elektrikli otomobil kullanıcıları için özel olarak tasarlanmış esnek enerji sözleşmelerini hayata geçirmek için niyet mektubu imzaladıklarını duyurdu.

Fisker SUV modelini duyurdu

Danimarka doğumlu Amerikalı otomobil tasarımcısı Henrik Fisker’in soyadını taşıyan elektrikli otomobil girişimi Fisker, yeni elektrikli SUV modelinin Ocean olarak adlandırılacağını ve 4 Ocak 2020'de üretime hazır olarak tanıtılacağını açıkladı.

Şirket, üretiminde geri dönüştürülmüş materyaller ve doğal ürünler kullanılacak otomobilin ‘dünyanın en sürdürülebilir aracı’ olarak tasarlandığını iddia ediyor. Ocean modelinin fiyatlama ve performans detayları ile ilgili detaylı bilgi paylaşılmamasına karşın, ABD’de yaklaşık 40 bin dolar satış fiyatına sahip olacağı sanılıyor. 80kWh lityum iyon batarya paketine sahip olacak otomobilin tavanında bataryanın kapasitesini artıran sökülebilir dahili bir güneş paneli de yer alıyor. Şirketin iddiasına göre en ideal koşullarda güneş panellerinin yardımıyla araç 1000 km’den fazla menzile ulaşabilecek. Fisker Ocean modelinin 2021’in sonunda üretime başlaması planlanıyor.

Önizleme görüntüleri, Fisker Ocean’ın elektrikli otomobil pazarında Tesla’nın üreteceğini duyurduğu Model Y ile rekabet edeceğini gösteriyor. Aracın aydınlatma ve krom detayları ise Henrik Fisker’in geçen yıl duyurduğu ‘Emotion’ modeli ile ortak tasarım detayları olarak algılanıyor.

Polestar Space Oslo’da açıldı

İsveç merkezli Çinli elektrikli otomobil markası Polestar, ilk Avrupa satış noktasını Norveç'in Oslo kentinde açtı. Oslo Space adı verilen mağaza, markanın Çin’in Chengdu kentinde bulunan üretim tesisinde de öne çıkan minimalist tasarım anlayışını yansıtıyor. Minimalizm ile kesintisiz dijital etkileşimi birleştirme iddiasında olan markanın yeni perakende konseptinde tüketicilerin tüm süreçleri bu alanda tamamlayabilmesi amaçlanıyor.

Açılışta konuşan şirketin CEO'su Thomas Ingenlath, Norveç’in dünyadaki en yüksek elektrikli araç kullanımına sahip olduğunu, Avrupa'nın en hızlı büyüyen kenti ve Norveç'in başkenti Oslo’da tarihi bir binada yer alan ilk mağazanın ve gelecek yıllar için planlanan 50 küresel noktanın tüketicileri markaya çekmek için eşsiz bir konsept sunduğunu belirtti.

Fiat Centoventi’ye tasarım ödülü

Fiat’ın elektrikli mobilite çözümleri ile kişiselleştirme konusunda yeni dönemi temsil eden Centoventi konsept otomobili, 2019 Red Dot Ödül töreninde ‘tasarım konsepti’ kategorisinde ödüle layık görüldü.

Her ayrıntısıyla kişiselleştirme özelliğine sahip olan konsept otomobilde, gösterge panelinden eşya gözlerine, koltuklardan çocuk emniyet sistemlerine kadar kullanıcısı tarafından değiştirilebilen ‘tak ve çalıştır’ tipi aksesuarlar sunuluyor. Giydirilebilir dış kısmın yanı sıra, otomobilin tamponları kişiselleştirilebiliyor ve ayrıca çeşitli tavan tipleri de sunuluyor. Böylece araç, farklı mevsimleri yansıtacak şekilde veya kullanıcısının kişiliğine göre farklı şekillerde giydirilebiliyor. Fiat Centoventi’nin menzili modüler olmasıyla dikkat çekiyor. Yenilikçi batarya mimarisi sayesinde araç menzili kullanım amacına bağlı olarak 100 ile 500 kilometre arasında değişebiliyor.

Konseptin modelin ödüle layık görülmesinden ötürü gururlu olduklarını dile getiren Fiat Marka Küresel Başkanı Olivier François, “Bu prestijli ödül, tasarımıyla otomotiv dünyasının çok daha ötesine geçen Fiat Centoventi’nin sıra dışı ve yenilikçi yapısının önemine vurgu yapıyor. Ödül 120’nci yıldönümünü kutlayan Fiat için doğum günü hediyesi olmasıyla da ayrı bir anlam kazanıyor” açıklamasında bulundu.

Suzuki’nin gelecek perspektifi

Suzuki, Japonya Otomobil Üreticileri Birliği tarafından düzenlenen 46’ncı Tokyo Motor Show 2019 Fuarı’nda yenilikçi ürünlerini sergiliyor. 4 Kasım’da kapılarını kapatacak fuarın ev sahiplerinden biri olan marka, şarj edilebilir hibrit (PHEV) otomobili Waku Spo, otonom sürüş özelliğine sahip Hanare ve küçük bir crossover modeli olan Hustler Concept ile ziyaretçilerin karşısına çıktı.

2020’de 100’üncü yılını kutlayacak olan Japon üreticinin Waku Spo modeli, A segmentinde geleceğe ışık tutan ve yolculuğu eğlenceye dönüştüren bir model olarak sergileniyor. Kullanıcılar araçta bulunan bir anahtarla otomobilin gövde şeklini, ön maskesini ve gösterge panelinin görünümünü değiştirerek sürüşü daha keyifli hale getirebiliyorlar. Japonca da ‘kır evi’ anlamına gelen ve retro görünümlüyle otonom sürüşü birleştiren Hanare ise iç mekanda ev konforu vaadediyor.

Toyota’nın yüzde 100 elektrikli aracı ilk kez sergileniyor

Toyota’nın üretime hazır ultra kompakt yüzde 100 elektrikli aracı ilk kez 2019 Tokyo Otomobil Fuarı’nda sergileniyor. Yeni nesil mobilite çözümü olarak gösterilen araç, çevreye etkiyi en aza indirirken kısa mesafeli sürüşlerde pratik kullanım sağlıyor.

Ultra kompakt, iki koltuklu elektrikli otomobil, özel olarak işe gidiş-dönüş yolculuklarında kullanılmak, yeni ehliyet alanların konforlu bir sürüş gerçekleştirmesi veya iş insanlarının yerel müşterilerini ziyaret etmeleri gibi farklı alanlarda kullanılmak adına tasarlandı. Tek şarjla 100 km yol alabilen otomobil, maksimum 60 km/s hıza erişebiliyor ve son derece dar dönüş çapıyla şehir için rahat bir kullanım sağlıyor. Markanın elektrikli araçları yaygınlaştırma hedefinin bir adımını oluşturan kompakt elektrikli otomobil, 2020’de Japonya’da satışa sunulacak.

Gönüllü eğitmenler çocuklara kodlama öğretiyor

Tofaş çalışanlarının çocuklarına yönelik başlatılan ve yeni teknolojilere hakim nesiller yetiştirilmesine destek olmayı amaçlayan kodlama eğitimleri şirket dışına da taşınıyor. Kodlama Projesi’nde Tofaş çalışanlarından oluşan 27 gönüllü eğitmen, yaşları 9 ile 11 arasında değişen çocuklara kodlama teknolojilerine yönelik eğitimler verirken; projenin 2019 sonuna kadar 448 çocuğa ulaşması hedefleniyor.

‘Çocuklara Kodlama Projesi’ ile Mayıs’ta Tofaş çalışanlarının çocuklarının oluşturduğu 16 ayrı grupta yer alan 208 öğrenciye, robotik kodlama konusunda eğitimler veren şirket gönüllüleri, çalışmalarını, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak Bursa ve çevresindeki okullarda sürdürüyor. Bu paralelde; bakanlık ile birlikte belirlenen 6 devlet ilköğretim okulunda öğrenim gören 240 çocuğa, Ekim-Kasım döneminde robotik kodlama konusunda eğitim verilmesi amaçlanıyor.

Elektrikli araçlar İstanbul’da konuşulacak

Otomotiv endüstrisindeki elektrikli araçların dönüşümü, 7-8 Kasım 2019 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek ‘Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı’nda (IAEC) tüm yönleri ile ele alınacak. Bu yıl 4’üncüsü düzenlenecek ve ana teması “Elektrikli Araç Teknolojileri ve Geleceği” olan konferansta; batarya teknolojileri ve yönetim sistemlerinden şarj altyapısı ve şebekesine, otomotiv pazarının dönüşüm sürecinden Türkiye otomotiv sanayisi üzerindeki etkilerine ve tüm araç gruplarında dönüşüm trendlerine kadar farklı konular ele alınacak. Konferansın ana konuşmacısı ise, dünyanın en büyük lityum batarya üreticisi CATL şirketinin kıdemli yöneticisi Robert Lai olacak.

IAEC 2019’un konu başlıkları şöyle: ‘Elektrikli Araçlar: Pazar, Politika ve Emisyonlar’, ‘Elektrikli Araç Teknolojileri’,’Bataryalar ve Batarya Yönetim Sistemleri’, ‘Elektrikli Araç Şarj Altyapısı ve Şebekesi’, ‘Elektrikli Araçlar ve Türkiye’de Otomotiv Sanayiine Etkisi’, ‘Başarı Öyküleri’ ve ‘Ticari Araçlarda Elektrifikasyon’. Katılım, detaylı program, ulaşım ve diğer konuşmacılara www.iaec.ist web adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Sürücüsüz paylaşım modeli yola çıkıyor

Koreli üretici Hyundai, Pony.ai ve Via işbirliğiyle geliştirdikleri, kamuya açık yollarda çalışacak otonom paylaşım servisi BotRide'ı açıkladı.

Otonom (sürücüsüz) araç filosu 4 Kasım’dan itibaren, elektrikli Hyundai Kona filosu ile Kaliforniya’nın Irvine bölgesinde ücretsiz yolculuk paylaşımı hizmeti sunacak.

iOS ve Android üzerinden ulaşılabilen uygulama, sürücülerin akıllı telefonlarından otonom bir Hyundai Kona’ya ulaşabilmesini ve gelişmiş algoritmalar aracılığıyla, birden fazla kullanıcının aynı aracı paylaşabilmesini sağlıyor. Uygulama, yolcuları en hızlı ve verimli olarak alma ve bırakma için en yakındaki duraklara yönlendiriyor.

Kullanılan entegre teknolojiler, araçların en karmaşık yol senaryolarında güvenle yolculuk yapabilmesini sağlıyor. Çevredeki araçların kesin konumunu belirlemek, kentsel alanlardaki yaya trafiğini saptamak, trafikteki diğer sürücülerin davranışlarını öngörmek ve eylemleri doğru olarak planlamak için bu araçlarda en yeni sensör donanımı ve özel yazılımlar kullanılıyor.

Uygulamanın hizmet alanı, popüler destinasyonların yanı sıra çeşitli konut, ticari ve kurumsal noktaları da kapsıyor. Kullanılan teknoloji, yolcunun sisteme verdiği etkileşimi de kaydederek otonom mobilite geleceği hakkında farkındalık oluşturulmasını amaçlıyor.

Hyundai’nin İş Geliştirme, Strateji ve Teknoloji Bölümü Başkanı Christopher Chang, pilot uygulamanın, BotRide’ı üniversite öğrencileri de dahil olmak üzere yüzlerce Irvine sakinine tanıttığını söylüyor. Buradaki amacın, tüketici davranışını otonom bir sürüş paylaşımı ortamında incelemek olduğunu belirten Chang, bu hizmetin araçların yolculuk sırasında müşteri deneyimini optimize ettiği ekosistemleri öğrenmek adına da önemli olduğunu söylüyor.

Hyundai Motor Amerika'nın Gelişmiş Ürün Stratejisi Yöneticisi Daniel Han ise topluma açık, güvenli ve rahat bir ulaşım şekli sunduklarını, bu uygulamanın şehirlerin ve şirketlerin, akıllı şehirleri ve geleceğin akıllı ulaşım sistemlerini mümkün kılmak için nasıl bir araya gelebileceklerinin iyi bir örneği olabileceğini belirtiyor.