birgün

13° PARÇALI AZ BULUTLU

GÜNCEL 20.02.2020 00:16

Robinson Ziya dedenin hayatı belgesel oldu

Keban Baraj Gölü’ndeki adada yaşayan 81 yaşındaki Ziya Abay’ın hikayesinin gazetecilerce haberleştirilmesi, “Ada’m” isimli belgesele vesile oldu

Robinson Ziya dedenin hayatı belgesel oldu

Keban Baraj Gölü havzasındaki adayı gazetecilerin fark edip "Gerçek bir Robinson Crusoe" hikâyesi olarak haberleştirmesi bir belgesele vesile oldu. 81 yaşındaki Ziya Abay’ın hayatı, ödüllü akademisyen Turgay Kural tarafından belgeselleştirildi.

Uzun yıllar Eskişehir’de antikacılık yapan 81 yaşındaki Ziya Abay, 1995 yılında eşi Emine Abay’ı trafik kazasında kaybetti. Bir süre daha Eskişehir’de kalan ancak eşini unutamayan Abay, emekli olduktan sonra memleketi olan Dersim’in Pertek ilçesine bağlı Çakırtepe köyüne döndü. Çocuklarının farklı şehirlerde iş hayatına atılması nedeniyle yalnız kalan Abay, 14 yıl önce Elazığ ile Dersim’i birbirine bağlayan Keban Baraj Gölü Havzası’nın ortasında yaklaşık 80 dönüm büyüklüğündeki bir tane bile ağaç olmayan adaya yerleşti. Tekne alıp, adaya giden ve yaptığı küçük bir kulübe de kalan Abay, 14 sene boyunca 3 bin 500 fidan dikti. Adada çeşit çeşit meyve ve sebze yetiştiren Abay, ıssız adayı yeşile bürüdü. Gazetecilerin fark edip "Gerçek bir Robinson Crusoe" hikâyesi olarak haberleştirdiği Ziya Abay’ın hayatı, şimdi de belgesele konu oldu.
robinson-ziya-dedenin-hayati-belgesel-oldu-690392-1.
Ödüllü yönetmen belgeselini çekti

Ziya Abay’ın hayatını içeren belgeselin çekimleri ulusal ve uluslararası ödüllere sahip Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü akademisyeni Turgay Kural tarafından yapıldı. Adaya çadır kuran Kural, 15 gün süren çekim çalışmaları kapsamında Ziya Abay’ın, oradaki yaşamını kaydederek, belgesel film hâline dönüştürdü. Elektrik olmayan adada yanına güneş panelleri alan Kural, kamera ve aydınlatma ihtiyacını güneş enerjisinden karşılayarak çekimlerini tamamladı. Ardından da 2 ayrı uzunlukta belgeselini tamamladı ve ismine ‘Ada’m’ olarak belirledi.

Belgesel ile ilgili bilgi veren yönetmen Turgay Kural, "Ada’m filmimizi, bir haberden esinlenerek oluşturduk. Haberi yapan arkadaş ile irtibat kurduktan sonra gerekli yerlerden de izinlerimizi alıp Ziya amcamızın daveti ve rızasıyla Pertek’e gitme kararı aldık. Çekimleri, tek başıma gerçekleştirdim. Adaya gittiğimizde kurmuş olduğumuz bir çadırda 15 günlük bir süreçte belgeselimizi tamamladık. Adada elektriğin olmaması ve özellikle çekimlerimizin yaz aylarına denk gelmesi fiziki olarak beni yormasının yanı sıra teknik olarak cihazlarımız da olumsuz yönde etkiledi. Ekstradan adadan bir de elektriğin bulunmaması oldukça zorladı. Elektrik problemini, yanımızda götürmüş olduğumuz güneş panelleri sayesinde aşmış olduk” dedi.

‘Bizi çok heyecanlandırdı’

Belgeselin kendileri için çok önemli olduğuna anımsatan Kural, “Çünkü Ziya amcamızın eşine olan sevgisinin ardından adaya çıkması ve bu adayı yeşillendirmesi, tek başına 3 bin 500 ağaç dikmesi bizi çok heyecanlandırmıştı. Bu anlamda bizim için çok özel bir konu. Ayrıca adada bulunduğumuz süre içerisinde Ziya amcamızın naif kişiliği ve çalışkanlığı çok dikkatimizi çekti. Belgeselimiz 25 ve 30 dakika olmak üzere iki farklı çıktıda aldık. Bu sene hem ulusal hem de uluslararası festivallerde bizim yarışma filmimiz olacak” diye konuştu.

Ziya dede duygulandırdı

Belgeselde hayat hikâyesini anlatan Ziya Abay, “Eşimi çok severdim o da beni çok severdi. Ben Ankara’daydım ‘kardeşim ile Bursa’ya giderken trafik kazasında hayatını kaybetti’ diye bir haber geldi. Ben yıkıldım tükendim, bittik yani. Sevgilim, her şeyim yıkıldı. Birbirimize aşıktık, birbirimizi seviyorduk. Başımıza bunların geleceği aklımızdan geçmiyordu. Eşim, ağaçları çok sevdiğinden dolayı ben de ondan etkilendim. Bir de onu unutmamak için bu adaya o yüzden geldim. Ağaçları diktim, candan sevdim. Onlara hayran, kurban oluyorum. Bunların hepsi eşimin hatırı için” ifadelerini kullandı

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız