birgün

-3° AZ BULUTLU

GÜNCEL 14.01.2021 10:41

Salgın otoriterleşme için kullanıldı

Salgın otoriterleşme için kullanıldı


■ Haber Merkezi

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 761 sayfalık 2021 Dünya Raporu’nda AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümetinin Covid-19 salgınını fırsata çevirdiği, eleştirileri susturmak ve muhalefeti kısıtlamak amacıyla kullandığına dikkat çekildi.

Euronews’in haberine göre yeni yasaların alelacele geçirildiği, toplantı, gösteri ve miting gibi durumlarda çifte standartların görüldüğü ve bu şekilde salgın önlemlerinin “Türkiye’deki otoriter yönetimi derinleştirmesine olanak tanıdığı” kaydedildi.

Örnek olarak il valilerinin kadın hakları aktivistlerinin, sağlık çalışanlarının ve muhalefet partilerinin barışçıl protesto gösterilerini yasaklamak için Covid-19’u gerekçe olarak kullanması gösterildi.


Covid-19 bahane haline geldi

Raporda ayrıca hükümetin hapishanelerdeki aşırı kalabalığı azaltmak için getirilen bir erken tahliye programında, cezaevinde tutulan binlerce kişiyi kasten kapsam dışında bıraktığı, sosyal medya platformlarına uygulanan sansürün derinleştirildiği ve Türkiye’deki hukukun üstünlüğü bağlamında seslerini yükselten baroların yetkilerini kısıtlayan yeni yasaların hızla geçirildiği öne sürüldü.

Yıl sonunda da yine hükümetin kabul ettiği bir yasanın sivil toplum kuruluşlarını keyfi olarak sınırlandırmanın önünü açtığı ve örgütlenme özgürlüğünü tehdit eder nitelikte olduğu kaydedildi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Covid-19 salgını, Erdoğan hükümetinin otoriter yönetimini katmerlendirerek, eleştirileri ve muhalefeti sindirmek için halk sağlığı krizi sırasında kullandığı bir bahane haline geldi” dedi. Raporda medya, insan hakları savunucuları ve muhalefet üzerindeki baskılara dikakt çekilirken Osman Kavala, yazar Ahmet Altan, HDP eski eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere, aralarında birçok eski milletvekili, belediye başkanı ve görevlisinin bulunduğu çok sayıda ismin hala cezaevinde tutulduğuna da vurgu yapıldı.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız