birgün

8° AÇIK

TEKNOLOJİ 27.08.2016 08:57

Samsung Galaxy Note7 yeni özelliklerle karşımızda

Samsung Galaxy Note7 yeni özelliklerle karşımızda

Timur Akkurt timur@teknosafari.com @timurakkurt youtube.com/user/timurakkurt

Samsung, büyük ekranlı akıllı telefon pazarını ortaya çıkaran Note serisinin yeni üyesi Galaxy Note7’yi ülkemizde satışa sundu.

Önceki yıllarda aldığı eleştirilerin ardından tasarım anlamında her yıl bizi şaşırtmayı başaran Samsung, Note7’de de aynı etkiyi bırakmayı başardı. İnce ve çift tarafı kavisli ekrana sahip cihaz, 5.7 inçlik bir ekranın da şık görünebileceğini bizlere kanıtlar nitelikte. S Pen ise ilk günden bu yana kullanıcı deneyimini bir üst noktaya taşıma iddiası taşıyor. Samsung’un amiral gemilerinden biri olan Note7 tabii ki öne çıkan donanımsal özelliklere sahip, fakat bugün bunlardan bahsetmek istemiyorum. Bizlere akıllı telefonları sevdiren şeyin kullanıcı deneyimi olduğunu sıkça vurguluyorum. Bugün bu deneyimlerden bahsetmek istiyorum.

Görünüşü ne kadar etkileyici olsa da Note7’nin en çok ilgimizi çeken özelliği iris tarama oldu. Hani yıllarca ajan filmlerinde göz tarama ile açılan kapılar, özel tesisler gördük ya, işte tam da o özellik artık cebimize giriyor. Bu teknoloji için cihazda üçüncü bir kamera bulunuyor. Bu kamera kullanıcının gözlerini tarayarak cihaza adeta güvenli geçiş izni veriyor. Mobil güvenlik konusunda önemli bir adım olan bu özellik aynı zamanda Note7’de bulunan ‘Secret Folder’ yani gizli klasörün de kilit noktası niteliğinde. Kullanıcılar bu klasöre gizli kalmasını istediği her şeyi depolayarak sadece iris tarama ile ulaşılabilmesini sağlıyor. Bu da cihaz sahibi dışında kimsenin bu klasöre ulaşamaması anlamına geliyor. Böylece hem bireysel, hem kurumsal güvenlik açısından daha güvenli bir mobil deneyim sunuluyor.


İris taraması ve kişisel güvenlik
Başka bir yeni deneyime gelirsek, Samsung’un Türkiye’de yaptığı en önemli duyurulardan biri Samsung Pass’in Ocak 2017 itibariyle ülkemizde kullanılabilecek olması gözümüze çarpıyor. ABD ve Avrupa’da gittikçe yaygınlaşan mobil ödeme sistemleri, kullanıcılara biyokimlik doğrulama veya şifre ile güvenli olarak herhangi bir kart taşımadan ödeme yapma imkanı sağlıyor. Kullanıcıların yüzde 85’i alışveriş sitelerine akıllı telefonları üzerinden erişiyor, ancak sadece yüzde 17’si mobil ödeme yöntemlerini kullanıyor. Mobil ödeme yapmayanların en büyük çekincesi olarak güvenlik endişesi öne çıkıyor. Bu önyargıyı kırmak isteyen Samsung, parmak izi okuma ve iris tarama özellikleriyle iki farklı biyokimlik doğrulama sistemini mobil ödemede devreye sokuyor. Markanın güvenlik yazılımı Samsung Knox ise kullanıcıların kişisel bilgilerini gizli tutmak için kullanılıyor.

Sanal gerçeklik, son zamanların en popüler terimi. Bilim kurgu filmlerinin bir parçasıyken hayatımızın gerçekleri arasına giren teknolojilerden olan sanal gerçeklik artık cebimizde. Portatif bir gözlükle sanal gerçeklik setine dönüşen akıllı telefonlar arasında Note7 de yer alıyor. Oculus ile anlaşma yapan Samsung son bir yılda bu konuda ne kadar iddialı olduğunu kanıtladı. 360 derece çekim yapabilen kamerası Gear 360 kamerası ile sanal gerçeklik içeriğinin tüketilmesi kadar üretilmesine de katkı sağlayan marka ülkemizde bir ilke imza atıyor. Samsung, yaptığı anlaşma ile sezon boyunca her hafta bir Spor Toto Süper Lig futbol maçını sanal gerçeklik teknolojisi ile izleme imkanı sunacak. Eylül’den itibaren başlayacak yayınlar önce statlarda bulunan localardan sonraki dönemlerde sahadan yayınlanacak. Sanal gerçekliğin konvansiyonelleşmesi için önemli bir adım olan bu tarz yayınların zaman içerisinde arttığını görmek de bizi ayrıca mutlu edecektir. Gelecekte çok daha büyük önem kazanacak bir teknolojinin daha ülkemize geç entegre olduğunu görmek istemiyoruz.

Tüm bunlar, markaların bizlere “En hızlı biziz, en güzeli bizde” gibi nidalarla ürün satmaya çalışmasının artık geçmişte kalması gerektiğini gösteren birkaç örnek. Markalar, artık kullanıcılara donanım değil, deneyim satmak zorunda. Daha iyisini yaptığını söyleyerek kullanıcıya her yıl aynı deneyimi sunan cihazlar satmaya çalışmak artık demode bir pazarlama stratejisi haline geldi. Bizler, yeni teknolojileri olabilecek en pratik ve güzel şekilde deneyimlemek istiyoruz.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız