birgün

26° AÇIK

BİRGÜN PAZAR 05.01.2020 08:57

Şans oyunları endüstrisi ve 'gizli' kumar vergisi

İşçiler, yoksulluğun ıstırabını birahanelerde alkol ile yatıştırır, gönenci ise at yarışları ve spor bahislerinde ararlar. Sarı gövdeli, mavi kapaklı tükenmez kalemin gömlek cebinin köşesinde bıraktığı mürekkep lekesi aslında yoksulluğun, sömürünün, garibanlığın izidir. Bu lekeye zemin hazırlayan kurum ise elbette kapitalist devlettir.

Şans oyunları endüstrisi ve 'gizli' kumar vergisi

Kemal Sunal, seksenli yıllarda çektiği Atla Gel Şaban, Talih Kuşu vb. filmlerdeki ganyancı, totocu, piyangocu tiplemeleriyle aslında neoliberal dönemin sosyoekonomik bir eleştirisini yapardı. Nitekim Türkiye’de geçim zorluğu çeken vatandaşların şans oyunlarına yönelmesi Özal zamanında yaygınlaşmıştır. Kapitalizmde umut, fakirin ekmeğidir… Mesela Sayısal Loto’yu hali vakti yerinde Taş Fırın Haluk değil Çaycı Hüseyin oynar. Asgarî ücretle geçinemeyen yoksul işçiler, bir gün talih kuşunu yakalama umuduyla, ceplerindeki üç kuruşu da imkânsız oranlara yatırırlar. Yani yoksullar, kazanmaya çalışırken bile kaybederler. Bir noktadan sonra şans oyunları, tıpkı Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar romanında olduğu gibi, işçiler için bir sosyalleşme vesilesi haline gelir. İşçiler, yoksulluğun ıstırabını birahanelerde alkol ile yatıştırır, gönenci ise at yarışları ve spor bahislerinde ararlar. Sarı gövdeli mavi kapaklı tükenmez kalemin gömlek cebinin köşesinde bıraktığı mürekkep lekesi aslında yoksulluğun, sömürünün, garibanlığın izidir. Bu lekeye zemin hazırlayan kurum ise, elbette, kapitalist devlettir.

ŞANS OYUNLARI EKONOMİSİ

Türkiye’de şans oyunları devlet tekelindedir. İddaa, Misli, Nesine, TJK vs. gibi özel kurumlar Milli Piyango, Spor Toto ve Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan aldıkları ihale ve özel yetkilerle devlet kontrolünde bahis ve şans oyunları oynatırlar.

2018 yılında Milli Piyango İdaresi’ne bağlı Sayısal Oyunlar, Milli Piyango ve Hemen Kazan oyunlarının toplam hasılatı 3,5 milyar lira olmuştu. Dağıtılan toplam ikramiye ise yaklaşık 1,5 milyar lira; hasılatın yarısı bile değil…

Spor Toto Teşkilat Başkanlığı yıllık faaliyet raporu yayımlamadığı gibi, kendilerini defalarca aramamıza rağmen bize kurumun yıllık hasılatı, dağıtılan ikramiye miktarı, personel giderleri vs. gibi kamusal olması gereken bilgileri vermedi. Artık nasıl hesaplar, nasıl kitaplar dönüyorsa… Ancak Sayıştay raporlarında, İddaa’nın da dâhil olduğu Spor Toto’nun 2017 yılında 9,1 milyar lira hasılat elde ettiği ve bunun yalnızca yüzde 58’ini ikramiye olarak dağıttığı görülüyor. Yeni yapılan ihale ile birlikte İnteltek şirketi 2019 yılı için 20 milyar liralık bir ciro hedefi belirlemişti.

Türkiye Jokey Kulübü, at yarışları kumarından, 2017 yılında 5 milyar lira hasılat elde etmiş. TJK’nin yeni başkanı Serdal Adalı’nın da 2019 yılı hedefi 20 milyar lira idi. Tabii 2019 ekonomik olarak durağan geçtiği için muhtemelen hiçbiri bu yüksek hedeflerini tutturamamıştır ama piyasanın toplam büyüklüğüne dair fikir vermesi açısından…

Yani kaba bir hesapla, ülkemizde oynatılan tüm şans oyunları için 2019 senesinde 20-25 milyar liralık bir harcamadan bahsediyoruz. Bu da demek oluyor ki her sene, 18 yaş üstü kişi başı ortalamada, 400-500 lirayı şans oyunlarına yatırıyoruz. Dağıtılan ikramiye bunun yarısı ya var ya yok… Mesela Türkiye’de sinema salonlarının, yarısı CineMaximum tekeline ait olmak üzere, yıllık toplam cirosunun yaklaşık 900 milyon lira olduğunu ve kişi başı harcamanın da 15 lira civarı olduğunu düşünecek olursak kumarın Türkiye’nin en büyük eğlence sektörlerinden biri olduğunu söyleyebiliriz.

GİZLİ KUMAR VERGİSİ

Şans oyunlarının matematiği oynayanın aleyhine göre kuruludur. Yani kumarda at koşar, baht nadiren kazanır ama kasa her zaman kazanır. Devletin, bazılarının işletmesini özelleştirerek, oynattığı şans oyunları da elbette vatandaşın her zaman kaybedeceği şekilde tasarlanmıştır. Mesela Sayısal Loto’da altı bilme olasılığı 14 milyonda 1, piyangoda büyük ikramiyeyi tutturma olasılığı 10 milyonda 1’dir. Bu oyunların istatistikî beklenen değeri her zaman negatif olduğundan toplamda dağıtılan ikramiye de hasılatın yarısı kadardır. Kısacası kumar kasa için, yani devlet için, çok kârlı bir iştir. Bugün hiçbir ekonomik sektörde yüzde 50 kâr oranı yoktur. Şans oyunları endüstrisinde bazen birileri kazanır ama devlet her zaman kazanır, toplum ise her zaman kaybeder. Bir devlet düşünün ki herhangi bir üretimin yapılmadığı, anlamlı herhangi bir toplumsal faydanın sağlanmadığı, oynayanların kaybedeceği kesin olan bir oyunu halkına oynatsın…

Yıllardır Sabancı, Unilever, Cengiz İnşaat, dört büyük futbol kulübü, Turkcell gibi onlarca şirketin toplamda milyarlarca liralık vergi borcunu silen devlet, sermaye sınıfından almadığı vergiyi şans oyunları vesilesiyle işçi sınıfından alıyor. Şans oyunları yoksuldan zengine, yani işçiden kapitaliste yapılmış bir yeniden dağıtımdır. Her şeyi özelleştir, ücretleri düşük tut, doğru dürüst bir kamusal hizmet verme, her şeye vergi koy, zenginden vergi alma, kıdem tazminatına çökmeye çalış, üstüne bir de umut tacirliğiyle vatandaşının cebindeki üç kuruşu deve yap… İşte neoliberal Özal devletinin bizi getirdiği nokta. Aranızda hâlâ devletin sosyalist, piyasaların kapitalist olduğunu düşünenler yoktur umarım. Kapitalizmde devlet, burjuvazinin icra komitesidir (bkz. Komünist Manifesto).

Belki, benim de bazen yaptığım gibi, eğlencesine 5-10 liralık bir İddaa kuponu yaptığınız oluyordur. Ya da belki hayatı sürekli ucu ucuna yaşadığınız için, kira vermediğiniz bir ev veya güvenceli bir gelecek hayaliyle arada bir piyango bileti alıyorsunuzdur. Bu davranışı anlayabiliyorum… Fakat yine de biz hakkımızı imkânsız oranlar peşinden koşup birbirimizi dolandırarak değil sınıf mücadelesiyle almalıyız. Yasal bir siyasi partiye üye olmak bedava. Sendika aidatları 15-20 lira civarında; hem piyango biletinden ucuz, hem hayatınızda daha anlamlı bir fark yaratacağı kesin. Sosyalizmde kumar zaten olmaz. Mevcut sistem içinde ise halkçı ve ilerici bir hükümetin yapacağı ilk işlerden biri bütün şans oyunlarını feshetmek, kamusal hizmetlerin finansmanını garibandan değil, onları sömüren zenginlerden sağlamaktır. O vakte kadar başka ne yapabiliriz?! Valla çare değil ama ben bu yazıyı hazırlarken bilyoner.com üyeliğimi iptal ettim. Darısı sizin başınıza…

Not: İşçinin, işsizin, garibanın, fakirin, fukaranın ve gönlü viran olanların güzel bir yıl geçirmelerini dilerim. Gerisi beni ilgilendirmiyor. Yeni ismi, yeni manifestosu ve muhtemel yeni kadrosuyla Sol Parti’nin de yeni yılda emekçilere umut olması temennisiyle…

cukurda-defineci-avi-540867-1.

Bir Çağrımız Var
Az önce okuduğunuz haber, bağımsız bir medya organı tarafından size sunuldu.
Bağımsız gazetecilik; sermayeye karşı halkı, sömürüye karşı emeği, eşitsizliğe karşı adaleti, savaşlara karşı barışı, piyasacılığa karşı temel hakları, talana karşı doğayı, erkek şiddetine karşı kadınları, istismara karşı çocukları savunmanın olmazsa olmaz koşuludur.
Siz de gerçeğin sesini yükseltmek adına sorumluluk almak istiyorsanız, sadece birkaç dakikanızı ayırarak BirGün’e abone olabilir ve ‘#BirGünBenim’ diyebilirsiniz.
Şimdiden sonsuz teşekkürler…
BirGün bizim; hepimizin.
Tıklayınız