birgün

20° AÇIK

GÜNCEL 28.07.2021 15:05

Saray'da kıyafet ve saç mobbingi | İşten çıkartılan Sarı: Kıyafetlerim kamu kurumunda giyilebilecek kıyafetlerdi

“Kıyafeti, makyajı ve saçı” uygun bulunmadığı için Cumhurbaşkanlığı’nda önce mobbinge maruz kaldığını, daha sonra da kovulduğunu söyleyen Sarı, "Saçını topla, kıyafetlerini düzelt, makyaj yapma, gibi sözlerle karşılaşmak çok onur kırıcı bir durum. Kıyafetlerim her zaman bir kamu kurumunda giyilebilecek kıyafetlerdi. Asla memur gibi görünmek dışında herhangi bir durumum olmadı" dedi.

Saray'da kıyafet ve saç mobbingi | İşten çıkartılan Sarı: Kıyafetlerim kamu kurumunda giyilebilecek kıyafetlerdi

Hüseyin ŞİMŞEK

Dört yıl boyunca çalıştığı Cumhurbaşkanlığı’ndan yaşadığı mobbing ve baskılara rağmen istifa etmeyen, Genel Müdür Abdullah Rıdvan Ağaoğlu'nu şikayet ettikten sonra işten çıkarılan Esra Sarı, yaşadıklarını BirGün’e anlattı.

Yaklaşık bir yıldır çeşitli sorunlarla uğraştığını anlatan Sarı, kıyafeti, makyajı ve saçları yüzünden birçok kez Ağaoğlu tarafından uyarıldığını, yaşadıklarının ardından kendisini şikayet etmek zorunda kaldığını ve bu nedenle işten çıkarıldığını ifade etti.

ENGELİME RAĞMEN TEMİZLİK YAPTIRDI

Yaşadıklarını BirGün ile paylaşan Sarı, şunları anlattı:

“Sürekli işçi kadrosunda temizlik personeli olarak işe alınmıştım. Ama işe ilk başladığım günden bu yana sağ kolumdaki engelden dolayı evrak işi yapıyordum. Genel Müdür tarafından anlam veremediğim bir şekilde uyarılar almaya başladıktan sonra temizlik işleri yaptırılmaya başlandı. Sorun yaşadığım kişi, bu işleri yapıp yapmadığım konusunda emin olmak için de sürekli çalışanları yanıma gönderdi ve denetledi.”

RAHATSIZ EDİCİ DAVRANIŞLARI VARDI

“Genel Müdür Ağaoğlu’nun bana karşı rahatsız edici davranışları vardı. Son bir yıldır da dayanılmaz bir hal aldı benim için. Giyimime, kişisel bakımıma yönelik bir karşı duruş vardı. Bu şekilde işten çıkarılmak son derece gurur kırıcı oldu. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım. Psikolojik olarak da çok yıprandım. Cumhurbaşkanlığı’nda çalışıyordum ve sabit bir gelirim vardı. Buna istinaden kredi çekerek başımı koyacak bir ev almıştım. Daha bunun mutluluğunu tam olarak yaşayamadan işsiz bırakıldım. Kredilerimi nasıl ödeyeceğim konusunda hiçbir fikrim yok.

Mağduriyetimi gidermek için çeşitli adımlar atmam gerekiyor. Bu kapsamda işe iade davası açıyorum. Daha sonra farklı kurumlarda iş başvurusu da yapacağım ancak yaşadığım bu olayın ardından bu iş başvurularım nasıl sonuçlar, hiçbir fikrim yok. Ciddi bir mağduriyet yaşıyorum. Yapabileceğim tek şey işsizlik maaşına başvurmaktı ve ben de mecburen bunu yaptım.”

ÖZLÜK HAKLARIMI DA ALAMADIM

“Kurumda mobbing uygulayan kişi dışında aramın kötü olduğu, herhangi bir baskıya uğradığım hiç kimse yoktu. Şahsın kendisi tamamen kişisel olarak benimle uğraştı. İş akdim feshedildikten sonra özlük haklarımı da henüz alamadım. Tazminat ödenmedi. Artık avukatım ilgilenecek. Özlük haklarımı almak için mücadele etmek dışında yapabilecek herhangi bir şeyim yok. İşe iade davası açıyorum ancak bu davanın da yıllarca sürebileceğini biliyoruz.

Bu süreçte bire bir mücadele ettiğim kişi bir genel müdürdü ve ben de bir işçiydim. Arada çok büyük bir fark olduğu için çok kötü günler yaşadım. Böyle zor bir süreçte nasıl yeniden iş bulacağım, nerelere başvuracağım, ne yapacağım inanın ben de bilmiyorum. Tüm bunlar çok zor bir dönemde başıma geldi.”

ONUR KIRICI

"Bir iş yerinde, 'Saçını topla, kıyafetlerini düzelt, makyaj yapma' gibi sözlerle karşılaşmak çok onur ve gurur kırıcı bir durum. Ki ben orada da dile getiriyordum, kıyafetlerim her zaman bir kamu kurumunda giyilebilecek kıyafetlerdi. Asla memur gibi görünmek dışında herhangi bir durumum olmadı. Neden özellikle beni seçti ve bana yüklendi hiçbir fikrim yok ama olan sonuç olarak bana oldu. 'Kimsenin konu mankeni değilim' gibi bir savunmak yapmak zorunda kaldım. Sözlü olarak bir sataşma ve üzerikme gelme vardı ama fiziki bir durum gelişmedi. Psikolojik baskılarla beni yıldırma ve istifa ettirme girişimi ile başlayan süreç, kendisini şikayetimden sonra iş akdimin feshedilmesi ve büyük mağduriyetimle sonuçlandı. Umuyorum ki yargı benim lehime karar verecektir.”

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol